"Dün ve yarın birlikte anlaşmışlar; Dün anılarıyla beni aldattı Yarın ise verdiği sözlerle uyuttu beni Gözlerimi açtığımda bugün bitmişti" Albert Camus
Hayatın anlamsizliginda biri için çabalama isteği var içimde. Yani ulaşma amacindan bağımsız. Bir yolu olmalı insanın anlam katarak yürüyebildiği , bir gaye , bir ideal....
Kalmadı artık direncim Siyahlara bürünmüşüm görünmemek için Bir iz bırakmak isterdim, ölümün gelmesi için Uyku acıyı dindiren bir illüzyonmuş Sanmıştım ki kalbime bir neşe konmuş Çocukken asla düşünmezdim, yaşamak ne kadar da zormuş Geleceğe dair korkularım, kendi içimde yaptığım sorgularım…devamıKalmadı artık direncim
Siyahlara bürünmüşüm görünmemek için
Bir iz bırakmak isterdim,
ölümün gelmesi için
Uyku acıyı dindiren bir illüzyonmuş
Sanmıştım ki kalbime bir neşe konmuş
Çocukken asla düşünmezdim,
yaşamak ne kadar da zormuş
Geleceğe dair korkularım,
kendi içimde yaptığım sorgularım
Dayanamıyorum daha fazla,
kaldıramıyorum ben asla
Kimse duymasın isterdim,
eğer bir gün ağlamayı başarsaydım
Dayanamıyorum daha fazla,
kaldıramıyorum ben asla
Ne kadar denesem de değişmeyi,
yeğliyorum geri çekilmeyi
Dayanamıyorum daha fazla,
kaldıramıyorum ben asla
Saklıyorum kalbimdeki çürükleri,
bedenimse ölümü benimsedi
Bilim kurgudan ziyade Robert Ford ve William-Mib arasındaki çatışmayı sembolik ve teolojik anlamda izlemek daha çok keyif veriyor. Diğer sezonlarda sığ bir yapay zeka vs insan formatına dönmüş olsa da Hopkins ve Ed Harris hayrına izlenmeyi hak ediyor.
Bazen insan, tam sona yaklaşırken kendini yeniden bulur. Bir ev yapılırken aslında yarım kalmış bir hayat, kırılmış bağlar ve ertelenmiş sevgiler de onarılıyordu.Hüzünlü ama çok güzel bir filmdir şiddetle tavsiye ediyorum.
Beni pek etkilemedi ama hiç yoktan iyidir. Kötü bir film değildi. Türk yapımı olduğu için yüksek beklentilerim yoktu ama ne berbat ne de harika; ortalama bir filmdi. Komedi kısmı iyiydi. Bunun dışında, tam olarak benim tarzım bir film değil. İzlemek…devamıBeni pek etkilemedi ama hiç yoktan iyidir. Kötü bir film değildi. Türk yapımı olduğu için yüksek beklentilerim yoktu ama ne berbat ne de harika; ortalama bir filmdi. Komedi kısmı iyiydi. Bunun dışında, tam olarak benim tarzım bir film değil. İzlemek isteyen herkese tavsiye ederim. Yorumlara dayanarak izledim. O kadar da muhteşem değil. Bir noktada neredeyse kapatacaktım. Neyse, genel olarak film fena değil.
Sevgili Suikastçım'ı izledim ve gerçekten hoşuma gitti🥰🥰 Aksiyon sahneleri bence 10/10'du, hiç sıkmadı. Romantizm tarafı da oldukça iyiydi, 9/10 veririm. Film boyunca karakterlerin arasındaki bağ güzel işlenmişti😊 Finali büyük ölçüde tahmin etmiştim ve beklediğim gibi çıktı ama bir karakter konusunda…devamıSevgili Suikastçım'ı izledim ve gerçekten hoşuma gitti🥰🥰 Aksiyon sahneleri bence 10/10'du, hiç sıkmadı. Romantizm tarafı da oldukça iyiydi, 9/10 veririm. Film boyunca karakterlerin arasındaki bağ güzel işlenmişti😊 Finali büyük ölçüde tahmin etmiştim ve beklediğim gibi çıktı ama bir karakter konusunda tamamen ters köşe oldum. O karakterin yaptığı şey hem çok üzdü hem de gururlandırdı. Bu yüzden final benim için duygusal geçti. Aksiyon ve romantizmi birlikte sevenler için güzel bir film olduğunu düşünüyorum.
Pran'ın yaptıkları çok gururlandırıcıydı🤗 Lhan'ın hırsına ve öfkeli tarafına tutuldum😌 Ama benim için M, başımın tacıydı👑 Tüm duygusal ağırlıkları o taşıdı M' nin fedakarlıkları hikayeyi baya taşıdı.
Çok beğendim , müzikleride harika👍🏻 Yine olsa yine izlerim. Değerr💯
Sadakat aşktan daha önemlidir - Hürrem Queen’in sözüyle incelemeye başlıyorum. Senelerdir bu filmi erteliyordum sonunda izledim. Açıkçası hiç böyle bir film beklemiyordum. Daha çok “500 Days Of Summer” havasında bir his veriyordu bana hep. Film de oyuncular gerçekten zirveye çıkmış…devamıSadakat aşktan daha önemlidir - Hürrem Queen’in sözüyle incelemeye başlıyorum.
Senelerdir bu filmi erteliyordum sonunda izledim. Açıkçası hiç böyle bir film beklemiyordum. Daha çok “500 Days Of Summer” havasında bir his veriyordu bana hep.
Film de oyuncular gerçekten zirveye çıkmış hepsi harika oynuyor. Bu kadar diyaloğu olan bir filmin bu kadar yağ gibi akması gerçekten şaşırtıcı. Zaman atlamaları bazen ne oluyor diyor ama dikkatli izleyen biriyseniz sizi çok etkilemeyecektir. Aşk, ihtiras, güven, mutluluk, cinsellik ve dahasına değinen film insanı hayvandan ayıranın irade ve dürüstlük olduğu mesajını en sonda veriyor. Bunu bazen mantık dışı bazen abartı ve kim kime dum duma şeklinde verse ve bazen bu hangi gündüz kuşağı Türk dizisi dedirtse de oyunculuklar, mantıklı diyaloglar ve felsefik yapısıyla dizilerin 10 sezonda izlediğini 2 saatte daha kaliteli bir şekilde seyirciye aktarıyor.
Filmi izlerken açıkçası dualar ettim “umarım böyle bir şey başıma gelmez…kimsenin başına gelmesin 🙏“
Şimdi bazı replikler üzerinden size filmi yorumlayacağım;
🌸REPLİK ANALİZİ🌸
“Bir sürü üzgün yabancı güzel bir şekilde fotoğraflanmış ve sanattan anlayan tüm görkemli gerizekalılar bunun güzel olduğunu söylüyor, çünkü görmek istedikleri şey bu. Ama fotoğraflardaki insanlar üzgün ve yalnız. Ancak resimler dünyanın güzel görünmesini sağlıyor. Böylece bunu bir yalan haline getiren sergi endişeleri gideriyor. Ve herkes büyük yalanlardan hoşlanır”
- Bu filmde ki en sevdiğim repliklerden. 2004 senesinden günümüzün önemli yanılgılarından birine harika bir yorum. Hepimiz sosyal medyada bir şeyler paylaşıyoruz ama o paylaşımların ardındakini kimse bilmiyor. Bir başka zamanda bir kimse de gördüğümüz mutlu yalanı arzuluyoruz. Hayat fotoğraflarda değil de biraz amiyane rap vari bir tabirle “hayat sokaklarda”
“-Siz kadınlar bize kendinizden hiçbir şey vermez misiniz? Bizi sevmediğiniz, arzulamadığınız hatta hoşlanmadığınız için kazandığınızı mı sanıyorsunuz? +Bu bir savaş değil”
- Kadın ya da erkek fark etmeksizin gerçekten günümüzde en çok olan şey bu. Film buna savaş diyor ben ise ilişki satrancı diye adlandırıyorum. Böyle bir ilişki kesinlikle istemiyorum. İnsan kendini bağlanma olarak elbet korumalı ancak bu bu psikoloji içerisinde olmamalı. Yoksa yaşanılan şey ilişki değil elbet sona erecek bir muhabbet olur.
“Sevgin nerede? Göremiyorum. Dokunamıyorum. Hissedemiyorum. Duyabiliyorum. Bazı kelimeler duyabiliyorum ama bu basit kelimelerle bir şey yapamıyorum.”
-Bu repliği film üzerinden yorumlarsak Alice ve Dan ikisi de iki ucu boklu değnek. Birbirleriyle uzun zamandır bir ilişki içerisindeler hisler var lakin birbirlerine en başından beri herhangi bir güven yok. Herhangi bir sınırda yok. Larry’nin birine kız diğerine çocuk diye hitabı da tam olarak doğru kısaca. Bir ilişki inşa etmeye hiçbir zaman çalışmadılar. Sadece oldu.
-Filmle ilgili değil de direkt repliğin kendini yorumlarsak da açıkçası oldukça çarpıcı bir replik. Sevgi sadece bir şeyler söylenerek olmaz. Kastedilen de temas değil sadece bir mecaz. Bir şeyler yapmak gerekir. Yani davranış yani icraat. Seviyorum denilerek olmaz göstermek gerekir. İnsanlar hatırlanmak ister, görülmek ister, düşünülmek ister. Sevgi emek ister. Anlaşılmak ister empati ister. Duygusal olarak kendini açmayı gerektirir. Bu da hatta bana filmde ki “neden seni sevmeme izin vermiyorsun” repliğini hatırlattı. Yani anlatılan sevgi duygusal mesafe. En başından beri de Dan ile Alice arasında olan buydu. Alice çok denedi…(gerçi o da hatalıydı tabi böyle dememden hatasız sanmayın filmde herkes kahpe)
👿Aldatılmak Hakkında:👿
Filmde aldatıldığını öğrenen taraf her zaman detayları öğrenmek istiyor. Bunu gerçekçi buldum. Çünkü ne zaman ceketimi alıp giderdim desekte o gerçeği bilmek istiyoruz. Bunun sebebini bende bilmiyorum. Bu nedenle biraz kafa yordum ve de araştırdım. Detayları aşağıda;
- Beynimizin gerçeklik algısı sarsılıyor ve o “travmayı” yaşıyoruz aslında. Yaşadığımız ilişki gerçek miydi? Beni gerçekten sevdi mi? Bu sorulara cevap arıyoruz. Gerçekliği kontrol altına alarak beyin kendini korumaya çalışıyor. Bu basit görünse de önemli bir kendini koruma mekanizması. Aynı zamanda da kişi kendini karşılaştırıyor çünkü o “yetersiz miydim” hissini üstünden atmaya çalışıyor. Kısaca hem beynin kendini koruması hem kontrolü eline alma hem de özgüvenini kaybetmemeye çalışmak.
Peki insanlar neden aldatmak gibi bir yanlış yaptıklarında yalan söylemek yerine doğruyu söyler?
- Bu aslında birçok nedeni olan bir konu ancak ben şu kısma değineyim. Vicdanını hafifletmek. Aldatan taraf suçunu paylaşınca suçlu ve kötü hissediyor. Bu da vicdani yükünü hafifletiyor.
Peki insanlar neden aldatıldığını bilmek ister?
-Çünkü belirsizlik hissi gerçeğin ağırlığından daha kötüdür. Zamanla insanı yıpratır. Bu belirsizlik hissini bildiğinizi düşünüyorum. Beyin gerçeği öğrenmek ister bir yalanla yaşamak o gerçeklik algısının kaybına neden olur. Seçimlerin bizim elimizde olmadığı bir hayat.
💆🏻♂️Sonuç💆🏻♂️
Film izlenir mi? Kesinlikle izlenir ancak yanınızda biriyle izlemeyin filmi ortasında durdurup kavga edebilirsiniz. Film de haklı bir taraf var mı? Hayır filmde haklı bir taraf ve mutlu ya da doğru bir ilişki yok. Film size yanlışları anlatıyor. Peki doğrusu ne? Onu da artık başka bir film yorumunda kendi fikirlerimle paylaşırım.