yaşanmış bir olay filme çok güzel ve etkileyici bir şekilde uyarlanmış. En iyi Türk yapımı filmlerden biri.Oyunculariyla konusuyla -ki zaten yaşanmış bir olay-harika Her işleyişimde de mutlaka ağlarım izlemeyen çok şey kaçırmıştır.
İyi ki izlemek için sinemaya gitmemişim. Beklentimin çok altında bir filmdi açıkçası. Her filmde Zendaya'yı görmekten sıkıldım; bu filmde başka bir kadın başrolün daha iyi olacağını düşünüyorum. Robert Pattinson ise gayet güzel oynamış ve role yakışmış. Ama dediğim gibi, farklı…devamıİyi ki izlemek için sinemaya gitmemişim. Beklentimin çok altında bir filmdi açıkçası. Her filmde Zendaya'yı görmekten sıkıldım; bu filmde başka bir kadın başrolün daha iyi olacağını düşünüyorum. Robert Pattinson ise gayet güzel oynamış ve role yakışmış.
Ama dediğim gibi, farklı bir kadın oyuncu görmek isterdim. Konu olarak da bana oldukça saçma geldi. İzlerken sürekli "Şu an ne izliyorum?" diye düşündüm. Çok sıkıcı, bomboş bir filmdi.
Öyle bir yazarız ki aklınız hayaliniz şaşar sjhjh "Kadınlar, erkekler hakkında kitap yazmazlar.." 'Eğer asil bir biçimde ifade etmenin yolunu bilseydim, başka insanları etkilemeyi hayal etmeyin, derdim..." ...bilinçli biçimde bir kadın olarak konuşmak ölümcüldür... "Bilge erkekler, kadınlar hakkında düşündüklerini asla…devamıÖyle bir yazarız ki aklınız hayaliniz şaşar sjhjh
"Kadınlar, erkekler hakkında kitap yazmazlar.."
'Eğer asil bir biçimde ifade etmenin yolunu bilseydim, başka insanları etkilemeyi hayal etmeyin, derdim..."
...bilinçli biçimde bir kadın olarak konuşmak ölümcüldür...
"Bilge erkekler, kadınlar hakkında düşündüklerini asla söylemezler".
"Davet edilmeyi talep etmeyen kimseyi gelip beni görmeye davet etmeyeceğimin anlaşılmasını dilerim..."
"İsterseniz kütüphanelerinizi kilitleyin ama zihnimin özgürlüğünü kilitleyebileceğiniz hiçbir kapı, kilit, sürgü yoktur."
"Kadının varlığına katlanamayan zihniyet; elbette onun yazmasına, okumasına, düşünmesine de karşıdır.."
Spoiler içeriyor
güzeldi basroller çok yakışıyor ve gerçek hayatta da evliler🥹.diger askerlerin de se-riyle arkadaşlığı çok güzeldi.jeong hyeok daha fazla gulmeliydi gamzeleri çok güzel.Bir de bir spoiler vereceğim ama Gu Seung jun u neden öldürdünüz😭çok tatlı bir egosu vardı Dan ile çok…devamıgüzeldi basroller çok yakışıyor ve gerçek hayatta da evliler🥹.diger askerlerin de se-riyle arkadaşlığı çok güzeldi.jeong hyeok daha fazla gulmeliydi gamzeleri çok güzel.Bir de bir spoiler vereceğim ama Gu Seung jun u neden öldürdünüz😭çok tatlı bir egosu vardı Dan ile çok yakışıyorlardi
Sinemada izledim. Bu filmin konusunun diğer filmlerden çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Başta oyunculara karşı ön yargılı olsam da gerçekten çok iyi oynamışlar. Buram buram bir korku filmi olduğunu da düşünmüyorum; sadece birkaç sahnede irkildim. Bana göre daha çok gerilim türündeydi.…devamıSinemada izledim. Bu filmin konusunun diğer filmlerden çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Başta oyunculara karşı ön yargılı olsam da gerçekten çok iyi oynamışlar. Buram buram bir korku filmi olduğunu da düşünmüyorum; sadece birkaç sahnede irkildim. Bana göre daha çok gerilim türündeydi. Filmin sonu da tahmin ettiğim gibi oldu. Genel olarak ortalama bir filmdi.
Aslında filmine gitmek istemiştim ama gidemedim. Keşke gitseymişim diyorum. Gerçekten güzel bir film olmuş. Oyuncu Jaafar Jackson mükemmel oynamış. Onun dışında, filmin sonunda Michael'ın ölümünü de görmek isterdim. Genel olarak güzel keyifle izlenen bir filmdi.
Avusturyalı yazar Stefan Zweig tarafından 1920 yılında yayımlanan psikolojik kısa öykü eseri. Birinci Dünya Savaşı sırasında askere alınmamak için eşi Paula ile birlikte İsviçre’ye kaçan Ferdinand, uzun zamandır endişeyle beklediği celp kâğıdını nihayet teslim alır. Zarfın eline ulaştığı andan itibaren…devamıAvusturyalı yazar Stefan Zweig tarafından 1920 yılında yayımlanan psikolojik kısa öykü eseri.
Birinci Dünya Savaşı sırasında askere alınmamak için eşi Paula ile birlikte İsviçre’ye kaçan Ferdinand, uzun zamandır endişeyle beklediği celp kâğıdını nihayet teslim alır. Zarfın eline ulaştığı andan itibaren insan iradesi, bireysel özgürlük, gitmesini istemeyen eşine karşı sorumluluğu ile vatanına (Almanya) duyduğu bağlılık, devlet otoritesi karşısında bireyin çaresizliği ve askerlik görevine ilişkin hissettiği “mecburiyet” duygusu arasında sıkışıp kalan Ferdinand, derin bir ruhsal bunalıma sürüklenir. Vereceği karar ise yalnızca geleceğini değil, geçmişini ve yaşamını da yeniden sorgulamasına neden olacaktır.
Yazarımız Stefan Zweig, Birinci Dünya Savaşı'nın ilk yıllarında memleketi Avusturya’nın (o dönemki adıyla Avusturya-Macaristan İmparatorluğu) savaşa katılımını desteklemiş olsa da, savaşın yol açtığı yıkıma ve insani felaketlere tanıklık ettikten sonra düşüncelerinde önemli bir değişim yaşamıştır. Tıpkı Ferdinand gibi İsviçre’ye taşınan Zweig, bu eserinde bireyin vicdanı ile devletin talepleri arasında sıkışıp kalışını son derece etkileyici ve insani bir dille ele almaktadır. Bu açıdan bakıldığında, Zweig'ın Ferdinand üzerinden kendi hikayesini aktardığı pekala iddia edilebilir.
Mecburiyet, yalnızca savaş döneminde geçen bir hikâye değil; aynı zamanda özgür irade, ahlaki sorumluluk ve bireyin otorite karşısındaki konumuna dair evrensel sorular soran güçlü bir psikolojik anlatıdır.
Biri soğuk kahve biskolata eşliğinde yatarak mbl oynucakmış benim coğrafya çalışmam lzm ühühühğğ Bi bitsin sınav bi sürü dizi izlicem oyun oynucam stresi bırakcam yan gelip yatcam oh miss o vakte dek wörk wörk
benim için sıradan bir romantik komedi ya da dramdan çok daha fazlası oldu.Kusurlarıyla yaşamaya çalışan insanların birbirine nasıl tutunabildiğini nasıl birbirini iyileştirdiğini iyi geldiğini görüyoruz filmde Karakterlerin mükemmel olmaması ve kendi sorunlarıyla mücadele etmeleri hikâyeyi gerçekçi kılıyor. Film, hayat planladığımız…devamıbenim için sıradan bir romantik komedi ya da dramdan çok daha fazlası oldu.Kusurlarıyla yaşamaya çalışan insanların birbirine nasıl tutunabildiğini nasıl birbirini iyileştirdiğini iyi geldiğini görüyoruz filmde
Karakterlerin mükemmel olmaması ve kendi sorunlarıyla mücadele etmeleri hikâyeyi gerçekçi kılıyor.
Film, hayat planladığımız gibi gitmese bile beklenmedik yerlerde umut bulabileceğimizi hatırlatıyor. Hüzünlü, komik ve umut dolu bir hikâye arayanlara tavsiye ederim.