Valiz hazırlama olayının yolculuk sürecinden daha zor olması, tam her şey tamam dedikçe hep eksik olan bir şey çıkıyor konu valizle alakalı ama olay valiz değil gibi 🤧
*“Şimdi ellerindeyim Ankara, savur nereye istersen…”* Bazen kalmak da cesaret ister, gitmek de. Ama ne olursa olsun; Ankara, senin rüzgarın başka. İnsanı kendine çeken, sonra bırakıp giden bir şey var sende. Ve ben… belki yorgun, belki biraz buruk, yine de…devamı*“Şimdi ellerindeyim Ankara, savur nereye istersen…”*
Bazen kalmak da cesaret ister, gitmek de. Ama ne olursa olsun; Ankara, senin rüzgarın başka.
İnsanı kendine çeken, sonra bırakıp giden bir şey var sende.
Ve ben… belki yorgun, belki biraz buruk, yine de hazır gibiyim savrulmaya.
“Kendini Ankara’da bulma çabası” Şimdi veda vakti... Biraz eksik, biraz fazlasıyla toplanan valizlere, yarım kalan planlara, hep ertelenen kararlara. Tanıdık yüzlere, tanıdık sokaklara, tanıdık suskunluklara... Artık yeni bir şehirde aynı sorunları yaşama heyecanı içindeyim. Gidiyorum ama zannetme ki unutuyorum. Sadece…devamı“Kendini Ankara’da bulma çabası”
Şimdi veda vakti... Biraz eksik, biraz fazlasıyla toplanan valizlere, yarım kalan planlara, hep ertelenen kararlara. Tanıdık yüzlere, tanıdık sokaklara, tanıdık suskunluklara... Artık yeni bir şehirde aynı sorunları yaşama heyecanı içindeyim.
Gidiyorum ama zannetme ki unutuyorum. Sadece aynı döngüyü bu kez başka bir yerde çevirmek istiyorum.
Bekle beni Ankara... Belki aradığımı bulmaya değil ama neyi istemediğimi daha iyi anlamaya geliyorum.
Güzel bir teklif geldi sonunda hayalini kurduğum, kimseyi tanımadığım bir şehirde sıfırdan hayata başlama hayalimi gerçekleştirme ihtimali doğdu. Yıllardır olmasını istediğim şey olunca rahatlarım sanıyordum, rahatlamadım diyemem ama içimde bir burukluk ve korku var.
20 li yaşlar hayatın çok garip bir dönemi hem hiçbir sorunum yok gibi ama aynı zamanda da her şey sorun gibi geliyo tuhaf bir çelişki 7 yaşına dönüp sabah erken uyanıp çizgi film izleyerek güne başlamak vardı
Bazen durup “Ne hissediyorum?” diye soruyorum kendime… Ama cevap yok. Ya da var da, ben duymuyorum. Belki de hissetmiyorum değil, sadece hislerime alan tanımıyorum. Koşuşturmanın, sorumlulukların, kaçmaların içinde kendime yer bırakmamışım. Her duyguyu hızla geçiştiriyorum. Üzülmemem gerek, sinirlenmemem gerek, güçlü…devamıBazen durup “Ne hissediyorum?” diye soruyorum kendime…
Ama cevap yok.
Ya da var da, ben duymuyorum.
Belki de hissetmiyorum değil, sadece hislerime alan tanımıyorum.
Koşuşturmanın, sorumlulukların, kaçmaların içinde kendime yer bırakmamışım.
Her duyguyu hızla geçiştiriyorum. Üzülmemem gerek, sinirlenmemem gerek, güçlü olmam gerek…
O kadar çok “gerek” var ki, “gerçek” ben nerede bilmiyorum.
Belki de hissetmememin nedeni, kendimi dinlemeye cesaret etmemem.
Çünkü içimdeki sessizliği bozarsam, bastırdıklarım tek tek yüzeye çıkacak diye korkuyorum.
Ama bir noktada şunu anlıyorum:
*Kendimi anlamak için kendime izin vermeliyim.*
Susup beklemek yerine, durup içimi dinlemeliyim.
Belki o zaman, hissettiklerim beni değil; ben onları yönetebilirim.