Genç adam dinlerken aşk ve onur, vicdanında çatışıyorlardı; engelleri kaldıran, karanlığı aydınlatan aşk ile ruhu arzularından ve amaçlarından vazgeçirmek için karşısına dikilen onur; Tanrı'nın kalbe indirdiği aşk ile geleneklerin insan dimağına aşıladığı onur. Halil CİBRAN Asi Ruhlar
"Sanırım doğru şeyi yapmışım. Kaybolmuş ve kötü hissetmek... Bunların hepsi nereye ait olduğumu keşfetmemi sağladı." O kadar güzeldi ki. Bu hayal gücü karşısında her seferinde şaşırıyorum. Kedi kral, kedi prens, kedi krallığı😄 Başta kediseverlere ve sonra da herkese tavsiye ediyorum.
Spoiler içeriyor
Bu aralar eski filmlerden gidiyorum. Çok severek izledim, oyunculuklar ve sahneler çok iyiydi, böyle aşklar kaldı mı diye düşündürdü ve bazı sahnelerde gözlerim doldu. ------spoiler--------------- Sadece Oliver'ın babasına karşı olan anlamsız gururu beni deli etti. Adam onlar evlendikten sonra ikisini…devamıBu aralar eski filmlerden gidiyorum. Çok severek izledim, oyunculuklar ve sahneler çok iyiydi, böyle aşklar kaldı mı diye düşündürdü ve bazı sahnelerde gözlerim doldu.
------spoiler---------------
Sadece Oliver'ın babasına karşı olan anlamsız gururu beni deli etti. Adam onlar evlendikten sonra ikisini birlikte doğum gününe davet etti, reddetti. Sonra Oliver, hiçbir şey olmamış gibi babasından para istemeye gitti, sebebini bile söylemedi, ona rağmen babası parayı verdi. Ve ardından baba tüm bunlara rağmen durumu öğrenip hastaneye geldi. Nedir bu delice öfke, gurur yani? Ve tüm film boyunca her durumda Jenny'nin yüzünde olan müstehzi gülümseme, biraz sinir bozucuydu, yine de sevdim.
------spoiler----
Santiago Bou Grasso'nun ödüllü kısa animasyon filmi İstihdam (El Empleo), modern kapitalist sistemde insanların birbirini nesneleştirdiği, hiyerarşik bir "modern kölelik" düzenini anlatır. Filmde bireyler iş hayatında masadan sandalyeye, taksiden lambaya kadar eşya gibi kullanılır. İnsanların kendi benliğini yitirip yabancılaştığı, birinin…devamıSantiago Bou Grasso'nun ödüllü kısa animasyon filmi İstihdam (El Empleo), modern kapitalist sistemde insanların birbirini nesneleştirdiği, hiyerarşik bir "modern kölelik" düzenini anlatır. Filmde bireyler iş hayatında masadan sandalyeye, taksiden lambaya kadar eşya gibi kullanılır. İnsanların kendi benliğini yitirip yabancılaştığı, birinin diğerine bağımlı olduğu bir çarkı, hiç konuşmadan, çarpıcı bir finalle gösterir.
Filmde oldukça anlamlı mesajlar verilmiş bu yüzden filmi çok beğendim. Maalesef toplum olarak modernleştikçe ve teknoloji, bilim, sanayi... gibi alanlarda geliştikçe insanın birer nesne haline dönüşmesi kaçınılmaz oluyor. Filmde her insanın başka bir insan için çalıştığı ve nesnelerin görevini insanın üstlendiği anlatılıyor. İzlemek isteyenlere önerilir.
"Size şunu söylemek istiyorum: Evet, belki ben bir baltaya sap olamayan, sıkıcı ve acınacak durumda biriyim. Tersliğim, uyumsuzluğum canınızı sıkıyor. Galiba hiçbir yeteneğim de yok. Kanımdan başka da verecek bir şeyim... Gençliğim kimseye gerekli olmayan bir izmarit gibi yok olup…devamı"Size şunu söylemek istiyorum: Evet, belki ben bir baltaya sap olamayan, sıkıcı ve acınacak durumda biriyim. Tersliğim, uyumsuzluğum canınızı sıkıyor. Galiba hiçbir yeteneğim de yok. Kanımdan başka da verecek bir şeyim... Gençliğim kimseye gerekli olmayan bir izmarit gibi yok olup gidiyor. Ne bir yuvam, ne dostlarım ne de bir işim var. Gençliğimin en verimli çağında bu kasabaya kısıldım kaldım. Erkekliğim, dinçliğim, kalbim gözümün önünde eriyor. Şunu da söyleyeyim, askere gitme vaktim gelene kadar bu kasabadan kurtulmaktan başka bir şey düşünmedim. Ama o sabah gelip çattığında beni bu kasabaya bağlayan o güne kadar farketmediğim daha derin bağlar olduğunu hissettim. Çiğ damlalarıyla kaplı kavaklardan havaya ince bir koku yayılıyordu. Nedense o gün bana bu kavakları, çamları, çınarları hayatımda sanki ilk kez görüyormuşum gibi geldi. Sabahın bu erken vaktinde sokaklarda serseri mayın gibi dolaşan köpek çetelerinden başka bir şey olmaz. Galiba bu sessiz sabahları, köpekleri, toprak kokusunu seviyorum. Ama bu kasabada yaşayan insanları ve onların küçük hesaplarını anlamıyorum. Ruhuma yabancı ve boğucu buluyorum. Şimdi söyleyin bana, büyük, ciddi ve herkese gerekli bir işin yapıldığı bir yerlere gitmek istemekte kötü olan ne var?
Kasaba - Nuri Bilge Ceylan 🎬
Eser, ibadet adapları, günahlardan sakınma yolları ve görgü kuralları üzerine yazılmış okuduğum en pratik kaynaktı. Her ne kadar konu başlıkları bunlar olsa da müellif kitaba ilim öğrenmenin asıl gayesini anlatmak ile başlamış. Zira bu başlıklar ilmin varlık sebebi. Ayrıca ilmin…devamıEser, ibadet adapları, günahlardan sakınma yolları ve görgü kuralları üzerine yazılmış okuduğum en pratik kaynaktı.
Her ne kadar konu başlıkları bunlar olsa da müellif kitaba ilim öğrenmenin asıl gayesini anlatmak ile başlamış. Zira bu başlıklar ilmin varlık sebebi. Ayrıca ilmin prensibi, bilgi yerleşkesi kurmak değil bilgiyi vasıta edinip yaratılış vazifesini en doğrusuyla nihayete erdirmektir.
Kitapta ilim öğrenmenin asıl gayesi ve usülü dışında bir diğer altı çizilen önemli konu, kişinin öğrendiği ilmin üzerinden dosdoğru izlenebilmesidir. İmam Gazâlî der ki, “İnsanların tabiatları, kendilerine söylenen sözden ziyade, gördükleri ile amel etmeye daha yatkındır.” Temsil, tatbiki ziyadesiyle etkiler. O halde ibadet inceliklerine dikkat ederek, kalbin selametini sağlamak ve maddi/manevi halleri dengelemek yalnız kişinin şahsi kurtuluşu değil ümmet için de İslam’ın bariz yaşanabilirliğinin bir umududur.
Gayet akıcı, öz ve ince bir kitap. Tavsiye edilir.