İzmit’te yaşayan, sinemaya gitmeyi seven insanları bir araya getirmek istiyorum. Film izlemek, yeni vizyonları takip etmek ve birlikte sinemaya gitmek için Instagram veya WhatsApp grubu kuracağım. Katılmak isteyenler yoruma yazabilir ya da özelden mesaj atabilir.
"Yaşama kederlenmek yerine, gülmek daha insancıldır.." "Geldiğin yere geri dönmek ne ağır bir şeydir! İyi bir biçimde ölmeyi bilmeyen her bir kişi kötü bir biçimde yaşayacaktır..."
Emir Kusturica’nın en güçlü ve en duygusal filmlerinden biri. Babam İş Gezisinde, politik baskının birey ve aile üzerindeki etkilerini küçük bir çocuğun gözünden anlatan , duygusal yoğunluğu yüksek ve sinema dili oldukça güçlü bir film. -1985 Cannes Film Festivali- Altın…devamıEmir Kusturica’nın en güçlü ve en duygusal filmlerinden biri.
Babam İş Gezisinde, politik baskının birey ve aile üzerindeki etkilerini küçük bir çocuğun gözünden anlatan , duygusal yoğunluğu yüksek ve sinema dili oldukça güçlü bir film.
-1985 Cannes Film Festivali- Altın Palmiye 😎
Hatunla şöyle baştan sona izleyip bitirdik. Ah canım anam Züleyha , ne acılar ne kederler. Ah efendim cânım peygamberim Yakup as acılar ne kederler. Ne güzel bir diziydi kah ağladık kah ağladık. 10/10
Her defasında kendime yalan söylerim bidaha saçlarımı taramamazlık yapmayacağım diye bir hafta geçer on gün geçer ve ben yine o söylediğim şeyle geçirirdim zamanı sonra ansızın tarağı elime alıyorum kendi saçlarıma kızıyorum neden böyle birine aitsiniz diye azarlıyorum Galiba en…devamıHer defasında kendime yalan söylerim bidaha saçlarımı taramamazlık yapmayacağım diye bir hafta geçer on gün geçer ve ben yine o söylediğim şeyle geçirirdim zamanı sonra ansızın tarağı elime alıyorum kendi saçlarıma kızıyorum neden böyle birine aitsiniz diye azarlıyorum Galiba en çok üzüldüğüm şeylerden biri böyle saçlara sahip olmam daha çirkin bir saçlarım olmalıydı daha iğrenç daha kötü böyle bir saç değill....
Bir filmde bir büyük sahne varsa o film iyi bir filmdir,iki veya daha fazla büyük sahne varsa o film bir başyapıttır. Bu filme başyapıt demek ise onu hafife almaktır. Çünkü şiir gibi film yapmak herkesin üstesinden gelebileceği bir iş değildir.👍😎
Spoiler içeriyor
Mickey 17, ölümü sıradanlaştırıp insanı bir “yedek parça”ya indiren bir sistemin içinde, kimliğin ne kadar dayanabileceğini sorgulayan garip derecede soğuk bir hikâye anlatıyor. Mickey her öldüğünde geri geliyor… ama geri gelen gerçekten aynı kişi mi, yoksa sadece hatıraların iyi taklit…devamıMickey 17, ölümü sıradanlaştırıp insanı bir “yedek parça”ya indiren bir sistemin içinde, kimliğin ne kadar dayanabileceğini sorgulayan garip derecede soğuk bir hikâye anlatıyor. Mickey her öldüğünde geri geliyor… ama geri gelen gerçekten aynı kişi mi, yoksa sadece hatıraların iyi taklit edilmiş bir kopyası mı?
Film, büyük patlamalar ya da kahramanlık anlarından çok, tekrarın yarattığı anlamsızlığa odaklanıyor. Yaşamak bile bir görev gibi hissettirdiğinde, hayatta kalmanın anlamı bulanıklaşıyor. Kara mizahı da tam burada devreye giriyor: trajediyle dalga geçerek aslında daha sert bir gerçeklik sunuyor.
Kısacası Mickey 17, “ölmekten korkmayan birinin yaşamak için ne sebebi kalır?” sorusunu izleyicinin zihnine bırakıyor. Bitince etkisi yavaş yavaş oturan, rahatsız edici ama akılda kalan bir film.
Spoiler içeriyor
Love Me If You Dare, romantik bir hikâyeyi masum bir çocuk oyununun içine saklayıp zamanla karanlık ve takıntılı bir ilişkiye dönüştüren sıra dışı bir film. Julien ve Sophie’nin “cesaret edebilir misin?” oyunu, başta eğlenceli ve özgür hissettirse de, büyüdükçe ikisini…devamıLove Me If You Dare, romantik bir hikâyeyi masum bir çocuk oyununun içine saklayıp zamanla karanlık ve takıntılı bir ilişkiye dönüştüren sıra dışı bir film. Julien ve Sophie’nin “cesaret edebilir misin?” oyunu, başta eğlenceli ve özgür hissettirse de, büyüdükçe ikisini de duygusal olarak tüketen bir bağımlılığa dönüşüyor.
Film, klasik aşk anlatılarından farklı olarak sevgiyi sıcak ve güvenli bir alan olarak değil, riskli ve yıkıcı bir tutku olarak sunuyor. Renkli görselliği ve masalsı tonu, anlatılan ilişkinin sertliğiyle çarpıcı bir tezat oluşturuyor. İzlerken bir yandan büyüleniyorsun, diğer yandan “bu aşk mı yoksa bir tür kendine zarar verme hali mi?” diye sorguluyorsun.
Kısacası film, aşkın her zaman masum ve iyileştirici olmadığını; bazen insanı kendi kurduğu oyunun içinde kaybettirebileceğini anlatan cesur bir hikâye.