İzleyin çok güzel. Ama hiçbir şey de anlamadım , bir daha izleyeceğim. .. şaka maka gerçekten güzeldi zaman yolculuğu falan klasik ama tekrar izlemem gerek tam anlamam için.
Film gerçekten bambaşka yaa daha doğrusu film de daha çok bize insanların düşünce ve hayata karşı bir amacı olduğunu söylüyor. Öğretmen öğrencilerin gelecekteki yollarını çizerler, biz eğitimciler ne öğretmiş olursak onların hayatlarına rol model alırlar. O yüzden bazen bazı şeylere…devamıFilm gerçekten bambaşka yaa daha doğrusu film de daha çok bize insanların düşünce ve hayata karşı bir amacı olduğunu söylüyor. Öğretmen öğrencilerin gelecekteki yollarını çizerler, biz eğitimciler ne öğretmiş olursak onların hayatlarına rol model alırlar. O yüzden bazen bazı şeylere dikkat etmek gerekir. Bu filmde siz kıymetli filim- sinema severler benim yorumuma ne dersiniz bilmem ama ben bir eğitimci olarak bunları anladım.
Yaz geldi bahar geldi ama sen gelmez oldun beklerim ben yine. Bu yaz öbür yaz belki bir ömür. Beklerim ben seni bir daha bulabilme ümidi ile beklerim ben. Mezarıma geliceğini bilsem hiç düşünmeden ölürüm ben… ~ Necip Fazıl KISAKÜREK~
Kitabı birkaç sene önce okumuştum. Okurken yer yer sıkıcı geldi ama bitirince genel olarak güzeldi. Cihangir'deki müzeye de gittim. Bu sene çıkan dizisini izlemedim zaten her şeyi biliyorum diye. İzleyen var mı, dizisi nasıldı?
Daniel Craig’in ilk kez direksiyona geçtiği, kadrosu son derece kuvvetli, baştan sona heyecanın ve temponun hiç düşmediği sürükleyici bir aksiyon. Çekim kalitesi, renkleri ve ara ara karşımıza çıkan muazzam fotoğraf kareleri sinematografik açıdan görsel bir şölen sunuyor. Eva Green de…devamıDaniel Craig’in ilk kez direksiyona geçtiği, kadrosu son derece kuvvetli, baştan sona heyecanın ve temponun hiç düşmediği sürükleyici bir aksiyon. Çekim kalitesi, renkleri ve ara ara karşımıza çıkan muazzam fotoğraf kareleri sinematografik açıdan görsel bir şölen sunuyor. Eva Green de bütün güzelliğiyle ve oyunculuğuyla Bond'a çok iyi bir partner olmuş. Özellikle poker masasındaki o rasyonel restleşmeler ve psikolojik savaş filmin en güçlü yeri.
Ancak filmin ciddi bir gerçekçilik sorunu var; James Bond’un ara ara Örümcek Adam veya Terminatör moduna geçmesi, o kadar ağır darbeye ve dayağa rağmen sadece birkaç sıyrıkla kurtulması sinema mantığını ve inandırıcılığı zedeliyor. Bu aşırı abartı ve mantık hataları gerçeklik hissini rahatsız etse de genel anlamda güzel bir zaman geçirmeyi sağlıyor. Özellikle aksiyon severlerin kaçırmaması gereken, ancak gerçeklik beklentisinin yüksek tutulmaması gereken bir yapım.
Casino Royale (2006)
Puanım: 7.2/10
Platform: Netflix
Pedagojik formasyon kalkmasına rağmen hala formasyon arayan işverenlerin amacını anlamadım ve benle aynı durumu yaşayan çok tanıdığım var siz hiç bunu yaşadınız mı ?
Diğer filmlere göre daha az midem bulandırıcıydı. John'un diğer filmde gördüğümüz karısıyla geçmişini gördük ve onun "Kurallara" verdiği önem sanki küçük çocuğu eğiten bir ebeveyn gibi. Her şey kurallara uygun olmalı onun mantığında en ufak bir ihlal oyunun bitmesine sebep…devamıDiğer filmlere göre daha az midem bulandırıcıydı. John'un diğer filmde gördüğümüz karısıyla geçmişini gördük ve onun "Kurallara" verdiği önem sanki küçük çocuğu eğiten bir ebeveyn gibi. Her şey kurallara uygun olmalı onun mantığında en ufak bir ihlal oyunun bitmesine sebep oluyor. Büyük ihtimal diğer bölüm dedektifin onla olan geçmişini göreceğiz. Bu film diğerlerine nazaran o kadar gerici ve ne diyeyim yani o heyecan yoktu. Her şey çok sıradan ve sırasıyla gitti. Oklar polise çevrildi hiç beklenmeyecek birinin başının altından çıktı yani kurban bildiğimiz, masum sandığımız yada dışarıdan potansiyeli olmayacağını düşündüğümüz kişilerin aslında ne kadar cani, sadist ve herkeste bir suçluluk potansiyeli olduğunu görüyoruz. Herkesin bir zaafı var bu serinin filmlerinde herkes zaaflarıyla, günahlarıyla sınanıyor ama yine kendi cezalarını kendilerini veriyor. Sanki kuzular kendilerini güdenin çoban olduğunu sanarken kurda yem olmaları gibi. Birazda John acıtasyonu vardı John masum aslında işte hayat şartları onu bu hale getiren etkenler fln. Bu adam düz deli ve cani hayat şartları herkesi yıpratır ama herkes bu kadar ileri seviye manyak ve katil olamaz. Bu birazda onun yaratılışında var sanırım. Kim bilir ilerdeki filmlerde görürüm belki çocukluğunu.
🎬 Spider-Noir 📅 27 Mayıs 2026 🏷️ Suç • Dram • Gerilim ⭐️ IMDB: 7.9/10 🔥Puanım: 7/10 ____________________________________ Spider-Man denildiğinde çoğumuzun aklına bol aksiyonlu sahneler, renkli kostümler ve sürekli espri yapan Peter Parker gelir. Ancak Spider-Noir, bu alıştığımız formülün dışına…devamı🎬 Spider-Noir
📅 27 Mayıs 2026
🏷️ Suç • Dram • Gerilim
⭐️ IMDB: 7.9/10
🔥Puanım: 7/10
____________________________________
Spider-Man denildiğinde çoğumuzun aklına bol aksiyonlu sahneler, renkli kostümler ve sürekli espri yapan Peter Parker gelir. Ancak Spider-Noir, bu alıştığımız formülün dışına çıkarak bize çok daha farklı bir Spider-Man hikayesi sunuyor.
Dizi, alternatif bir evrende ve 1930’lu yıllarda geçiyor. Ancak onu diğer Spider-Man yapımlarından ayıran en büyük özelliklerden biri, sahip olduğu atmosfer. Çünkü bu evrende her şey karanlık, kasvetli ve siyah beyaz. Evet, diziyi renkli olarak izleme seçeneği de mevcut, fakat bana göre yapımın asıl ruhu siyah beyaz versiyonunda ortaya çıkıyor. Noir havası, dönemin atmosferi ve kullanılan görüntü dili, siyah beyaz haliyle çok daha etkileyici hissettiriyor.
Bu evrende karakterlerin isimleri ve bazı kavramlar da alıştığımızdan farklı. Başrolümüzde Ben Reilly bulunuyor ve kendisi burada “Spider-Man” olarak değil, “The Spider” olarak biliniyor. Ancak hikayenin başladığı noktada Ben, artık bu kimliği geride bırakmış durumda. Süper kahraman hayatını büyük ölçüde bırakmış, kendisini özel dedektiflik işlerine adamış ve geçmişte yaşadıklarının yükünü omuzlarında taşımaya başlamış bir karakter görüyoruz.
Bu yüzden diziye başlarken klasik Spider-Man yapımlarındaki gibi sürekli aksiyon sahneleri veya durmaksızın ağ atan bir kahraman beklememek gerekiyor. Çünkü Spider-Noir’ın odak noktası, yumruklardan çok karakterin iç dünyası. Karşımızda depresif, yaşadığı olaylardan dolayı yorgun düşmüş ve artık “The Spider” olmak isteyip istemediğini sorgulayan yaşlı bir kahraman bulunuyor.
Bir Spider-Man hayranı olarak benim için oldukça farklı bir deneyim oldu. Çünkü yıllardır alıştığımız Spider-Man hikayelerinin aksine burada süper kahramanlık ikinci planda kalıyor.
Asıl mesele; geçmiş travmalar, yalnızlık, yaşlanmak ve insanın kendisinden kaçmaya çalışması.
Spider-Noir bana göre aksiyonuyla değil, atmosferiyle ve karakterini ele alış biçimiyle öne çıkan bir yapım. Çünkü dizi, bir kahramanın dünyayı kurtarma hikayesinden çok, kendi içindeki savaşla yüzleşmesini anlatıyor.