Bir âyet ne kadar korkutucu olabilir ki? De ki: “Ey kavmim! Elinizden gelen ne varsa yapın! Ben de yapacağım! İleride dünya yurdunun güzel akıbetinin kimin olacağını göreceksiniz. Şu muhakkak ki zalimler asla iflah olmazlar {En'am suresi 135}
Merhabalarrrrr 🌸 Baya uzun zamandır yoktum. İşler o kadar yoğun ki hiçbir şeye vaktim kalmıyor. Nasılsınız durumlar nasıl? Ben yokken var mı değişiklikler buraya baya yabancı kaldım gibi ama bu yaz bomba gibi dönmeyi düşünüyorum(dönemedi hahshshshhshs) Raf ile ilgili de…devamıMerhabalarrrrr 🌸
Baya uzun zamandır yoktum. İşler o kadar yoğun ki hiçbir şeye vaktim kalmıyor.
Nasılsınız durumlar nasıl? Ben yokken var mı değişiklikler buraya baya yabancı kaldım gibi ama bu yaz bomba gibi dönmeyi düşünüyorum(dönemedi hahshshshhshs) Raf ile ilgili de konuşabiliriz, kitap film dizi sohbetleri yapabiliriz ya da genel hayatı konuşabiliriz nasıl isterseniz 💖
Ada wongu görünce evde bağıra bağıra ADALAR SAHİLİİNNNDE BEKLİYORUMMMMMM HER SABAAAHH YOLLARRIIINI GÖZLÜYORUMMM dediğim için karım kızdı sizce haklı değil miyim puuu slxlsşsşw
Sonu farklıydı, hatta beğenmedim. Mads yine harikaydı. Polar filmine çok benzettim, olay örgüsü benzer sadece burada daha yumuşak yüzlü çizilmiş. Balkanların geleneklerinin konulmasına, kedilerimize ayrı yer verilmesine bayıldım. Mads Türk olsa bu kadar olur adam. Adamı çok güzel giydirmişler bir…devamıSonu farklıydı, hatta beğenmedim. Mads yine harikaydı. Polar filmine çok benzettim, olay örgüsü benzer sadece burada daha yumuşak yüzlü çizilmiş. Balkanların geleneklerinin konulmasına, kedilerimize ayrı yer verilmesine bayıldım. Mads Türk olsa bu kadar olur adam. Adamı çok güzel giydirmişler bir de:))🙃🙃
Televizyon programcısı Ali, sağlıklı yaşam önerileriyle tanınır. Fakat bir gün beyninde bir tümör olduğunu öğrenmesiyle hayata farklı bir gözle yaklaşmaya başlar. Bu süreçte tanıştığı hemşire Güneş, ona yeniden umut ve neşe getirecektir. Ayyy çok güzel bir romantik komediydi izlerken sıkılmadım…devamıTelevizyon programcısı Ali, sağlıklı yaşam önerileriyle tanınır. Fakat bir gün beyninde bir tümör olduğunu öğrenmesiyle hayata farklı bir gözle yaklaşmaya başlar. Bu süreçte tanıştığı hemşire Güneş, ona yeniden umut ve neşe getirecektir.
Ayyy çok güzel bir romantik komediydi izlerken sıkılmadım askine çok eğlendim eğlenceli ama aynı zamanda azıcık duygu barındıran bir film arıyorsanız kesinlikle izleyiiiinnn
6/10
O olmasaydı -ben- nasıl olur da özlemin, düşünmenin, fark etmenin, görmekten bile, elde etmekten bile tadlı olduğunu, dolgun ve sağlam olduğunu öğrenebilirdim... Tarık Buğra
Spoiler içeriyor
İlk bakışta romantik bir film ama aşkın dışında kayıp ve vedalaşma temalarını da içinde barındırıyor. Bugün izlediğiniz de bazı görsel efektler gözünüze kötü gelebilir, çok eski bir film olmasından kaynaklı ama vermek istediği duyguları sonuna kadar verebilen bir yapımdır. Hikayeden…devamıİlk bakışta romantik bir film ama aşkın dışında kayıp ve vedalaşma temalarını da içinde barındırıyor. Bugün izlediğiniz de bazı görsel efektler gözünüze kötü gelebilir, çok eski bir film olmasından kaynaklı ama vermek istediği duyguları sonuna kadar verebilen bir yapımdır. Hikayeden çok da spoiler vermeden bahsedecek olursak birbirini çok seven bir çiftimiz var çiftimizden erkek olanı başına gelen bir olaydan ötürü ölüyor ama sevdiği kadının çevresinden ruhu ayrılamıyor. Filmde çiftimizin bir çömlek sahnesi var ki aslında çok meşhurdur gene aynı şekilde çok da meşhur bir şarkı çalar arka fonda. Filmi ortaokul zamanlarımda izlediğimde filmde henüz kendisi de daha çok genç olan Demi Moore hanıma bir inceden aşık olduğumuda söylemeden geçemeyeceğim. Filmin ilerleyen dakikalarında birde medyum karakterimiz katılıyor o da komedi kısmını yüklenip renk katıyor. Eğer sakin sakin izleyecek birşey arıyorsanız güleyim,duygulanayım diyorsanız bu filme de bakmanızı tavsiye ederim.
Nightcrawler, izledikten sonra üzerine düşündüren filmlerden biri. Özellikle medya etiği, hırs ve başarı takıntısı üzerine söyledikleri oldukça güçlü. Jake Gyllenhaal ise filmi sırtlayan isim Lou Bloom karakterini müthiş bir şekilde inandırıcı canlandırıyor. Buna karşılık filmin kusursuz olduğunu düşünmüyorum. Lou Bloom’un…devamıNightcrawler, izledikten sonra üzerine düşündüren filmlerden biri. Özellikle medya etiği, hırs ve başarı takıntısı üzerine söyledikleri oldukça güçlü. Jake Gyllenhaal ise filmi sırtlayan isim Lou Bloom karakterini müthiş bir şekilde inandırıcı canlandırıyor.
Buna karşılık filmin kusursuz olduğunu düşünmüyorum. Lou Bloom’un bazı konularda neredeyse hiç zorlanmadan başarılı olması yer yer gerçekçilik hissini zayıflatıyor. Yan karakterlerin çoğu da yeterince derinleşmiyor hikâye tamamen Lou’nun etrafında dönüyor.
7/10
Yani o kadar kötü bir anlatım ki hiç beğenmedim asla akıcı değil 15 sayfada bir uyuduğum için kitap 2 yıldır bitmiyor. Mesela A kişisinin konuşmasından bahsederken bir anda A kişinin karısını ve karısının sevmediği insanları falan anlatmaya başlıyor yazar. Tam…devamıYani o kadar kötü bir anlatım ki hiç beğenmedim asla akıcı değil 15 sayfada bir uyuduğum için kitap 2 yıldır bitmiyor. Mesela A kişisinin konuşmasından bahsederken bir anda A kişinin karısını ve karısının sevmediği insanları falan anlatmaya başlıyor yazar. Tam kitabın içine gömüleceğim alakasız bir anda kitabı bölüp daha alakasız şeyler yazıyor sırf bitsin diye okuyorum ama nerden bakılsa 2 yıla bitirecek gibi duruyorum gerçekten korkunç bir anlatım yapacak bir şey yok.
Hayatınızda ilk kez karşılaştığınız birine karşı aniden güçlü bir sevgi veya ilgi duyduğunuz oldu mu? Sanki çok önceden tanıyormuşsunuz hissi.. Aranızda muazzam bir bağ kurma potansiyeli gördüğünüz kuvvetli bir sezgi... Bu durumun aslında çok gerçekçi bir sebebi olduğunu söylesem? “Hiç…devamıHayatınızda ilk kez karşılaştığınız birine karşı aniden güçlü bir sevgi veya ilgi duyduğunuz oldu mu? Sanki çok önceden tanıyormuşsunuz hissi.. Aranızda muazzam bir bağ kurma potansiyeli gördüğünüz kuvvetli bir sezgi... Bu durumun aslında çok gerçekçi bir sebebi olduğunu söylesem?
“Hiç şüphesiz bedenler birbiriyle tanışıp kaynaştığı gibi, ruhlar da Allah sevgisiyle birbirlerini tanırlar ve severler. Zâhiren hiç karşılaşmamış, tanışmamış olsalar ve oturdukları yerler birbirinden çok uzak da olsa bu böyledir.”
(Târihu Dımeşk; Siyeru Â’lâmin-Nubelâ; Hilye)
Alimler ve arifler tarafından dile getirilen bu hikmetli söz, aslında Resulullah’ın ﷺ şu meşhur hadis-i şerifine yapılmış harika bir şerh niteliğindedir:
"Ruhlar, bir araya gelmiş topluluklar gibidir. Tanışıp uyuşanlar kaynaşır, tanışıp uyuşamayanlar ise ayrışır." (Buhârî, Müslim)
Ruhların birbirini çekmesi ve kaynaşması, bedenlerden önce yaratıldıkları Bezm-i Elest yani Ruhlar Alemi ile doğrudan ilgilidir. Orada ruhlar, kendi aralarında da vakit geçirmiş ve birbirleriyle etkileşime girmiştir. Ruhlar alemi bizim asıl memleketimiz, dünya ise bir gurbettir. İnsan, gurbette kendi memleketinden, birine rastladığında nasıl tarif edilemez bir sevinç ve tanıdıklık hissederse; dünyada ruh dengini bulduğunda da hissettiği şey tam olarak budur.
Bu hakikatin yansımaları Batı felsefesinde de kendine yer bulmuştur. Felsefe tarihinde ruh eşi kavramını ilk kez ortaya atan Platon, Symposion diyaloglarında bu durumu; insanların dünyadaki derin bağlarını, kayıp parçalarını bulma ve hatırlama süreci olarak nitelendirir.
Goethe ise, ruhların birbirini çekmesi ve o tarifsiz aşinalık hissi üzerine şunları söyler:
“İnsanlar da tıpkı kimyasal maddeler gibidir. Bazı ruhlar karşılaştıklarında aralarında kaçınılmaz, önüne geçilemez bir çekim ve akrabalık doğar. Bu iradi bir şey değildir; doğanın ve ruhun gizli bir kanunudur.”
Ruhların ezelden gelen bu yakınlığı her ne kadar dostluk kavramı üzerinden de düşünülebilse de, asıl yankısını modern dünyadaki 'ruh eşi' kavramında bulmuştur. Eğer ruh eşini; yanındayken kendinizi tamamen güvende hissettiğiniz, değerlerinizin, ahlakınızın ve dünyaya bakışınızın bütünleştiği bir hayat arkadaşı olarak tanımlarsak; böyle bir birliktelik, evlilik yolculuğu için muazzam bir lütuftur. İbn Hazm’ın dediği gibi; kişi kendisine benzeyende sükunet bulur.
Ancak burada kritik bir eşik var: Karşınızdaki kişi ruh eşiniz dahi olsa, onun da bir insan olduğu unutulmamalıdır. İnsan, hatasıyla ve kusuruyla kabul gördüğünde değerlidir. Çünkü ruh eşi olmak dikensiz bir gül bahçesi vadetmez; hayat yolunda düştüğün yerden birlikte kalkabilmeyi ve birbirine omuz verebilmeyi gerektirir.
Bu inanışa gönülden katılan biri olarak, sözlerimi bu düşünceyle paralel olan Kur’an-ı Kerim’deki bir dua ile bitirmek istiyorum:
“Rabbimiz! Bize göz aydınlığı eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takvâ sahiplerine önder kıl.” (Furkan Suresi, 74)