2022' Film : (19/150) Kitap : (3/50) Dizi : (5/10) Biraz kısır geçti. Fazlaca 20-25 tane oyun okudum onları buraya not edemiyorum çünkü bulamıyorum. 2023’te daha fazla olsun istiyorum. Herkese mutlu seneler
Çok kaliteli bir yapım olmuş. Harry Potter sever biri olarak konu içerik ve teknik açıdan çok benzerliği var. Hikaye aynı olmasa da ya direkt Harry Potter’ı farklı bir şekilde çekmişler. Wednesday karakteri harika yaratılmış dönüşümü çok iyi oldu. En çok…devamıÇok kaliteli bir yapım olmuş. Harry Potter sever biri olarak konu içerik ve teknik açıdan çok benzerliği var. Hikaye aynı olmasa da ya direkt Harry Potter’ı farklı bir şekilde çekmişler. Wednesday karakteri harika yaratılmış dönüşümü çok iyi oldu. En çok üçüncü bölümü sevdim. Müzikleri çok iyiydi. Space song ve Nothing else matters harikaydı çok duygulandırdı. Kedi kız çok iyiydi. Eunege çok iyiydi. Dizinin sonu şaşırttı. Ama dediğim gibi çok kaliteliydi. Bayıldım. Çok spoiler vermek istemiyorum ama Nevermore öğrencisi olmak istedim :)
10/10
Spoiler içeriyor
Birkaç beyinsiz aktivist yüzünden öfkeyle donatılmış bir virüs insanlara bulaşıyor. 28 gün sonra, büyük bir dönüşümün, kanla ya da ısırılmayla gerçekleşmeden de öfkenin nasıl bir insanı ele geçirebileceğini görüyoruz. Cillian Murphy çok iyi tabi. Güzel senaryo güzel işlenmiş bir film.…devamıBirkaç beyinsiz aktivist yüzünden öfkeyle donatılmış bir virüs insanlara bulaşıyor. 28 gün sonra, büyük bir dönüşümün, kanla ya da ısırılmayla gerçekleşmeden de öfkenin nasıl bir insanı ele geçirebileceğini görüyoruz. Cillian Murphy çok iyi tabi. Güzel senaryo güzel işlenmiş bir film. Öfkeden kaçarken bu sefer de arzu ile karşılaşıyorlar. O da farklı bir bakış açısı.
8/10
Spoiler içeriyor
Film çok iyi olmamış. Senaryoyu da zayıf buldum. Yalnızca İsmail Ege Şaşmaz çok iyi oyunculuk sergilemiş. Benzemiş sesi de aynı şekilde. Ancak ortalama bi film olmuş. Ayrıca Film biraz hızlı yapılmış gibi. Neyse Barış Akarsu severiz. İyi bir hatırlatma oldu.…devamıFilm çok iyi olmamış. Senaryoyu da zayıf buldum. Yalnızca İsmail Ege Şaşmaz çok iyi oyunculuk sergilemiş. Benzemiş sesi de aynı şekilde. Ancak ortalama bi film olmuş. Ayrıca Film biraz hızlı yapılmış gibi. Neyse Barış Akarsu severiz. İyi bir hatırlatma oldu. Bazı sahneleri de çok hoştu.
5/10
Spoiler içeriyor
And justice for all… Travestinin umursanmadan ölüme gönderilişi ve hiç suçu olmadan hapse gönderilen adamın ölümü çok sıkıntılı bir andı. Çok üzüldüm Al Pacino muhteşem bir oyuncu. Jay’in yargıcın Al Pacino’yu avukatı olarak seçeceğini söylediğinde Al Pacino’nun şaşkınlık ifadesi ve…devamıAnd justice for all…
Travestinin umursanmadan ölüme gönderilişi ve hiç suçu olmadan hapse gönderilen adamın ölümü çok sıkıntılı bir andı. Çok üzüldüm Al Pacino muhteşem bir oyuncu. Jay’in yargıcın Al Pacino’yu avukatı olarak seçeceğini söylediğinde Al Pacino’nun şaşkınlık ifadesi ve gülümseyişi abi çok gerçekti. Oyunculuğu harika. O sene kimi seçtiler bilmiyorum ama Al kesinlikle hak ediyordu. Filmin son sahnesi iyiydi. Ama Yargıç ceza aldı mı ya da polislerin onu götürüşünü falan izlemek isterdim. Al doğru olanı yaptı.
8/10
Onlar sizin nineniz ve dedeniz değil… diye teasarını gördüğüm film. Tesadüfi olarak izledim. Erkek oyuncuyu çok beğendim. Güzel oyunculuk. Hem güldürdü hem korkuttu. Klasik beklediğim yerlerde korkuttu ama saçma bir gerilim havası da vardı. İstediğim gibi bitti. Zaman kaybı diyemem…devamıOnlar sizin nineniz ve dedeniz değil… diye teasarını gördüğüm film. Tesadüfi olarak izledim. Erkek oyuncuyu çok beğendim. Güzel oyunculuk. Hem güldürdü hem korkuttu. Klasik beklediğim yerlerde korkuttu ama saçma bir gerilim havası da vardı. İstediğim gibi bitti. Zaman kaybı diyemem gayet hoştu.
7/10
Spoiler içeriyor
Maden kazılarıyla başlıyor film. Sonrasında petrol buluyor ve işleri genişletiyor Daniel. Bu filmde zekası sayesinde çok zengin oluyor ama birçok kötü özelliği de var. Kibirli, sinirli, bencil. Oğlunun kulağı sağır oluyor gaz patlaması sonucu. Kendini düşünüyor ve oğlunu trende bırakıyor…devamıMaden kazılarıyla başlıyor film. Sonrasında petrol buluyor ve işleri genişletiyor Daniel. Bu filmde zekası sayesinde çok zengin oluyor ama birçok kötü özelliği de var. Kibirli, sinirli, bencil. Oğlunun kulağı sağır oluyor gaz patlaması sonucu. Kendini düşünüyor ve oğlunu trende bırakıyor sağırlar okulu için ama bu onun yarası, anlaşmaya gelen adamlar bu konuda baskı yapınca yükseliyor. Rahibin oyunculuğunu da beğendim. Batmande oynuyordu. Güzel film izlenir. Uzun ama :)
9/10
Bir günde Kral olmadık, bir günde tahttan inmeyiz. İmparator Fatih Terim ölene kadar seninleyiz… Vizyon sahibi, İmparator, Grande, Godfather… Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük teknik direktörü ve gelmiş geçmiş en büyük isimlerinden birisi. Bir sonraki romanını merak ediyoruz hocam. Sahanın…devamıBir günde Kral olmadık, bir günde tahttan inmeyiz. İmparator Fatih Terim ölene kadar seninleyiz…
Vizyon sahibi, İmparator, Grande, Godfather…
Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük teknik direktörü ve gelmiş geçmiş en büyük isimlerinden birisi. Bir sonraki romanını merak ediyoruz hocam. Sahanın kenarında varlığı bile yetiyor hocamın. İyi ki varsın. İyi ki Galatasaraylısın. Yaşattığın gururlar, mutluluklar için çok teşekkür ederiz. Allah seni başımızdan eksik etmesin…
10/10
‘’Son söyleyeceğimi ilk söylemeye alışmış biriyim ben. Bunun sonuçlarına da katlanırım. Kimsenin malına, mülküne, osuna, busuna, hiçbir… Ne kötü gözle bakarım, ne kimse için kötü dilerim. Ama kimseye de dostluğumdan başkasını tavsiye etmem mümkünse.”
Spoiler içeriyor
Böyle bir dünyaya evriliyoruz. Bencillik, gamsızlık, herkes, herkese aittir düşüncesi ve bolca saçmalıklar. İyi bir fikir güzel bir şekilde anlatılmış. Kalemine sağlık Huxley. Sadece baş karakterler sürekli değişiyor. İlk başta Lenina ve Foster’ın hikayesiyken sonra Bernard geliyor sonra Helmholtz sonra…devamıBöyle bir dünyaya evriliyoruz. Bencillik, gamsızlık, herkes, herkese aittir düşüncesi ve bolca saçmalıklar. İyi bir fikir güzel bir şekilde anlatılmış. Kalemine sağlık Huxley. Sadece baş karakterler sürekli değişiyor. İlk başta Lenina ve Foster’ın hikayesiyken sonra Bernard geliyor sonra Helmholtz sonra Vahşi’nin hikayesine dönüyor. Çocuklar doğrulmuyor, bir merkezde meydana getiriliyor. Anne baba, aile yapısı yok. Çok eşlilik var çünkü herkes herkese aittir. Bir kişiye bağımlı olmak duygular içinde mevcut değil çünkü bu şekilde şartlandırılmışlar. Uykuda öğretilme yapılıyor. Bernard bir anarşi meydana getiriyor. Kitabın sonsözünde ise belki yapım aşamasında bir hata meydana gelmiştir diye söylüyorlar. Sonra Vahşi geliyor. O da manyak birisi. İki ortamda da dışlanıyor bir anlamda. Ten rengi yüzünden ve annesi yüzünden ayrıbölgeden ve durumu itibariyle uygarlıktan. Mustafa Mond oranın denetçisi ve Vahşi ile sohbeti ve sakin üslubu beni çok etkiledi hazırcevaplığı vs. Baya iyiydi. Beni en çok üzen durum John’un ayrıbölgede yaşadıkları. Çünkü dışlanıyordu. Bu da beni üzdü açıkçası. Sonrasındaysa annesinin ölümü, hissettikleri ve oradakilerin gülmesi. Duygularla dalga geçiyorlar. Böyle bir dünyada yaşamak korkunç.
Her şeyin ulaşılabilir olduğu bir dünyada hiçbir şeyin anlamı yoktur.
Kronik vicdan azabı, tüm ahlakçıların hemfikir olduğu gib, hiç de istenmeyen bir duygudur. Eğer kötü bir davranışta bulunduysanız, pişmanlık duyun, elinizden geldiği kadar durumu düzeltin ve bir dahaki sefer daha iyi davranmaya bakın. Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. (Önsöz)
“Çünkü zaten çoğu durumda doğurganlık sadece başa beladır.”
Bebekler kitaplara ve çiçeklere karşı nefretle yetiştiriliyor. Kitapların nedenini anladığını söyleyip çiçekleri soran öğrenciye Müdür “Kır çiçekleri ve manzara seyretmenin önemli bir kusuru var, bedavalar” diye açıkladı. Durum ekonomi politikasıyla alakalıydı.
Hipnopedik atasözüne değinerek, “Ama herkes, herkese aittir,” diye başladı.
Bu arada Henry “Evet, gerçekten Lenina’yı bir denemeni öneririm.” diyordu.
Lenina, Henry’e bağlıyken Henry böyle bir öneride bulunuyor. Çok itici.
Başarı kendisini uzlaştırdıysa da, yine de düzeni eleştirme ayrıcalığından vazgeçmeyi reddediyordu. Çünkü eleştiri eylemi, kendi önem hissini pekiştiriyor, daha güçlü hissettiriyordu.
“İnsan mutluluk konusunu düşünmek zorunda olmasa, yaşam ne kadar eğlenceli olurdu.”
“Mutsuzluğu, burada yaşadığın sahte, yalancı mutluluğa yeğlerim.”
“Sizi özgürlüğünüze kavuşturmaya geldim.”
İnsanlar Tanrı’ya inanırlar çünkü öyle şartlandırılmışlardır.
“Ben keyif aramıyorum. Tanrı’yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum.”
Birkaç tane de diyalog ve replik seçtim. İyi okumalar. Öneriyorum.
9/10
Spoiler içeriyor
Ah ulan Oliver. Çok üzüldüm bu çocuğa ya. Çocukken çok kısa olanlarını okudum galiba hayal meyal hatırlıyorum ama bu sefer daha detaylı okudum. Hem duygulandırdı, hem gururlandırdı hem heyecanlandırdı. Bir kere her şeye rağmen asla kötülüğü seçmedi. Belki de en…devamıAh ulan Oliver. Çok üzüldüm bu çocuğa ya. Çocukken çok kısa olanlarını okudum galiba hayal meyal hatırlıyorum ama bu sefer daha detaylı okudum. Hem duygulandırdı, hem gururlandırdı hem heyecanlandırdı. Bir kere her şeye rağmen asla kötülüğü seçmedi. Belki de en sonunda bunun ekmeğini yedi. İyilikten vazgeçmedi ve en sonunda herkes ettiğini buldu. Kitabın ilk sayfalarında Mr. bumble’a o kadar sinir oldum ki, o adamı görsem öldürecek seviyedeydim. En sonunda muma dönüştü. Kitabın en sevdiğim bölümlerinden biri Noah’a saldırması. Annesine laf atılmasına dayanamadı. Kitap biraz abartılı tesadüflerle yazılmış ama bence güzelce oturduluğu için bir sorun yok. Yani evi soymaya gidiyorlar. Evin evlatlık edinilmiş kızı Oliver’ın teyzesi çıkıyor. Ya da Mr. Bronlow Oliver’ın babasının dostu çıkıyor. Ne yani, koskoca İngiltere’de nasıl bir tesadüf bu? Yani Yeşilçam’da çıksa eleştiririm o yüzden bundan da geri durmadım.
Fagin kötü bir adam ama büyük bir adam. O kadar insanı elinde tutması, iyi bir gözlemci olması bunların ürünü. Sonunda onun da ölmesine çok sevindim. Sikes’ı Nancy hakkında manipüle etmesi, Sikes’ın gidip Nancy’i acımadan öldürmesi. Aşk neler yapıyor insana. Nancy keşke hayatta kalsaydın kuzum. Ama kader, neyi seçtiğindir. Sikes köpeği öldürseydi o anda çok üzülürdüm.
Oliver, tüm uzunca sayfalar boyunca hep eziyet çekti. O kadar üzülüyordum ki insanlar nasıl bu kadar kötü olabilir? İlk önce Yoksullar evi tarafından verildiği aileden işkence görünce oradan kaçıyor, sonra Elegeçmezle tanışıp Fagin ile karşılaşıyor. Onların iyi insan olduğunu düşünüyor ve bunu anca soygunda fark ediyor. Sonra soymaya çalıştıkları Bronlow ile tanışıyor ki bu adam onun hayatını komple değişiyor. Faginler bunu tekrar kaçırıyor ve bir soyguna girişiyorlar. Soygun girişiminee bulundukları evin sahibi tarafından sahipleniliyor. Dr. Losbourne gayet iyi bir adam. Evin bir diğer kızı Rose onun teyzesi çıkıyor ve evin oğlu harry ile birbirlerini seviyorlar. En sonunda Bronlow ile birleşip bu kötü adamları haklıyorlar. Tabi bir de Oliver’ın başına tüm bunları saçan abisi Monks var. Oç
Oliver açtı, üşüyordu ama ömründe görmediği ölçüde yalnızlık çekiyordu…
Ölüm gibi suç da yalnızca yaşlıların ve çirkinlerin tekelinde değildir. Çok zaman kurbanlarını en genç ve en güzellerin arasından seçer.
Çevremizdekilere karşı davranışlarımızda dikkatli olmamız gerek. Çünkü her ölüm geride kalan bir avuç kimseye öyle düşünceler miras bırakır ki yapılabilecekken yapılmamış, unutulmuş, boş verilmiş şeyler…
Dünyamız bir kırık düşler dünyasıdır. Ve kırılanlar da çoğu zaman en özenerek beslediğimiz, ruhumuzun en soylu yönünü yansıtan düşler ve umutlardır.
Zavallı küçük Dick ölmüş meğer!
Küçük Dick’e de çok üzülmüştüm. Oliver’ı Tanrıya emanet etmişti.
9/10