Aslında baya eski olan bir dizi ama ben yeni izlemeye başlamıştım. Bir yandan özellikle Khaleesi sahneleri çok sarıyor. Ama ben maalesef 3.sezonda bıraktım çünkü devam edesim gelmedi.
Spoiler içeriyor
Öncelikle Hüseyin Rahmi Gürpınar ın komedi unsurlarını işlemesine bayıldığımı söylemeliyim esasında korku gibi başlayan eser bir aşk hikayesini biraz da eğlenceli durumlar serpiştirerek bize sunuyor. Oldukça sığ bir bakış açısı da olsa Scooby Doo ama Osmanlı’da 1800 lerde geçen hali…devamıÖncelikle Hüseyin Rahmi Gürpınar ın komedi unsurlarını işlemesine bayıldığımı söylemeliyim esasında korku gibi başlayan eser bir aşk hikayesini biraz da eğlenceli durumlar serpiştirerek bize sunuyor. Oldukça sığ bir bakış açısı da olsa Scooby Doo ama Osmanlı’da 1800 lerde geçen hali diyebiliriz. Gayet eğlenceli bir eser.
Abi benim izlediğim en iyi alternatif savaş filmi zaten oyunculuklar edilebilecek çok laf yok Hans kanda karakteri yani filmi başka bir seviyeye çıkarıyor mükemmel bir film
Yeni sinemalara giren film yok galiba burada ama buradan yazmak istedim, ana karakterin tepkileri çok iyiydi, komik ve tatlıydı jnknkmjnj yani kim lağamda sumocu bir adam görünce iyi misin diye sorar ki jkmımkmjh sonundan spoiler yemiş olsam da ben beğendim.…devamıYeni sinemalara giren film yok galiba burada ama buradan yazmak istedim, ana karakterin tepkileri çok iyiydi, komik ve tatlıydı jnknkmjnj yani kim lağamda sumocu bir adam görünce iyi misin diye sorar ki jkmımkmjh sonundan spoiler yemiş olsam da ben beğendim. Absürt korkuydu bir tık snrm, komedi tarafı da vardı. Oyununu da rraenee'den izleyeceğim en kısa zamanda, konusu klasik, iyiydi. Deneyler sonucu değişen insanlar. Açıkçası bu derece olmasa da ben buna da inanıyorum, o tarz bir kuyamet inancıyla izlemek daha keyifliydi.
Kuryemden beklediğim performans diyerek bırakıyorum o zaman
İkiliyi sevdiğim için izledim yer yer güldürdü. Prensten etkilendiğim için beklentim yüksekti ama bana o etkisi geçmedi. İzlenecek bir şey bulamazsanız, boş vakitte çerez niyetine izlenir.
2/10. Kişiliksiz romantik komedilerden hiç hoşlanmıyorum. Doğru düzgün çatışma yok, karakter gelişimi için gerekecek karakter gösterimi bile yok. Hem body positivity, çeşitlilik falan diyerek etnik kimlikli bir kızı başrol oynatıyorsunuz hem de düşman karakteri sarışın güzel bir kız yapıp, çetesinde…devamı2/10.
Kişiliksiz romantik komedilerden hiç hoşlanmıyorum. Doğru düzgün çatışma yok, karakter gelişimi için gerekecek karakter gösterimi bile yok.
Hem body positivity, çeşitlilik falan diyerek etnik kimlikli bir kızı başrol oynatıyorsunuz hem de düşman karakteri sarışın güzel bir kız yapıp, çetesinde tek vasfı onun ağzının içine bakmak olan siyahi karakter yazıyorsunuz. Açıkçası romcomlarda ana karakteri koyu tenli olup da "güzel" diyebileceğim bir adet kadın castı hatırlayamıyorum. Bu da bir tür ırkçılık mı acaba?
Billy ilk etapta Millie'de ne buldu anlamadım zaten, o da HERKES gibi onun "yakışıklılığına" tav olan ve oldukça aptal haraketler yapan biri. Ne bir güzelliği var ne zeki ne de herhangi bir yeteneği var. Sempatik değil, iyi biri değil. Ana karakter olarak farklılaştığı nokta nedir, neden onun hikayesi anlatmaya değerli? Ha şimdi Billy'i de önümüze ana karakter diye koyduklarına bakmayın, o da yakışıklı bir arkadaşımız sayılmaz. Sanırım filmde ilginç olan tek yer Archie'nin eviydi.
Yani bu ana karaktere aşık yakın çocukluk arkadaşı klişesini alın ve onu temel standartların karşılanmadığı halde düşünün. Hikaye yok, samimiyet yok, tutku yok, kendinizi onun yerinde hayal ettiğiniz yakışıklı partnerlere sahip güzel bir kız yok. Hiç mi bağlantı kurabileceğimiz, içimizi ısıtacak sahne yazılmaz? Amber'e laf sokulma sahnesi tatlı olabilirdi belki, zaten edit sayfalarının oraları paylaştığını görmüştüm ancak havalı olarak gösterilen laf dalaşı diyalogu korkunç derecede y kuşağı birinin z kuşağı hayaliyle yazıldığını bağırıyor. Hele okulda ilk defa etek giyme sahnesi çok çok kötüydü.
Sinema piyasası bu kadar darboğazdayken filmin yapımcısı bunda ne ışık gördü de yatırım yaptı merak ediyorum açıkçası. Yani bu filmi izleyip vakit kaybetmek yerine dümdüz duvara bakıp kendi aşk hayatınızı düşünmek daha heyecan verici ve keyifli olacaktır.
İçimdeki ses sürekli bana; "Bak gördün mü, kıyamadığın insanlar nasıl da kıyıyorlar sana" diyor. "ben nasıl biriymişim de kimsenin içindeki merhamet beni kırmamaya yetmemiş” Değer verdiğim, önemsediğim ve öncelik olarak gördüğüm insanın; beni bir hiçmiş gibi hissettirdiği vakit her şey…devamıİçimdeki ses sürekli bana; "Bak gördün mü, kıyamadığın insanlar nasıl da kıyıyorlar sana" diyor.
"ben nasıl biriymişim de kimsenin içindeki merhamet beni kırmamaya yetmemiş”
Değer verdiğim, önemsediğim ve öncelik olarak gördüğüm insanın; beni bir hiçmiş gibi hissettirdiği vakit her şey bitiyor.
Sonrası yok...
IT FOLLOWS (2014) çok özel bir korku türünü işliyor: Bir şeyin peşinde olduğunu bilmek, ama ne zaman ortaya çıkacağını asla bilememek. Bu, uzakta bir yabancı, sana doğru yürüyen biri ya da tamamen zararsız görünen biri olabilir.
Açıkçası geçmişe dönmeli çok fazla dizi izlediğimden midir bilmem ben pek beğenemedim. Oyunculuklar da maalesef iyi değildi. Bunun da çok etkisi olmuştur. Hele başrol kızın bazı tavırları.. Neyse yine de bazı sahnelerde eğlendim bazılarını ise sıkıntıdan atlaya atlaya izledim. 2.…devamıAçıkçası geçmişe dönmeli çok fazla dizi izlediğimden midir bilmem ben pek beğenemedim. Oyunculuklar da maalesef iyi değildi. Bunun da çok etkisi olmuştur. Hele başrol kızın bazı tavırları.. Neyse yine de bazı sahnelerde eğlendim bazılarını ise sıkıntıdan atlaya atlaya izledim.
2. erkek karakterin sonunun ise eksik bırakıldığını hissediyorum. Totalde 4/10