Yuuki Tabata'nın "Black Clover" adlı eseri, 11 yıllık yayın hayatının ardından bugün sona erdi. Anime'nin 2. Sezonu Hazırlık Aşamasında Manga serisinin 24 milyon kopyası piyasada. paylaşan: @rosa
"Link Click" 3. Sezon (Part 1) 2026 Yazında başlayacağı resmi olarak duyuruldu ! Dizinin 5. yıl dönümüne özel yeni bir görsel de yayınlandı! paylaşan: @rosa
doğru bildiğim her şeyin yanlış çıkmasına alıştım bunun yükünü çoğu zaman taşıyamıyorum. küçük çocuk gibi odanın bi köşesinde sessizca ağlıyorum, eskiden üzgün olduğum zamanlar insanlardan kaçardım kendi kabuğuma çekilirdim şimdiyse en ufak bi şeye üzülsem gözlerim doluyor birilerine bahsediyorum çünkü…devamıdoğru bildiğim her şeyin yanlış çıkmasına alıştım bunun yükünü çoğu zaman taşıyamıyorum. küçük çocuk gibi odanın bi köşesinde sessizca ağlıyorum, eskiden üzgün olduğum zamanlar insanlardan kaçardım kendi kabuğuma çekilirdim şimdiyse en ufak bi şeye üzülsem gözlerim doluyor birilerine bahsediyorum çünkü beni yaşıyomuş gibi hissettiren tek şey içimdeki o bitmeyen acı. öylesine yaşarken hala birilerine iyi gelmeye çalışmak ama herkese daha çok zarar vermek benim varlığımın sebebi. istemeden yada isteyerek çoğu şeyi mahvettim özür dilerim. artık çoğu şeyi bilmiyorum biri nasıl sevilir birine nasıl güvenilir bilmiyorum abi, küçük aptal bi çocuktan farkım yok tek becerim zamansız ağlamalarim, bitmek bilmeyen hüznüm. olmak istemediğim birine dönüştüm ve çoğu şeyimi kaybettim, hisler konuşmayı bilmediğim diller gibi şimdi. neyi neden yaptığımı bu kadar sorgulayan insanlara karşın hiçbir şeyi merak etmiyorum neyi neden yaptığımı bilmiyorum kaybolmuş hissediyorum. evinden kovulmuş sokakta yaşamayı öğrenen köpek gibiyim, başımı okşayanı ev zannediyorum.
keşke evler sadece 4 duvardan ibaret olsaydı..
"Baban başkalarına sert davranırdı. annen ise başkalarının acılarını paylaşırdı. Günün birinde sana kalan o sertliği kendine yönelttin. Baban gibi çektiren de annen gibi çeken de sen oldun."
Avrupa sinemasındaki imdb puanlarını biraz abartılı bulduğumdandır ki filmi açarken pek de fazla beklentim yoktu.Sıradan bir savaş filmi izleyeceğimi sanıyordum.Bir kere olay savaşın kanlı ve çetin atmosferinde geçse bile ana fikir bundan ibaret değil.Sıradan savaştan kaçan bir asker şans eseri…devamıAvrupa sinemasındaki imdb puanlarını biraz abartılı bulduğumdandır ki filmi açarken pek de fazla beklentim yoktu.Sıradan bir savaş filmi izleyeceğimi sanıyordum.Bir kere olay savaşın kanlı ve çetin atmosferinde geçse bile ana fikir bundan ibaret değil.Sıradan savaştan kaçan bir asker şans eseri bir yüzbaşı forması buluyor sonra da onu giyerek bir nazi yüzbaşısı gibi davranıyor.Kanun yok, hukuk yok, safi güç sarhoşluğu…Sonuç olarak ana fikir kontrolsüz güç güç değildir :)
Siyah beyaz olması farklı geldi konu da ilginç ilerliyor savaş filmlerini sevenler için alternatif olabilir.Bir kaç +18 görüntü içerir uyarayım.Beklentimin üstünde diyebilirim 6.5 /10
Her sahnesinde farklı bir duygu yeşerten müthiş yoğun bir filmdi. Filmde baba figürü sürekli “yok”. Fiziksel olarak yok,dayanak olarak yok,oğlunun ölümünde yok. Bu da Hamlet oyunundaki kaybolmuş baba figürüyle(hayalet),eksiklik,yetememezlik hisleriyle paralel işlenmiş.Yani gerçekte Shakespeare oğlunu kaybetmişken “Hamnet”’te Hamlet babasını kaybeder.…devamıHer sahnesinde farklı bir duygu yeşerten müthiş yoğun bir filmdi. Filmde baba figürü sürekli “yok”. Fiziksel olarak yok,dayanak olarak yok,oğlunun ölümünde yok. Bu da Hamlet oyunundaki kaybolmuş baba figürüyle(hayalet),eksiklik,yetememezlik hisleriyle paralel işlenmiş.Yani gerçekte Shakespeare oğlunu kaybetmişken “Hamnet”’te Hamlet babasını kaybeder.
Filmde özellikle dikkatimi çeken işleyişlerden bir tanesi Judith ve Hamnet’in arasındaki bağ. Bazı sahnelerde Judith ve Hamnet’in hareketleri paralel işlenmiş. Bu, ikizler arasındaki görünmez,güçlü ve içten bağı temsil ediyor
Ölüm sahnesine doğru ise bu paralel sahneler azalıyor ve iki ayrı birey olarak işleniyor.Bu ise birinin ölümüyle bu bağın tabiri caizse dümensiz kalmasını,kopmasını anlatıyor.
Agnes yasını alışagelmiş sekliyle bedensel ve doğrudan yaşarken,Shakespeare yasını çoğunluğun belki de absürt bulacağı şekilde dolaylı ve zihinsel yaşıyor. Bu yüzden Hamlet, yalnızca bir sanat hikâyesi değil; aynı zamanda bir babanın yasını işleme biçimi.
"Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar."