Film sürükleyiciydi, sıkılmadan merakla izledim. Finansçı olan Matt çocuklarını okula götürmek için arabasına biner, koltuğa oturur oturmaz tetiklenen bomba koltuktan kalktığı an patlayacaktır. Bütün Berlin'i peşine takan Matt telefonda onu sürekli tehdit eden kişiyle konuşurken, bir yandan da nasıl kurtulacağının…devamıFilm sürükleyiciydi, sıkılmadan merakla izledim.
Finansçı olan Matt çocuklarını okula götürmek için arabasına biner, koltuğa oturur oturmaz tetiklenen bomba koltuktan kalktığı an patlayacaktır. Bütün Berlin'i peşine takan Matt telefonda onu sürekli tehdit eden kişiyle konuşurken, bir yandan da nasıl kurtulacağının planlarını yapmaya çalışır.
Bunun öncesinde yine Liam Neeson in Çıplak silah ini izledim o da suç-komedi türünde eğlenceli bir filmdi.
💣
Bence yılın en iyi yapımlarından biri. Çok sert gerçekçi. Kendi amacına ulaşan,direkt izleyiciye ne vermesi gerekiyorsa yüzüne vura vura izletti. Ancak sizleri uyarıyorum. Çok ağır bir yapım. Hassas bünyeniz var ise izlemeyin. HERKESE TAVSİYE ETMİYORUM.
10 yıldız vermesem de filmi övebilirim.. Sıradışı bir hikayesi var herşeyden önce.. Hani bir film izlediğimiz zaman beklediğimiz şey tüm o aksiyondan sonra mutlu sondur.. Buradaysa hikayenin içinde hergün aynı yerde aynı saatte aynı noktada aynı yerin fotoğrafını çeken ve…devamı10 yıldız vermesem de filmi övebilirim.. Sıradışı bir hikayesi var herşeyden önce.. Hani bir film izlediğimiz zaman beklediğimiz şey tüm o aksiyondan sonra mutlu sondur.. Buradaysa hikayenin içinde hergün aynı yerde aynı saatte aynı noktada aynı yerin fotoğrafını çeken ve bunu çok uzun yıllar boyunca her şartlarda yapıp fotoğrafları tek tek albüm yapan adamın hikayesi konu olup onunla bitiyor ve bu hikayenin sonunda ilginç ve güzel buluyor insan.. Bazen sıkıcı gelse de benim kanaatim arada böyle filmler olmalı.. Yani tüm aksiyon; aşk, romantizm, dram, komedi, savaş, dövüş, mafya, bilim kurgu vs olmamalı.. Ve/veya böyle bir hikaye sadece bir dizi film içinde olmamalı.. TABİ Kİ HOÇ BEĞENMEYEBİLİRSİNİZDE.. HAYAT.. RENKLER VE ZEVKLER TARTIŞILMAZ..
Bakakalırım giden geminin ardından bakakalırım giden geminin ardından atamam kendimi denize dünya güzel atamam kendimi denize dünya güzel Ezginin Günlügü, Ayrılıs 🎧 Bonuslar: Haluk Levent, Aşkın Mapushane Adagio in c Minör-Nicholas Britell
postmodern û mir-hov Ne tenê ji bo têgihîştina îro, di heman demê de ji bo îro jî bi awayekî radîkal were pirsîn divê were xwendin. Barbarî êdî ne hovaniye. Telefonek wî heye, Îngilîzî dipeyive, li kafeyê qehweya latte vedixwe, û…devamıpostmodern û mir-hov
Ne tenê ji bo têgihîştina îro, di heman demê de ji bo îro jî bi awayekî radîkal were pirsîn divê were xwendin. Barbarî êdî ne hovaniye. Telefonek wî heye, Îngilîzî dipeyive, li kafeyê qehweya latte vedixwe, û broşurên “ekolojîk” belav dike.
Û belkî ji hemûyan ya herî xofdar:
Barbar êdî ji derve nayên. Ew li hundur in. Nav me de ne. Em in.
Li serê vê Birca dîjîtal a Babîlê ku ji hêla şaristaniyê ve hatî çêkirin, wêneyek giyayê ku bi heman mezinahiyê hatî birîn heye. Me hemûyan di wê wêneyê de photoshop kirin. Bi vîna me ya azad.
Güzeldi. Gerçek olaylardan uyarlanan filmlerin insana verdiği his daha başka oluyor. 1970'lerde ulusal parkta ayıların kontrolden çıkması ile gerçekleşen korkunç olaylardan bahsediyor. İlerleyişini sevdim, gereksiz korkutmayı amaçlamayan, olayları olduğu gibi yansıtmaya çalışan bir yapım olduğunu düşünüyorum. 10/10
Bilmem anlatabiliyormuyum içimdekileri... Uzun zaman önce terk ettim aile evimi O zamandan beri kendi yatağım olmadı hiç Ya başkalarının koltuklarında geçti geleceğim Ya da bir lojmanda yattım ağırlığıyla kimsesizliğin Öyle bir raddeye geldiki bu ait olmama hissim Artık aile evine…devamıBilmem anlatabiliyormuyum içimdekileri...
Uzun zaman önce terk ettim aile evimi
O zamandan beri kendi yatağım olmadı hiç
Ya başkalarının koltuklarında geçti geleceğim
Ya da bir lojmanda yattım ağırlığıyla kimsesizliğin
Öyle bir raddeye geldiki bu ait olmama hissim
Artık aile evine dönünce dahi bulamıyorum ait olan yerimi
Sonra bir kez daha anladım ki şöyle bir gerçeği
Bıraktığın hiç bir yer aynı kalmaz, fakat ruhun da geçmişi aramayı bırakmaz
Çok önceden kaybettim ben evim denilen şeyi
Uzun bir süredir kendi yatağım dediğim şey bile misafir odasında ki bir çek yat idi
Bilmem anlatabiliyormuyum içimdekileri
Hiç bir yere ait olamayan kalbimdeki benliğimi
Ben hiç bir yerde kalıcı olamadım gece ve gündüz gibi
Düzgün bir alışverişim olmadı kaldığım yerle ilgili
Oturduğum koltuk dahi uzun süre kalıcı olmadığımı bilirmiş gibi
Esnemedi, kıpırdımadı bile sanki orda hiç yokmuşum gibi
Aynı şekilde insanlarda bana karşı hep öyleydi
Gideceğim anı kovalarlarmış gibi
Kapıyı süzerlerdi gitmemi isterler miş gibi
Sanırım anlıyorsunuz artık içimde ki hiç bir yere ait olamayan benliğimi...