"Halk, onun her zaman var olduğuna ve hiçbir zaman ölmeyeceğine o kadar alışmıştı ki, öldüğünde bile buna inanmak için kendi gözleriyle görmeleri gerekiyordu."
Bir salgın filmi olması bakımından pek ilgi çekici bir film değildi yüzeysel ve basite kaçılmis bir film izlenimi bıraktı bende.Bu tarz filmlerin olmazsa olmazı mantık hatası bu filmde de var ve oldukça çok yerde göze çarpıyor öte yandan filmden gerilim…devamıBir salgın filmi olması bakımından pek ilgi çekici bir film değildi yüzeysel ve basite kaçılmis bir film izlenimi bıraktı bende.Bu tarz filmlerin olmazsa olmazı mantık hatası bu filmde de var ve oldukça çok yerde göze çarpıyor öte yandan filmden gerilim hissi bana pek geçmedi kimi sahneleri kendimce tiye bile aldım -bu yönüyle eğlendiriciydi de aslında- özetle vasati aşamayan bir film seyir zevki ise eh işte kıvamında.
●Biraz klasik bir film diyebilirim aslında. Yani aile içi şiddet ve bu şiddetten etkilenen gençler var, gençlik aşkı, sonrasında gelen ilişkiler, aşklar var. Kimseye bağlanmayıp en sonunda birine tutulan erkek modeli ve aynı modelin içinde bulunan çok seven ama kendini…devamı●Biraz klasik bir film diyebilirim aslında. Yani aile içi şiddet ve bu şiddetten etkilenen gençler var, gençlik aşkı, sonrasında gelen ilişkiler, aşklar var. Kimseye bağlanmayıp en sonunda birine tutulan erkek modeli ve aynı modelin içinde bulunan çok seven ama kendini kaybedince sevdiğine zarar verme özellikleri var ve büyük tesadüfler...
Yani aslında tam bir Türk filmi/dizisi gibi geldi bana ama tabii kötüydü demiyorum, elbette izlenebilir düzeyde.
Bu arada sevdiğin ve nefret etmeden ayrıldığın ya da ayrılmak zorunda kaldığın insana yıllar sonra hayatında sevdiğin başka biri varken denk gelmek garip bir durum gerçekten.
İnsan ya hâlâ seviyordur onu ya da yeniden sever sanırım. Kaçınılmaz bir durum gibi bu.
21 Eylül Pazartesi-2026
25 sene sonra devam edeceğini duyunca sevinçten havalara uçtuğumuz dizinin finali böyle olmamalıydı. David Lynch baba deneysel sinemanın dibine vurmuş ve ortaya ne olduğu belli olmayan bir şey çıkmış. "Abi metaforlar, sembolizm, sürreal sinema" falan diye kafa ütüleyenlere "aynen kardeşim"…devamı25 sene sonra devam edeceğini duyunca sevinçten havalara uçtuğumuz dizinin finali böyle olmamalıydı. David Lynch baba deneysel sinemanın dibine vurmuş ve ortaya ne olduğu belli olmayan bir şey çıkmış. "Abi metaforlar, sembolizm, sürreal sinema" falan diye kafa ütüleyenlere "aynen kardeşim" diyip kendinize izleyecek başka bir şey aramaya başlayabilirsiniz. Twin Peaks de ilk iki sezonuyla hatıralarınızdaki müstesna yerini korumuş olur.
Netflix ve Stranger Things vari filmleri hiç sevmiyorum abi ya. Hadi bunu bir kenara koyalım bu kadar güzel konu bu kadar kötü aktarılır mı? 6 ila 6.5 arası bir şey verilir o da görsel efektler ve ortam için. İzlerken sıkılır…devamıNetflix ve Stranger Things vari filmleri hiç sevmiyorum abi ya. Hadi bunu bir kenara koyalım bu kadar güzel konu bu kadar kötü aktarılır mı? 6 ila 6.5 arası bir şey verilir o da görsel efektler ve ortam için. İzlerken sıkılır mısınız asla çünkü prehistorik dönem, o yeşillikler bayağı güzel görünüyordu. Her neyse zamansal paradox işi olduğu için yine de keyif verdi. ⭐⭐⭐
İzlemekte çok geç kaldığım ve ilk sezonuna hayran olduğum bir dizi. Dizinin 30 bölümü 14 farklı yönetmen tarafından yönetilmiştir. David Lynch sanılanın aksine dizinin tamamını değil yalnızca 6 bölümünü yönetmiştir. Zaten daha önce Lynch ustanın diğer yapımlarını izlemiş biriyseniz, diziyi…devamıİzlemekte çok geç kaldığım ve ilk sezonuna hayran olduğum bir dizi.
Dizinin 30 bölümü 14 farklı yönetmen tarafından yönetilmiştir. David Lynch sanılanın aksine dizinin tamamını değil yalnızca 6 bölümünü yönetmiştir. Zaten daha önce Lynch ustanın diğer yapımlarını izlemiş biriyseniz, diziyi izlerken kendisinin yönettiği bölümleri hemen anlayabiliyorsunuz. Kendisinin yönettiği bölümler, ki hangileri olduğunu imdb'den öğrenebilirsiniz, daha durağan ancak insanı içine daha çok çeken ve bir tık beyin yakan tarzdadır. Diyaloglar daha ilginç hatta yer yer absürttür.
İkinci sezon tempo düşer ve 10 bölümde anlatılacak hikaye 22 bölümde sakız gibi uzatılarak anlatılır. Yine de şans verilmeli diyorum.
Bunları tecrübelerimden yola çıkarak söylüyorum; kınamayın arkadaşlar yada küçümsemeyin, bununla hayatta çıkmam yada bunu hayatta giymem, kullanmam, standartlarım var altına düşemem demeyin, söylediğiniz şeylerin enerjisi var, bi şekilde o kötü bulduğunuz şeyler gelip sizi buluyor ve elinizden bi şey gelmiyor.
Bu yıl izlediğim en iyi dizi olan Black Sails’i bitirdim. Neden underrated diziler arasında anıldığını artık anlıyorum. Karakterleri, kurduğu korsan dünyası, atmosferi ve prodüksiyon tasarımıyla çok iyi bir diziydi. Tarihsel dönem dizilerini oldum olası severim; Black Sails artık sevdiklerim arasında.…devamıBu yıl izlediğim en iyi dizi olan Black Sails’i bitirdim. Neden underrated diziler arasında anıldığını artık anlıyorum. Karakterleri, kurduğu korsan dünyası, atmosferi ve prodüksiyon tasarımıyla çok iyi bir diziydi. Tarihsel dönem dizilerini oldum olası severim; Black Sails artık sevdiklerim arasında.
Dizinin Define Adası’ndan önce geçen bir hikâye olması da benim için ayrıca keyifliydi. Diziyi bitirdikten sonra Robert Louis Stevenson’ın Define Adası’nı tam metin olarak yeniden okuma isteğim iyice arttı. İlk fırsatta tekrar okumayı planlıyorum.
Araştırırken, Define Adası’nın farklı yazarlar tarafından devam ettirilen Türkçe çevrileride olan kitaplarına da denk geldim. Onları da oldukça merak ediyorum. Black Sails’in ardından korsan edebiyatına biraz daha dalacak gibi görünüyorum.
Dürüst olmak gerekirse ilk duyduğum andan itibaren çok ön yargılıydım çünkü insanı çok geren bir dizi olduğunu düşünmüştüm. İzledikten sonra da bu konuda haklı olduğumu anladım. Tabii ki bir yandan diziyi beğendim çünkü oyunculuklar hem çok iyiydi, hem de kendini…devamıDürüst olmak gerekirse ilk duyduğum andan itibaren çok ön yargılıydım çünkü insanı çok geren bir dizi olduğunu düşünmüştüm. İzledikten sonra da bu konuda haklı olduğumu anladım. Tabii ki bir yandan diziyi beğendim çünkü oyunculuklar hem çok iyiydi, hem de kendini çok izlettiren bir diziydi.
Bana kalırsa her karakterin bir hatası var. Funda’nın kendince “aklımda kalacağına gözümün önünde olsun ki kontrol edebileyim” mantığına girmesi, İlker’in ilk başta dürüst olup sonra saçmalaması ve tamamen cinsellikle hareket etmesi, zaten Nazlı’yı söylemiyorum bile. Sonu çok özellikle çok saçmaydı ama en azından devamının geleceğini anlıyoruz. Bu dizide olan Emre’ye oldu ve en çok üzüldüğüm kişi oydu.
Yani özetle izlerken binlerce zırvalık göreceksiniz ama değişiklik olsun izlerim diyorsanız izleyebilirsiniz.
Not: İzlerken siniriniz bozulabilir 🫠