Geçmiyor yare sözümüz Böyleymiş kara yazımız.. Ben son bölümde ağlarım belki, diye izledim. Çünkü finaller ağlatırdı genelde. Yok yok. İnsanın içten şekilde ağlayası gelmeyince olmuyor.
Bir kadın var ve bir adam. Ne birlikte yapabiliyorlar ne de ayrı. İlişkilerin inişleri ve çıkışları gösterilmiş. Sevmek bazen tek başına yeterli olmuyo mesela. Yani eh işte bi film bence.
👰🏻🛩️🫧🤵🏻 Yaşar Efendi ve beş kızı... Erkek beklediği için isimlerini erkek ismi koymasına rağmen beş kızı olan Yaşar Efendi, evlerinin bodrum katında marangozluk yapmaktadır. Beş kızından üçü gönüllerini başkasına kaptırıp evlenmek ister fakat Yaşar Efendi belli sebeplerle bu evlilikleri onaylamaz.…devamı👰🏻🛩️🫧🤵🏻
Yaşar Efendi ve beş kızı...
Erkek beklediği için isimlerini erkek ismi koymasına rağmen beş kızı olan Yaşar Efendi, evlerinin bodrum katında marangozluk yapmaktadır. Beş kızından üçü gönüllerini başkasına kaptırıp evlenmek ister fakat Yaşar Efendi belli sebeplerle bu evlilikleri onaylamaz. Yine de kızlar anneleri Nezaket Hanımla birlikte Yaşar Efendi'yi kandırırlar ve evlenirler. Peki bu işin sonunda bu güzel aileyi neler beklemektedir?
Yine önceden yarım yamalak izlediğim bir Yeşilçam filmi.
Bu sefer baştan sona izledim ve yine hayran kaldım. Her şeyiyle o sıcaklığı hissettiren bir filmdi benim için. Aile olmayı, dürüst çalışmayı ve sevgiyi çok güzel bir şekilde gösterdi.
Sadece kızların bazı hareketleri, özellikle babalarına karşı olan, beni üzdü. Onun dışında mükemmeldi.
Hayvan Çiftliği’ni okuduğumda değişmeyen tek bir şey gözüme çarptı...Kim olursa olsun, birinin eline sınırsız yetki verdiğinizde yapacağı ilk iş, o yetkiyi kendi konforu için kullanmak oluyor. İster insan olsun ister kitapta olduğu gibi bir domuz; güç denetlenmediği sürece yozlaşmaya mahkûm.…devamıHayvan Çiftliği’ni okuduğumda değişmeyen tek bir şey gözüme çarptı...Kim olursa olsun, birinin eline sınırsız yetki verdiğinizde yapacağı ilk iş, o yetkiyi kendi konforu için kullanmak oluyor. İster insan olsun ister kitapta olduğu gibi bir domuz; güç denetlenmediği sürece yozlaşmaya mahkûm.
Kitabın başında hayvanlar, o çok hayalini kurdukları özgürlük ve eşitlik için ayaklandıklarında her şey ne kadar umut doluydu, değil mi? Ama o meşhur 7 kuralın, yöneticilerin işine gelmediği noktada nasıl sinsice esnetildiğini izlemek aslında en büyük hayal kırıklığı. “Yatakta yatamaz” kuralının bir gece yarısı “çarşaflı yatakta yatamaz”a dönüşmesi, sadece basit bir kelime oyunu değil; açık bir ikiyüzlülük ve asıl yozlaşmanın başladığı yerdi bana göre
İçimi en çok acıtan ise her zaman Boxer oldu. O saf, tertemiz niyetli ve çalışkan dev... “Napolyon her zaman haklıdır” derken aslında ne kadar büyük bir trajediye imza attığını fark etmiyor bile. Boxer, bugün de etrafımızda gördüğümüz, sorgulamayı unutup lidere körü körüne bağlanan o kitlelerin en acı özeti gibi.
Ne yazık ki bu düzende en çok emek veren değil, sistemi en iyi manipüle eden kazanıyor. Burda aklıma Squealer geliyor Çünkü Napolyon’un gücü varsa, o gücü kitlelere "mantıklı" gösteren Squealer her zaman vardır.
Sonunda duvarda kalan o tek cümle her şeyi anlatmaya yetiyor:
“Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir.”
Aslında eşitlik söylemiyle yola çıkıp kendi aristokrasisini kuranların dünyasında, eğer sesimizi yükseltmezsek sadece efendilerin adı değişir. Jones yerine Napolyon gelir, maruz kaldığımız baskı ise hep aynı kalır .
Herkesin okuması gereken bir kitap bana göre.📖
#32 Ve 300. film Çok önceler izlediğimi hatırlıyorum ve tekrar izleme gereksinimi duydum, çünkü neredeyse hatırlamıyordum. Ve gerçekten Türkiye'nin gerilim konusunda başyapıt filmlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Çok güzel senaryoya sahip bir gerilim filmi. Detay vermeden hemen izlemenizi tavsiye ediyorum. Çetin…devamı#32
Ve 300. film
Çok önceler izlediğimi hatırlıyorum ve tekrar izleme gereksinimi duydum, çünkü neredeyse hatırlamıyordum. Ve gerçekten Türkiye'nin gerilim konusunda başyapıt filmlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Çok güzel senaryoya sahip bir gerilim filmi. Detay vermeden hemen izlemenizi tavsiye ediyorum.
Çetin Tekindor'un oyunculuğuna da deyinmek istiyorum. Muhteşem bir oyunculuk. Ve filmdeki rolünü o kadar başarılı oynamış ki gerçekten. İliklerime kadar o gerilimi hissettim. Bayıldımm. Oynadığı bir çok filmde başarılı zaten. Söylemeden geçmek istemedim.
10/10
Son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden biriydi. Toplumsal yaraların, ayrışmaların ve çatışmaların altında yatan gerçeğin, geçmiş travmaların tetiklenmesiyle ilgili olduğunu anladım. Bu travmalar, küçücük bir olayda bile birbirimize karşı kutuplaşmamıza neden olabiliyor. Hakaret filmi Lübnan toplumundaki hassas kimlikleri mükemmel bir…devamıSon zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden biriydi. Toplumsal yaraların, ayrışmaların ve çatışmaların altında yatan gerçeğin, geçmiş travmaların tetiklenmesiyle ilgili olduğunu anladım. Bu travmalar, küçücük bir olayda bile birbirimize karşı kutuplaşmamıza neden olabiliyor. Hakaret filmi Lübnan toplumundaki hassas kimlikleri mükemmel bir şekilde işlemiş. Özellikle final sahnesi çok anlamlıydı; toplum kendi arasındaki sorunu çözdüğünde yasaların pek de bir önemi kalmıyor.
Bu aralar örmek yani al eline ipi ör bir şey çok güzel geliyor arkadaşım da örüyor hatta battaniye,hırka filan da ördü de işte üşeniyorum git şu uzun iğnelerden al ip al gel öğrenmeye çalış bu sefer öğrensem ev ip dolcak…devamıBu aralar örmek yani al eline ipi ör bir şey çok güzel geliyor arkadaşım da örüyor hatta battaniye,hırka filan da ördü de işte üşeniyorum git şu uzun iğnelerden al ip al gel öğrenmeye çalış bu sefer öğrensem ev ip dolcak benden kopamayan yks biterse başlarız örgü işine bir hobi daha eklenir
Çocukluğumda aamir khan filmlerinin çoğunu izlemişimdir ama en etkileyici olanı ghajini ben çok severim her izlediğimde de farklı hissediyorum. Tavsiyemdir izlemeyenler yada unutanlar mutlaka izleyin... Çocukluğuma gittim.🥲🥲🥲