This is the end... 🍸 Yine anlam veremediğim bir motivasyona sahip kötü adam yazmayı başarsalar da sonda hüzünlendim. Daniel Craig'in James Bond'una veda mahiyetinde güzel bir filmdi. Son iki filmde "Artık yaşlandın be adam" desem de Daniel Caig'in Bond'unu ben…devamıThis is the end...
🍸
Yine anlam veremediğim bir motivasyona sahip kötü adam yazmayı başarsalar da sonda hüzünlendim. Daniel Craig'in James Bond'una veda mahiyetinde güzel bir filmdi. Son iki filmde "Artık yaşlandın be adam" desem de Daniel Caig'in Bond'unu ben beğendim. Bu seriden başka Bond filmi izlemesem de açıkcası karakteri anlatılan klasik, basmakalıp bakış açısından daha modern ve insancıl bir yola soktuğu için karakter günümüzde var olabiliyor.
Eleştirilerim yönetmene veya senaryo yazarına olabilir ama Daniel Craig'in oyunculuğuna bir lafım yok, işini ustalıkla yerine getirdi. Filmlerde bir hata varsa ondan kaynaklı değil, sadece belki serinin on beş yıl sürdüğü düşünülürse bir yerden sonra yaşlı kaldı. Yeni Bond filmi için kesinlikle genç bir oyuncu seçilmesi gerek. Ortada dönen isimlere hayret ediyorum ve seçilecek ismin açıklanmasını heyecanla bekliyorum. Bu konuda hiç umutlu değilim, her hafta başka kötü James Bond adayı görüyorum. İki metre boyuyla Jacob Elordi dingili seçilirse büyük sıkıntı çıkacak artık yok olsun bu adam bıktım.
Sırasıyla en sevdiğimden en az sevdiğime:
1. Casino Royale
2. Skyfall
3.No Time Do Die
4. Spectre
5. Quantum of Solace
Spoiler içeriyor
Bir YouTube serisi için görselliği inanılmaz bir seviyede. Karakter tasarımları (özellikle o ikonik dijital gözler ve neon ışıklar) çok akılda kalıcı.Murder Drones'u farklı kılan şey, tonlamasındaki dengesizlik (iyi anlamda). Bir yanda kopan robot uzuvları ve varoluşsal korku varken, diğer yanda…devamıBir YouTube serisi için görselliği inanılmaz bir seviyede. Karakter tasarımları (özellikle o ikonik dijital gözler ve neon ışıklar) çok akılda kalıcı.Murder Drones'u farklı kılan şey, tonlamasındaki dengesizlik (iyi anlamda). Bir yanda kopan robot uzuvları ve varoluşsal korku varken, diğer yanda ana karakter Uzi’nin ergen angst’ı ve N’in aşırı saflığıyla gelen absürt bir mizah var.Başlarda sadece "işçi robotlar vs. katil robotlar" gibi basit bir hayatta kalma hikayesi gibi görünse de, bölümler ilerledikçe konu derinleşiyor.10/10
Sevmenin En Sessiz Hali A Distant Place, sessizliğiyle insanın içine yerleşen filmlerden biri. Büyük dramatik çıkışlara yaslanmadan, bastırılmış duyguların ağırlığıyla ilerleyen çok kırılgan bir anlatı kuruyor. Yönetmen Park Kun-young kırsalın dinginliğini yalnızlık ve aidiyetsizlik hissiyle öyle güzel örüyor ki film…devamıSevmenin En Sessiz Hali
A Distant Place, sessizliğiyle insanın içine yerleşen filmlerden biri. Büyük dramatik çıkışlara yaslanmadan, bastırılmış duyguların ağırlığıyla ilerleyen çok kırılgan bir anlatı kuruyor. Yönetmen Park Kun-young kırsalın dinginliğini yalnızlık ve aidiyetsizlik hissiyle öyle güzel örüyor ki film zaman zaman bir hikâyeden çok hatırlanan bir duyguya dönüşüyor. O pastoral görüntüler, uzun suskunluklar ve söylenemeyen cümleler filmin asıl ruhunu taşıyor.
Beni en çok etkileyen yanı, queer bir aşkı yalnızca romantik bir çerçevede değil, korunmaya çalışılan bir yaşam alanı olarak anlatması oldu. Saklanmak, ait olamamak, sevdiğin insanla kendine küçük de olsa güvenli bir dünya kurma arzusu… Film bunları öyle incelikle işliyor ki, duygusu bağırmıyor; derinden sızıyor.
Oyunculuklarda da büyük gösterişler yerine bakışların ve sessizliklerin yükü var. Özellikle karakterler arasındaki o kırılgan bağ çok sahici hissettiriyor. Bazı filmler vardır, izlerken değil bittikten sonra büyür; bu biraz öyle. Melankolisi, doğayla kurduğu o şiirsel atmosfer ve taşıdığı hüzün uzun süre zihinde kalıyor.
A Distant Place, uzaklığın bazen yalnızca mekânsal değil duygusal da olduğunu hatırlatan, çok zarif ve incelikli bir film. Sessiz, hüzünlü ve yankısı uzun süren bir deneyim.
Ben seni çok yanlış sevdim. Belkide hiç dokunmamalıydı ellerim ellerine. Hiç okşamamalıydım saçlarını Hiç çekmemeliydim kokunu içime Ben seni çok yanlış sevdim. Sonbaharı hiç ilkbahar saymamalıydım mesela Kışı yaza çevirmemeliydim Ya da çiçekleri zamanı gelmeden açmaya zorlamamalıydım Ben seni çok…devamıBen seni çok yanlış sevdim.
Belkide hiç dokunmamalıydı ellerim ellerine.
Hiç okşamamalıydım saçlarını
Hiç çekmemeliydim kokunu içime
Ben seni çok yanlış sevdim.
Sonbaharı hiç ilkbahar saymamalıydım mesela
Kışı yaza çevirmemeliydim
Ya da çiçekleri zamanı gelmeden açmaya zorlamamalıydım
Ben seni çok yanlış sevdim.
Leyla ile Mecnun u örnek almamalıydım
İmkansızlığı yok saymamalıydım
Diyorum ya ben seni çok yanlış sevdim
Yanlış zamanda
hayalimdeki senle kalmak yerine
gerçeklerle yüzleştim.
Ben seni çok yanlış sevdim.
Keşke hiç sevmeseydim...
Spoiler içeriyor
Kitaptaki karmaşık fizik kurallarını herkesin anlayabileceği seviyeye indirgiyor. Görsel efektler ve "devasa olaylar" (meşhur gemi sahnesi gibi) çok etkileyici. Kitap hayranları, hikayenin çok basitleştirildiğini ve karakterlerin (özellikle Çinli karakterlerin) İngiltere merkezli bir arkadaş grubuna dönüştürülmesini eleştiriyor. Kitabın o yavaş, gerilimli…devamıKitaptaki karmaşık fizik kurallarını herkesin anlayabileceği seviyeye indirgiyor. Görsel efektler ve "devasa olaylar" (meşhur gemi sahnesi gibi) çok etkileyici. Kitap hayranları, hikayenin çok basitleştirildiğini ve karakterlerin (özellikle Çinli karakterlerin) İngiltere merkezli bir arkadaş grubuna dönüştürülmesini eleştiriyor. Kitabın o yavaş, gerilimli atmosferi yerine biraz daha "aksiyon" odaklı bir iş çıkmış.8/10
Spoiler içeriyor
Film, toplumun erdemlere dayalı beş farklı gruba (Fedakar, Dostluk, Dürüst, Bilge ve Cesur) ayrıldığı bir gelecekte geçiyor. Ana karakterimiz Tris Prior, yapılan testler sonucunda hiçbir gruba tam olarak uymadığını, yani bir "Uyumsuz" olduğunu öğreniyor.9/10