o ölmedi ama ben her saniye en az bir kere öldüğümü hissettim. renksiz ruhumun üzerine bir gökkuşağı örtüldü ve ben kendim için tek bir renk seçmek zorunda olmadığımı öğrendim. en soğuk aralık gecelerinin birinde parmak uçlarıyla içimde bir mum devirdi,…devamıo ölmedi ama ben her saniye en az bir kere öldüğümü hissettim. renksiz ruhumun üzerine bir gökkuşağı örtüldü ve ben kendim için tek bir renk seçmek zorunda olmadığımı öğrendim.
en soğuk aralık gecelerinin birinde parmak uçlarıyla içimde bir mum devirdi, kendime ve dünyaya dair bildiğim her şey sayfa sayfa yanıp kül olurken ısındığım için mutluydum
Her hikayenin bir sonu vardır ama hayatta her son yeni bir başlangıçtır. Hikaye; şımarık, çocuk ruhlu, dağınık Molly'nin bir gün elindeki kaynaklar gittiğinde bakıcılık yapmasıyla başlar. Bakıcısı olduğu çocuk Ray ise ona nazaran daha olgun bir karaktere sahiptir. Bu bağlamda…devamıHer hikayenin bir sonu vardır ama hayatta her son yeni bir başlangıçtır.
Hikaye; şımarık, çocuk ruhlu, dağınık Molly'nin bir gün elindeki kaynaklar gittiğinde bakıcılık yapmasıyla başlar. Bakıcısı olduğu çocuk Ray ise ona nazaran daha olgun bir karaktere sahiptir. Bu bağlamda birbirleriyle sürekli çatışma yaşarlar. Fakat ikisinin de ortak bir noktası vardır o da aile yarası. Çerezlik diye açtığım bu filmin beni bu denli etkileyeceğine inanmazdım. Rafa, izlediğim her film hakkında yorum yazmam ama bu film içime dokundu. Bu sadece kızların anlayabileceği türden hisler hissettirebilir.
Filmde başka dinamiklerde görülüyor, erkek-kadın ilişkisi. Hayatımın tam anlamıyla "bırakmalısın" döneminde kısacık sahne bile halkaya yeni bir şey ekliyor.
Çocuk Molly'e "Ben deneyip yürütmek istediğimde sen ilgilenmiyorsun" diyor. Molly, "Tanıştığımızdan beri sorun benim neyi yanlış yaptığım. Ama sorunu olan ben değilim. Sensin, sen ve senin bencilliğin. Bütün yaptığın almaktı ve şu anda senin için hiçbir şeyim yok." diyor.
İlişkilerinde hiç kendi olamamış hep birine ihtiyaç duymuştu oysa ki başka bir sahnede de Ray bunu kendisine söylüyor; "Hâlâ o iğrenç çocuğun arkasından mı ağlıyorsun? Diğer insanlar hep seni yüzüstü bırakır. Onları unut ve kendin için bir şeyler yap." diyor. Molly hikayenin sonunda kendine odaklandığında her şey yerli yerinde ilerliyor. Yani anlayacağımız hayatta her daim önceliğimiz kendimiz olmalı, çünkü günün sonunda bizimle kalacak tek kişi odur.
Prometheus isimli filmin devamı diyebiliriz. İnsanlığın kaynağını ve dünya dışındaki yaşanılabilir gezegenleri araştıran gizli görevdeki bir grup insanın uzay maceralarını anlatıyor.Yapay zeka teknolojisi ile donatılmış,kusursuz şekilde insani özellikler taşıyan David isimli robotumuzun ihaneti ile sonuçlanarak dahada ilginç bir evreye geçiyor.
Bir sihirbazlık gösterisinde olduğu gibi, film sizi başından sonuna kadar inandırmak istediği şeye inandırıyor; siz de istemeseniz bile o şeye gönüllü olarak kanıyorsunuz. “Şimdi sırrı arıyorsunuz ama bulamayacaksınız çünkü dikkatle bakmıyorsunuz. Aslında öğrenmek istemiyorsunuz. Aldatılmak istiyorsunuz.”
Ayrica maci izlerken dikkatimi cekti demeden gecemicem ukrayna takimindaki 5 numarali sanirim adi oleh hem maci bize verdigin hem de gozumuzu senlendirdigin icin thanks cnm love u yine bekleriz
Sevdiceğimin yanına oturmuş, onu dinliyordum. Tek kelime etmeden kulak kesilmiştim; sesinde yüreğimi titreten ve ruhumu tensel zarından çıkaran bir güç hissettim. O zaman ruhum, ucu bucağı olmayan bir boşlukta dalgalanmaya başlıyor, evreni bir düş gibi, gövdemi daracık bir hapishane gibi…devamıSevdiceğimin yanına oturmuş, onu dinliyordum. Tek kelime etmeden kulak kesilmiştim; sesinde yüreğimi titreten ve ruhumu tensel zarından çıkaran bir güç hissettim. O zaman ruhum, ucu bucağı olmayan bir boşlukta dalgalanmaya başlıyor, evreni bir düş gibi, gövdemi daracık bir hapishane gibi görüyordu.
Garip bir büyü sevgilimin sesine karıştı ve duygularımı etkiledi, o zaman beni tüm sözcüklerden azat edeni dinlemek için ağzından çıkan sözlerin anlamlarını unutuyordum.
İşte bu müzikti dostlarım. Sevgilimin bazı kelimelerden sonra her iç çekişinde, kimi başka sözleri söylerken her gülümseyişinde duyuyordum onu. Onu kesik kesik, birbirine geçen ve dudaklarının arasından yarım yarım çıkan seslerle konuşurken duyuyordum.
Söyleminin içeriğine karşı beni ilgisiz kılan sevgilimin duygularının güzelliğini adeta kulağımla görüyordum; onun o mücevher gibi duyguları bir müzik halinde, ruhunun sesinin müziği halinde somutlaşıyordu.
Halil CİBRAN
Müzik