Filme bayıldımm. Zaten Ahseni çok seviyorum cıvıl cıvıl bir kadın rolüne cuk oturmuş çok yakışmış. Enerjisi çok güzel ve hedefine en istikrarlı ilerlemeyi bilen birisi. Aynı zamanda tahammül seviyemiz aynı. 1/10 fhjdjsjej Merve kült olmak bir başka. Herkesin tarzına kimse…devamıFilme bayıldımm. Zaten Ahseni çok seviyorum cıvıl cıvıl bir kadın rolüne cuk oturmuş çok yakışmış. Enerjisi çok güzel ve hedefine en istikrarlı ilerlemeyi bilen birisi. Aynı zamanda tahammül seviyemiz aynı. 1/10 fhjdjsjej
Merve kült olmak bir başka.
Herkesin tarzına kimse karışamaz. En iyisi sen sen ol. 💅🏻
Hayatının başrolü sensin.✨
Az önce arkadasımla beraber izledik. Bu kadar ün almıs bi filmden böyle bişi beklemiyodum açıkcası. Büyük bir beklenti ile izlemek hayal kırıklığı cinayetten baska bişi yok.Evet psikolojik yanı olarak baktığımızda narsist anne , olmayan bakıma muhtaç bir baba ile kızdaki…devamıAz önce arkadasımla beraber izledik. Bu kadar ün almıs bi filmden böyle bişi beklemiyodum açıkcası. Büyük bir beklenti ile izlemek hayal kırıklığı cinayetten baska bişi yok.Evet psikolojik yanı olarak baktığımızda narsist anne , olmayan bakıma muhtaç bir baba ile kızdaki görülme isteği birselince bu ortaya çıkmıs.
Filme ancak 5/10 veririm oda oyuncunun oynayışını ve fikmdeki sahnelerin bakıs açısına. Psikolojik yanısması yine iyiydi.
İnsanın sınırlarının sistem tarafından ne kadar uca sürüklenebileceğini,masumiyetin bile korunamadığı,sistemin artık hiç bir kutsalı görmediğini görmek göstermek. “Kendince”vermek istediği alt metinlerin olduğunun farkındayım ama bu olguların bu denli müstekreh ve tacizkâr verilmeye çalışılması filmi benim için vahşet istismarından, teşhirciliğinden ileri…devamıİnsanın sınırlarının sistem tarafından ne kadar uca sürüklenebileceğini,masumiyetin bile korunamadığı,sistemin artık hiç bir kutsalı görmediğini görmek göstermek.
“Kendince”vermek istediği alt metinlerin
olduğunun farkındayım ama bu olguların bu denli müstekreh ve tacizkâr verilmeye çalışılması filmi benim için vahşet istismarından, teşhirciliğinden ileri taşıyamıyor. İzleyip sevmeniz için sağlam bir psikolojiye değil korkunç bir psikolojiye sahip olmanız gerekiyor.
Heyy Allahım 😲 Adam güya adam çok zenginmis kız dolandirilmis hahaha 🤣🤣🤣coook zengin olmuş olsa bile adam sana mı aşık olacak ne büyük aşk hahaha 🤣🤣🤣Allah akıl dağıtırken sen neredeydin be kızım 😜
Spoiler içeriyor
13🫧 tek oturuşta bitirdim bence güzel ve akıcıydı bazı yerlerde sıkıcı gelebilir Spoiler içerir kendime özet olarak yazdım. . . . . . . . . ... . . Hitler döneminde tutsak edilen ünlü bir ailenin ferdi olan bilinmeyen birinin…devamı13🫧
tek oturuşta bitirdim bence güzel ve akıcıydı bazı yerlerde sıkıcı gelebilir
Spoiler içerir kendime özet olarak yazdım.
.
.
.
.
.
.
.
.
...
.
.
Hitler döneminde tutsak edilen ünlü bir ailenin ferdi olan bilinmeyen birinin hikayesi olarak düzeltmek istedim zaten aslında bu onun hikayesi, adam tutsak olarak geçirdiği zamanda o kadar kafayı yiyorki bir kitap çalıyor ve onun heyecanını yaşarken bi bakıyor satranç kitabı wşzşqşxşağda sonra teker teker onları ezberliyor artık sorgulamalarında bile oyunu nasıl yönlendirebilirim yeni hamleler nasıl yapabilirim diye düşünmeye başlıyor hatta daha güzel tabiriyle kendini 3e bölüyor biri siyah olan o, biri beyaz olan o ve kendisi izleyici olarak kalıyor elinde somut bir satranç olmamasıda cabası. Gelgelelim bu adam bulunduğu gemide satranç oynayanlara denk geliyor ve istemeden bir hamleye müdahele ediyor (dünya satranç şampiyonu'nun da bulunduğu bir maç bu arada) sonra adam etkileniyor mu gururuna mı yediremiyor bilmiyorum bu adama maç teklifi sunuyor biraz olaylar gelişiyor ve bir şekilde kabul ediyor oynamayı ama oynarken eski zamanları aklına geliyor ve yavaş yavaş kafayı yemeye başlıyor tekrardan. Hikayesini anlattığı kişi bu deli adamı uyarıyor ve adam kaçıyor bir daha asla satranç tahtasını görmemek ve dokunmamak üzere burada da hikaye bitiyor.
Tatlı, dramatik bir filmdi. Sevdim. Jill ve Wes'in danslarına bayıldım. İkisini birbirine çok yakıştırdım. Kızın enerjisine bayıldım. Jill şef olma yolunda ilerlerken, Wes'in annesinin tarifini (tavuklu tart) sürpriz yapıyor, Wes'in boğazı düğüm düğüm... Anlatılan bir şeyi unutmamak ve yeri geldiğinde…devamıTatlı, dramatik bir filmdi. Sevdim. Jill ve Wes'in danslarına bayıldım. İkisini birbirine çok yakıştırdım. Kızın enerjisine bayıldım. Jill şef olma yolunda ilerlerken, Wes'in annesinin tarifini (tavuklu tart) sürpriz yapıyor, Wes'in boğazı düğüm düğüm... Anlatılan bir şeyi unutmamak ve yeri geldiğinde jest yapmak, herkese özgü değil. Jill mutluluğu sonuna kadar hak eden bir kız...
Kısaca konusu;
Jill ve İsabelle iki kardeş. İsabelle hasta evden çıkamıyor ve Jill ona her gün rutinini telefonda anlatıyor. Kardeşi ölünce Jill sesli mesajlarla bu durumu devam ettiriyor. Numara başka birinin kullanımına geçiyor. Tabi kızın bundan haberi yok, Numaranın yeni sahibi Wes (yakışıklımız) sesli mesajları dinleyerek kıza aşık oluyor.
📳📱
🫀O kadar yüreğime dokunan bir işlenişi vardı ki.. Jane'in bakışları ve ortamın havası çok fazla dramatik ve ben her an ağlayacakmış gibi hissederken garip garip gülümsüyorum, kalbim mutlu olmamak için zor duruyor çünkü daha fazla hüsrana uğramaktan korkuyorum. Aralıksız bir…devamı🫀O kadar yüreğime dokunan bir işlenişi vardı ki..
Jane'in bakışları ve ortamın havası çok fazla dramatik ve ben her an ağlayacakmış gibi hissederken garip garip gülümsüyorum, kalbim mutlu olmamak için zor duruyor çünkü daha fazla hüsrana uğramaktan korkuyorum.
Aralıksız bir şekilde iki bölümü bitirip üçüncü bölümün ortasında ara verdim ve kalbimi sakinleştirmeye çalıştım, çünkü çok fazla hissediyorum.
Jane'in bakışları çok fazla şey anlatıyor, yaşadıklarını, konumunu, diğer insanların konumunu, kim olduğunu, kimi sevdiğini ve ne yapması gerektiğini ama kalbinin ne yapmak istediğini çok net söylüyordu.
Masum bir bağımlılık tutkulu bir aşka dönüştüğünde insan ürküyor...
Ama işin aslı hiçbir bağımlılık masum değildir ve aşk bir obsesyondur...
Ah sadece.. gerçekten çok heyecanlanarak izledim ve acayip derecede ürktüm. Sanırım Jane için korktum. Onun hayal kırıklığı benim de hayal kırıklığımdır. Diziye başladığım andan beri acayip bir şekilde Jane'i hissetmeye ve güçlü bir empati kurmaya başladığım için olabilir.
Ve bence kesinlikle atmosfer, çekim açıları, karakterlerin yüz ifadeleri ve mimikleri diziyi etkileyici, çekici ve başarılı yapan şeylerdi.
O kadar çarpıcı bir statü farkı var ki insan sonları hakkında ta en başından ister istemez endişe duyuyor. Kalbimi buna hazırladım ama hazır olmak, yıkılmayacağım anlamına da gelmiyordu tabii.
Ve yıkıldım ya. En çok da ağır bir şekilde görülen tutku korkutuyordu beni. Çok tutkuluydular ve tutku adamı yakar; aauuğğ...
Jane'in durgunluğu fırtına sonrasında açılan gökyüzünün ardından, görünen güneşin denize yansıması gibi, hayatın bir öyle bir böyle şeklinde acılarla ama farklı meşguliyetlerle yaşanabilir kılınacağını kanıtlıyordu.
Kendi tercihlerine olan sadakati beni benden aldı gerçekten güçlü bir insan olmak buydu.
Özgürlüğünü vazgeçtiklerin kanıtlar ve Jane özgür bir kadındı.
Yaktı, parçaladı; duygularım bir köpürdü, bir dalgalandı, bir durgunlaştı. Tutku hafifledi, aşk sevgiye dönüştü. Sevgi gülümsetti.
Sonu ise hayattandı. İmkansız görünenin ardından neler çıktı...
Edward kıymetliydi, Edward zengindi, çok yakışıklı değildi ama hoş sohbetliydi, gelgitliydi. Edward yüksek statüdeydi. Jane boş bir hayata sahipti, acıları hariç bir deneyimi yoktu. Hatta hediye almanın nasıl bir his olduğunu bile bilmiyordu. Edward Jane'e, Jane Edward'a aitti ve bunu hayat bizzat kanıtladı. Hem hüzünlü hem de tebessümlü bir son.
Bana dizi, hayatımın en dramatik şoklarını yaşatıp bitti...