Bitti 😪 9 senelik bir diziyi bir ayda gece gündüz demeden izleyince, bittiğinde bi boşluğa düşmek kaçınılmaz sanırım. En sevdiğim karakter Marshall oldu. En güldüğüm sahneler onunkiler ve değişmeyen hatta daha da gelişen bir profil çizdi. En uyuz olduğum, Robin.…devamıBitti 😪 9 senelik bir diziyi bir ayda gece gündüz demeden izleyince, bittiğinde bi boşluğa düşmek kaçınılmaz sanırım. En sevdiğim karakter Marshall oldu. En güldüğüm sahneler onunkiler ve değişmeyen hatta daha da gelişen bir profil çizdi.
En uyuz olduğum, Robin. Tam bir gereksiz bence. Barney'i de çok sevdim, mesela malum "efsa, bekleyin, nevi" repliği ve beşlik çakmaları, sihirbazlık numaraları, onbin tane kılığa girmesi 😄 ama bazı sahneleri gereksizdi bence. Çok kısa görmemize rağmen anneyi bütün sezonlarda görmeyi isteyecek kadar sevdim. Ve Ted. Dramatik romantikliği, bitmeyen hikayeleri, arkadaş grubunun direği, biricik mimarımız,sen olmasan bu dizi olmazdı.
Ancaak, o finali izleyince bir dizi nasıl kötü bitirilebilir ya da özellikle delirtmek için mi yaptılar bilmiyorum ama tam bir hayal kırıklığıydı.
Ve dikkatli bir izleyiciyi rahatsız edecek ufak tefek hatalar var. Ayrıca geçmiş sahnelere çok fazla flashback yapılıyor.
Ama bu dizi izlenmeli.
SPOİLER ALERT!
Malum aşk üçgeni yüzünden midem baya bulandı. Robin-Ted-Barney. Bu kadarına hiç gerek yoktu. Robin senden nefret ediyorum, maymun iştahını ve herkesi hep istemen ve bencilliğin yüzünden.
Başta mutlu mutlu filmimizi izleyip gülerken, son 40 dakikada kendimizi ağlarken bulmamız olası. Enteresan bir kurgu. Ama çok güzel keşke ikincisi de olsaydı... Ve Johnny Depp WOW sen nasıl bir oyuncusun?
Enfes bir dönüşüm hikayesi... Adım adım başka bir kişiliğin bedene yerleşmesi. Mükemmel oyunculuklar, müzikler, sahneler... Çok eski bir yapım olmasa da kült olmaya aday bir film. Yorum ve analiz yapılabilir hem de her dakikasına ama bence herkes kendi izlemeli ve…devamıEnfes bir dönüşüm hikayesi... Adım adım başka bir kişiliğin bedene yerleşmesi. Mükemmel oyunculuklar, müzikler, sahneler...
Çok eski bir yapım olmasa da kült olmaya aday bir film.
Yorum ve analiz yapılabilir hem de her dakikasına ama bence herkes kendi izlemeli ve o analizi kendi yapmalı.
Waow. Film boyu bunu söyledim. Keşke bir günlüğüne de olsa gerçek olsaydı deyip durdum. Bizim hep söylemek istediğimiz bu aslında, eşitlik. Ne kadının ne de erkeğin üstün olmadığı eşit bir dünya. Filmi kesinlikle tavsiye ederim
"Şunu anlayın ki, asıl korkunç olan artık köpek kalbi değil, insan kalbi taşıması..." Bu kitabı okumakta bu kadar geciltiğime inanamıyorum. Sadece bir buçuk saatte bitti, o kadar güzeldi ki.
Gezegende on milyar insan yaşıyor, her bu gün bu sayı artıyor, yiyecek kıtlığı var ve ikinci çocuklar ailelerden alınıp "donduruluyor" Karşı çıkmaya çalışan herkes şiddet ve çekinmeden ölümle bile susturuluyor. Bu cehennemde yedi kardeş olarak doğduğunuzu düşünün. Ve dedeleri bu…devamıGezegende on milyar insan yaşıyor, her bu gün bu sayı artıyor, yiyecek kıtlığı var ve ikinci çocuklar ailelerden alınıp "donduruluyor"
Karşı çıkmaya çalışan herkes şiddet ve çekinmeden ölümle bile susturuluyor.
Bu cehennemde yedi kardeş olarak doğduğunuzu düşünün. Ve dedeleri bu yedizleri tek bir kişiymiş gibi gösteriyor, onları eğitiyor büyütüyor ve tam 30 yıl bu şekilde yaşıyorlar.
Dikkatle izlediğinde bir kaç mantık hatası var elbette, ama tam iki saat nefesimi tutup izledim resmen.
Bilim kurgunun ötesinde biraz fazla kan ve snuff sahne var ama tolore edilebilir çünkü film başarılı.
Bütün bunlar bir gün gerçek olsaydı ne olurdu diye düşünmeden edemedim...
Ne zaman büyüleyici bir manzara görsem, "Van Gogh yaşamalı ve bu manzarayı gördüğü şekli ile resmetmeliydi" diye düşünürüm. Filmde renk tonları onun tabloları üzerinden seçilmiş belli ki. Ahenk ile yavaşça işlemişler. Müzikler yerli yerinde kullanılmış. Ve kısa bir sahne olsa…devamıNe zaman büyüleyici bir manzara görsem, "Van Gogh yaşamalı ve bu manzarayı gördüğü şekli ile resmetmeliydi" diye düşünürüm.
Filmde renk tonları onun tabloları üzerinden seçilmiş belli ki. Ahenk ile yavaşça işlemişler. Müzikler yerli yerinde kullanılmış. Ve kısa bir sahne olsa da Mads Mikkelsen'ı burada görmek güzel oldu. İkisi arasında geçen diyalog, ve Gogh'un kendini sorgulaması sizi içine çekecek bir andı.
Kesinlikle önereceğim bir film.