"Yaşınız genç, bu yaşam tarzı hoşunuza gider gibi geldi bana." Evet, diye karşılık verdim ama aslında benim için fark etmediğini de söyledim. Hayatınızda bir değişiklik yapmak hoşunuza gitmez mi, diye sordu. Ben de insanın hayatını hiç değiştirmediğini, her hayatın az…devamı"Yaşınız genç, bu yaşam tarzı hoşunuza gider gibi geldi bana." Evet, diye karşılık verdim ama aslında benim için fark etmediğini de söyledim. Hayatınızda bir değişiklik yapmak hoşunuza gitmez mi, diye sordu. Ben de insanın hayatını hiç değiştirmediğini, her hayatın az çok aynı olduğunu, buradaki hayatımdan hiç şikâyetçi olmadığımı söyledim. Duydukları hoşuna gitmemiş gibiydi, hep kaçamak yanıt verdiğimi, hiç hırslı olmadığımı, bunun da iş hayatında felaket demek olduğunu söyledi. İşimin başına döndüm...
Özellikle gençliğinde, hiç kimse bundan sonra her şeyin daha kötü olacağını düşünerek hayatını sürdüremeyeceği gibi, insan eğer hayatının en mutlu ânını yaşadığını hayal edebilecek kadar mutluysa, geleceğin de güzel olacağını düşünecek kadar iyimser olur. Her akıllı insan hayatın güzel bir…devamıÖzellikle gençliğinde, hiç kimse bundan sonra her şeyin daha kötü olacağını düşünerek hayatını sürdüremeyeceği gibi, insan eğer hayatının en mutlu ânını yaşadığını hayal edebilecek kadar mutluysa, geleceğin de güzel olacağını düşünecek kadar iyimser olur.
Her akıllı insan hayatın güzel bir şey olduğunu, amacının da mutlu olmak olduğunu bilir. Ama sonra yalnızca aptallar mutlu olur.
Gerçeği kontrol edemezsin ama algıyı kontrol edebilirsin. Bu yüzden tarih sadece olanlar değildir, aynı zamanda kabul edilen anlatılardır. “Eğer yanlış bir dünyada yaşıyorsak, doğru davranmak, doğruyu sezmek mümkün mü?”
Hayallerinde bile korkar mı insan? Hayallerinde bile kadınlar, insanı azarlar mı? Hayallerine bile hükmedemez mi insan? Böyle yerleri atlıyordum neyse; bazı ayrıntılara girmiyordum. Oysa, ayrıntılara inilmezse sonuca nasıl ulaşılabilir? Hiç bir yere ulaşamıyordum. Başarısızlığın yarattığı öfke yüzünden hayallerimin düzeni bozuluyordu;…devamıHayallerinde bile korkar mı insan? Hayallerinde bile kadınlar, insanı azarlar mı? Hayallerine bile hükmedemez mi insan? Böyle yerleri atlıyordum neyse; bazı ayrıntılara girmiyordum. Oysa, ayrıntılara inilmezse sonuca nasıl ulaşılabilir? Hiç bir yere ulaşamıyordum. Başarısızlığın yarattığı öfke yüzünden hayallerimin düzeni bozuluyordu; pusuda bekleyen kötü hayaller, eziyet eden görüntüler birden saldırıyordu üstüme. Yarım kalmış işkenceler artık sıralarının geldiğini düşünerek ortaya çıkıyordu.
Peki albayım ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığı mı? Ben ölmek istiyorum albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.
Şu dönemecin ardındadır belki Yeni bir yol, gizli bir kapı; Bilmem kaç kez geçmişimdir önünden, Ama gün gelir saparım sonunda Ay'ın Batısına, Güneş'in Doğusuna Uzanan gizli yollara.