Adorno ve Horkheimer ve takipçileri, kültür endüstrisini “kitlelerin aldatılışı olarak aydınlanma” ana başlığı altında değerlendirirler. Onlara göre kültür endüstrisi, kültürün metalaştırılarak ve tek tipleştirilerek yönetilmesiyle ortaya çıkan şeyleşmenin temel sorumlusudur. Bu süreçte, kültür endüstrisinin yaşam iksiri olan reklam ve eğlence,…devamıAdorno ve Horkheimer ve takipçileri, kültür endüstrisini “kitlelerin aldatılışı olarak aydınlanma” ana başlığı altında değerlendirirler. Onlara göre kültür endüstrisi, kültürün metalaştırılarak ve tek tipleştirilerek yönetilmesiyle ortaya çıkan şeyleşmenin temel sorumlusudur. Bu süreçte, kültür endüstrisinin yaşam iksiri olan reklam ve eğlence, sahteliği açık olan kültür metalarının bastırılması zor bir istekle satın alınmasını ve kullanılmasını sağlar. Kültürün kendine özgülüğü uçlarda, soyut bir şekilde varlığını sürdürürken, kültürel ürünlerde kullanımdan çok değişim değeri öne çıkarılır.
Kültür endüstrisi kapsamında sanat yapıtları paketlenip indirimli fiyatlarla isteksiz izleyici kitlesine sunulur ve böylelikle sanat keyfi sıradanlaştırılır. Sanat bir metaya dönüştürülür; yani tüketime uygun biçimde hazırlanmış, kayda alınmış, endüstri üretimine uyarlanmış, pazarlanabilir ve değiştirilebilir bir ürün hâline getirilir. Her şey, olduğu şey için değil, değiştirilebilir olduğu sürece değerlidir.
Bu dönüşüm süreçlerinde medya, iş, eğlence ve yönetim anahtar dinamikler olarak öne çıkar. Aynı şekilde şu olgular da bu kapsamda değerlendirilir: tekniğin standartlaştırılması, seri üretim, belli başlı tüketici tipleri için kitlesel üretim kategorilerinin oluşturulması, kültür tüketicisinin imgelem ve kendiliğindenliğinin güdükleşmesi, basmakalıp bir şekilde mekanik çoğaltılabilirlik, taklidin mutlak olanın yerine konulması, kültür endüstrisine uyum sağlayamayanların ekonomik yoksunluğa itilmesi, ciddi sanatın karşısında toplumsal vicdan azabı gibi işlev gören hafif sanatın geçerlilik kazanması, kültürün uzlaşmaz iki öğesi olan sanat ile eğlencenin bütünleştirilmesi, eğlencenin çalışmanın uzantısı olarak algılanması, kültür ile eğlencenin kaynaştırılmasıyla kültürün alçaltılması ya da eğlencenin zorla entelektüelleştirilmesi.
Bunun yanında eğlence yoluyla tüketicilerin etkilenmesi ve kültür endüstrisinin bir eğlence işletmesine dönüşmesi, reklam ve tekrarlar aracılığıyla eğlencenin kitlelerin zihnindeki yüksek değerlerin yerini alması, bireyselliğin bir yanılsamaya indirgenmesi, ucuzluk kültünden ayrılamayan vasatın kahramanlaştırılması, kâr güdüsünün tüm çıplaklığıyla zihinlere aktarılması, edebiyatın da diğer sanat türleri gibi metaya dönüştürülmesi, yaygınlaştırma ve mekanik üretim teknikleri, statükoya bağlılık, uyumun bilincin yerini alması, tüketici gereksinimlerinin kültür endüstrisi tarafından yaratılması, yönlendirilmesi ve denetlenmesi gibi süreçler de vurgulanır.
Ayrıca sürekli vaatlerle tüketicinin aldatılması, güldürünün bir aldatma aracı hâline gelmesi, sanat yapıtlarının çileci ve utanmazlığına karşılık kültür endüstrisinin pornografikliği ve sözde iffetliliği, aşkın bir maceraya indirgenmesi, yapay hazların hâkimiyeti, kültürün kendilik ve eleştiri gibi asli unsurlarını yitirmesi, müşterilerin kasten ve tepeden bütünleştirilmesi ve edilgenleştirilmesi, kültürün ve dolayısıyla sanatın spekülatif piyasa tarafından metalaştırılması, cinselliğin özellikle sinema kapsamında seri olarak üretilmesi de bu çerçevede ele alınır.
“İnsanların arzuladıkları şeylere kavuşamamaları ve bu yoksunluk içinde gülerek doyuma ulaşmalarının sağlanması”, kültür endüstrisinin temel yasalarından biri olarak görülür. Aynı şekilde tüketicinin iplerinin sürekli elde tutulması, aldatmacanın doyum gibi sunulması ve tüketicinin kültür endüstrisinin öznesinden nesnesine dönüştürülmesi üzerinde durulur. Kültür endüstrisinin insanla yalnızca müşterisi ve çalışanı olarak ilgilendiği de vurgulanır.
Benliğin zayıflığının teşvik edilmesi ve kültür endüstrisinin ürünleri aracılığıyla bilinçleri geriletilen toplumun sahte bir şekilde aydınlatılması, Adorno ve Horkheimer’ın ileri sürdüğü temel düşüncelerdir (Adorno, 2008).
Makale: Kültür Ekonomisi ve Endüstrileri ile Kültürel Miras Yönetimi İlişkisi.