Rüyamda tamamen yapay zeka komutlarıyla yaşadığımız bir çağda sufi olmuştum. El yapımı bir ney bulup onu çalarken yanlışlıkla yapay zekaya muhalefet ettiğim için ufak çaplı bir kıyamet kopuyordu. Günaydın..
Spoiler içeriyor
En sevdiğim kısım Komutan Kenneth Marshall: Dört buçuk yıldır lanet olası Galaksi'de dolaşıyoruz. Sırf bu lanet olası uzaylıların çığlıklarını duymak için miydi? Bunun ne anlamı var? Bana söyler misiniz? Biri söylesin! Nasha: Bunun mu ne anlamı var? Senin saçmalıklarının ne…devamıEn sevdiğim kısım
Komutan Kenneth Marshall: Dört buçuk yıldır lanet olası Galaksi'de dolaşıyoruz. Sırf bu lanet olası uzaylıların çığlıklarını duymak için miydi? Bunun ne anlamı var? Bana söyler misiniz? Biri söylesin!
Nasha: Bunun mu ne anlamı var? Senin saçmalıklarının ne anlamı var? Asıl hiçbir anlamı olmayan senin söylediğin o abuk sabuk şeyler seni geri zekâlı pislik. Onlara uzaylı diyorsun, uzaylı biziz dangalak! Onlar zaten buradaydı. Ve Mickey... Mickey her zaman Mickey Barnes'tı. Bu ne demek biliyor musun? Onlar hayatını yaşıyordu. Sonra sen gelip bu saçmalıklarını dayattın. Kimin yaşayıp kimin öleceğine karar verebileceğini sanıyorsan sen bir salaksın. Seçimi kaybetmene şaşırmamalı seni aptal herif!
Mark Ruffalo'nun canlandırdığı Commander Marshall'ın aksanı tam bir baş belası. Orijinal dilinde de dublajında da bazen söylediklerinden hiçbir şey anlaşılmıyor.
Rolü için yapay bir diş çene protezi kullanmış, bu yüzden sesi ağzının içinde yuvarlıyor, gırtlaktan gelen peltek bir tonu var. Reddit'e baktım, filmi izleyen pek çok kişi sırf onun konuştuğu sahnelerde ne dediğini çözebilmek için altyazı açmak zorunda kalmış
Aman avcı vurma beni Ben bu dağın, ay balam, maralıyam Maralıyam, hem yaralı Avcı vurmuş, ay balam, yaralıyam Bir taş attım çaya düştü Çaydan bir çift, ay balam, tuna uçtu Benim gönlüm sana düştü Senin gönlün, ay balam, kime düştü?…devamıAman avcı vurma beni
Ben bu dağın, ay balam, maralıyam
Maralıyam, hem yaralı
Avcı vurmuş, ay balam, yaralıyam
Bir taş attım çaya düştü
Çaydan bir çift, ay balam, tuna uçtu
Benim gönlüm sana düştü
Senin gönlün, ay balam, kime düştü?
Bu dağlarda ceylan gezer
Tırnakların, ay balam, taşla ezer
Ben o yare neylemişem
O yar benden, ay balam, ırak gezer
-Barış Manço🩷🌸
6.Temmuz.2026|Pzt
📚İbretlik Tablolar✅
📺Buyur Burdak bak-3.bölüm✅
🎬Bitmeyen Sınav(Hint)
Gününüz güzel geçsinnn 🙋🏽♀️🌸🩷✨
Ya iyi olmak dünyanın en iyi şeyiymiş bana niye söylemediniz insanın böyle de yaşayabileceğini. Mutsuz değilim gün içinde ağlamak zırlamak depresif olmak kalp ağrısıyla bel omuz sırt ağrısıyla dolaşmak zorunda değilim.hayat yetersizliklerden ibaret değil. Gözlerim açıldı lan. ( Maymunun gözleri…devamıYa iyi olmak dünyanın en iyi şeyiymiş bana niye söylemediniz insanın böyle de yaşayabileceğini. Mutsuz değilim gün içinde ağlamak zırlamak depresif olmak kalp ağrısıyla bel omuz sırt ağrısıyla dolaşmak zorunda değilim.hayat yetersizliklerden ibaret değil. Gözlerim açıldı lan. ( Maymunun gözleri açıldı kapatmasın kimse ) Gökyüzü daha bir guneşli. Böyle bir hayat varmış ve hayat güzelmiş. Allah'a şükür yav oh. İyi olmak benimde hakkım kardesim.( Gaza geldi) Kendim ettim kendim buldum türküsü geldi aklıma ya. Ah ah. Siz öyle olman guzum.
Şuanda saat 04.48 ve bu kitabı az önce bitirdim. Normali 64 sayfa ama 26. sayfada kitap bitiyor. Geri kalan sayfalar yazar hakkında kitap hakkında bilgiler. Gayet kısa hoş bir şeydi. Tavsiye ederim.
Dizi; annesini trafik kazasında kaybeden bir kızın, yetimhaneye gelmesi ve rastgele bir gün tahta silgisini temizlemek üzere indiği depoda denk geldiği hademenin kendi kendine oynadığı satranca duyduğu merakla başlar. Hafta içi aldığı hapların etkisiyle odanın tavanında oynadığı, pazar günleri ise…devamıDizi; annesini trafik kazasında kaybeden bir kızın, yetimhaneye gelmesi ve rastgele bir gün tahta silgisini temizlemek üzere indiği depoda denk geldiği hademenin kendi kendine oynadığı satranca duyduğu merakla başlar. Hafta içi aldığı hapların etkisiyle odanın tavanında oynadığı, pazar günleri ise hademeyle oynanmasına izin verilen bu satranç serüveni; yeteneği dönemin en iyisi kabul edilen SSCB'yi yenebilecek kadar gelişir.
Gerçekten güzel bir dizi olduğunu düşünüyorum, dizi 1960'larda geçmekte ve o tarihleri çok güzel yansıtmışlar. Sadece Beth'in karakteri inanılmaz derecede katlanılmaz, narsisist, hata kabul etmeyen ve soğuk bir yapıda. Bu nedenle çoğu bölümü izlerken kendisine sinir oldum. Karakter gelişimi yaşamasını, biraz daha mütevazı, sıcakkanlı olmasını bekledim ama bu da son bölümün son sahnelerinde gerçekleşti. Arkadaşlarının Beth'in yanında ona tam destek olmaları muazzamdı, sadece Beth bu iyi muameleyi hak ediyor muydu ondan emin değilim. Onu satrançla tanıştırıp öğreten hademeyi bile evlat edinildikten sonra unuttu, vefalı sayılabilecek tek nokta ona satrancı öğreten hademe olan Shaibel'ın dergide yer bulması konusundaki ısrarcı tavrıydı. Son sahnede de satranç oynayan yaşlıların arasına katılıp kucaklaşması belki de onun karakter gelişiminde olumlu sayılabilecek birkaç örnekten biriydi.
Beth'in donuk ve huysuz tavrına rağmen dizi oldukça iyiydi. Dizinin bu kalitede olabilmesi için karakterin böyle yazılması mı gerekiyordu sorusuna hâlâ kendi içimde bir cevap bulamasam da diğer her şeyiyle başarılı bir yapımdı. Bir kadın olarak satrançta kendini böylesine duyurabilen biri olmak o dönemde olağanüstü bir şey kabul edilirken, bunu başarması oldukça tatmin ediciydi. İzlenir mi konusunda da izlenir, empatiden ve duygudan yoksun başrole ara sıra sinir olsanız da dizinin büyüsü kendini izlettirecektir.
Görünmez olmayı mı tercih ederdiniz, görünür olsanız da nefret edilmeyi mi? Ben nefret edilmeyi seçerdim. Hâlihazırda görünmezim çünkü. Binlerce ben yarattım içimde, biri çıkıp varlığını ilan etsin diye. Biri bile sesini duyramadı. Nefret edilen olsaydım da görünmemeyi seçerdim kesin. Tatmadığı…devamıGörünmez olmayı mı tercih ederdiniz, görünür olsanız da nefret edilmeyi mi?
Ben nefret edilmeyi seçerdim. Hâlihazırda görünmezim çünkü. Binlerce ben yarattım içimde, biri çıkıp varlığını ilan etsin diye. Biri bile sesini duyramadı. Nefret edilen olsaydım da görünmemeyi seçerdim kesin. Tatmadığı acı, içinde bulunduğu durumdan daha tatlı gelir insana ne de olsa.
Nedir bana bu saçma soruyu sorduran? Gecenin üçü mü yoksa geceyi üç eden düşünceler silsilesi mi? Bağışlayın zifiri karanlığın sessizliğini, eminim ki o'dur bana bunları sorduran.
genelde gizemini son ana kadar koruyan, atmosferi yoğun ve finali güçlü filmleri seviyorsanız bu öyle bir film değil. film çok iyi başlıyor. atmosferi güzel, gizemli, gerilim temposu iyi, merak uyandırıyor. ters köşe denemesi var. ama finali aceleye gelmiş gibi. son…devamıgenelde gizemini son ana kadar koruyan, atmosferi yoğun ve finali güçlü filmleri seviyorsanız bu öyle bir film değil. film çok iyi başlıyor. atmosferi güzel, gizemli, gerilim temposu iyi, merak uyandırıyor. ters köşe denemesi var. ama finali aceleye gelmiş gibi. son birkaç dakikasının daha duygu yüklü olması gerekirken hemen herşey hızla toparlanmış oluyor. film bittiğinde ise bazı yerler eksik kalıyor.
İnternetin karanlık yüzünü ve insanların maskelerini harika bir şekilde anlatan bir film. Finaliyle ters köşe yaptı 'kimseye güvenme' dersini çok iyi verdi. Film de çok fazla mekan örgüsü yok ancak bunlara rağmen çok başarılı. Verilmesi gereken mesajı yeterince vermişler 👍🏻