BEKLENEN Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni, Gelme, artık neye yarar? Necip Fazıl Kısakürek
Spoiler içeriyor
Akıl, insanın yolunu aydınlatan, onu fırtınalardan koruyan bir dümendir; güvenliği ve mantığı temsil eder. Tutku ise gemiyi hareket ettiren, ona can veren rüzgardır. Rüzgar olmazsa gemi hareket edemez, ancak dümen olmazsa da kayalara çarpıp parçalanır. İnsanın hayattaki en büyük sanatı,…devamıAkıl, insanın yolunu aydınlatan, onu fırtınalardan koruyan bir dümendir; güvenliği ve mantığı temsil eder. Tutku ise gemiyi hareket ettiren, ona can veren rüzgardır. Rüzgar olmazsa gemi hareket edemez, ancak dümen olmazsa da kayalara çarpıp parçalanır. İnsanın hayattaki en büyük sanatı, akıl ile tutku arasında doğru dengeyi kurabilmektir.7/10
Alıntılar:
"Ruhunuz çoğu zaman bir savaş alanıdır; burada akıl ve muhakemeniz, tutku ve iştahınıza karşı savaşır. (...) Ruhunuzda hem akıl bir kaptan gibi hükmetmeli hem de tutku ona güç vermelidir."
"Kalbinin sesini dinlemek güzeldir, fakat aklın onaylamadığı bir duygu, insanı sadece kendi elleriyle hazırladığı bir huzursuzluğa sürükler."
Boşlukta sarmal çizen geceler, Eskimiş bir palto ve bir hançer. Gençliğimi düşleyip geriye dönsem, Hâlâ şarkı söylediğini duyuyorum. Dağın başında sönüp gidecek bir ses bu. Korkuyorum, Burada gereğinden biraz fazla kaldım. Senin takip edemeyeceğin o yere gitmeliydim. Bu yorgunluğumun içinde,…devamıBoşlukta sarmal çizen geceler,
Eskimiş bir palto ve bir hançer.
Gençliğimi düşleyip geriye dönsem,
Hâlâ şarkı söylediğini duyuyorum.
Dağın başında sönüp gidecek bir ses bu.
Korkuyorum,
Burada gereğinden biraz fazla kaldım.
Senin takip edemeyeceğin o yere gitmeliydim.
Bu yorgunluğumun içinde,
Hâlâ zihnimde, şarkı söylediğini duyuyorum.
Elimizden söküp aldıkları o tüm güzel yarınları...
Altımızda kayıp giden yeryüzü,
Ayaklarımızın altındaki bulutlar,
Güneş bir mücevherdendi sanki,
Gece uykuya daldığında,
Görülmeye değer hiçbir şey yok.
Bir yangının ortasına atılmışım.
Görüyorum ki gökyüzü sadece bir çatı.
Kalbimin ritmi sustuğunda,
Ben çoktan gitmiş olacağım.
Yaz aylarının o yeşil kırlarında,
Sonbahardan ve kuraklıktan uzakta,
Bu yorgunluğumun içinde,
Hâlâ zihnimde, şarkı söylediğini duyuyorum.
Gece uykuya daldığında,
Ben her mevsimin içerisindeyim.
Tanıdığın her zamanki o insanım ben.
Hayat seni ödüllendirmedi.
O yüzden nehre doğru giden yolu bul ve kendini akışa bırak.
Altımızda kayıp giden yeryüzü,
Ayaklarımızın altındaki bulutlar,
Güneş bir mücevherdendi sanki,
Görülmeye değer hiçbir şey yok,
Gece uykuya daldığında...
---
Katatonia - Shifts
Spoiler içeriyor
Konusu değişikti anlamadım. Yani ne biliyim bir hastalık falan olsa öyle oraya hapsolmuş olsalardı tmm ama farklıydı biraz. Sanki devamı gelecekmiş gibi bitmeside çabası en nefret ettiğim şey
Spoiler içeriyor
Anadolu Notları, hamasi bir övgü ya da dışarıdan bir yergi kitabı değildir; tamamen gerçekçi, samimi ve insan odaklıdır. Reşat Nuri, 1930'ların Anadolu'sunu, kasaba hayatını, kahvehanelerini, yollarını ve en önemlisi o dönemin insan psikolojisini büyük bir ustalıkla aktarır. Yazarın gözlemleri hem…devamıAnadolu Notları, hamasi bir övgü ya da dışarıdan bir yergi kitabı değildir; tamamen gerçekçi, samimi ve insan odaklıdır. Reşat Nuri, 1930'ların Anadolu'sunu, kasaba hayatını, kahvehanelerini, yollarını ve en önemlisi o dönemin insan psikolojisini büyük bir ustalıkla aktarır. Yazarın gözlemleri hem bir memleket gerçeğini ortaya koyar hem de satır aralarındaki hafif mizah ve derin şefkatle okuyucuyu sarar. Memleket sevgisinin süslü laflarla değil, onu tüm çıplaklığı ve eksikleriyle kabul ederek başlayacağını gösteren zamansız bir eserdir.9/10
Alıntılar:
"Memleketin yalnız süslü püslü yerlerini, kibar salonlarını gezip görmekle o memleket tanınmaz. Asıl memleket, o süslerin arkasındaki çıplak hakikattir."
Yine Jack Gyllenhaal başrol . Sonunu bir yere bağlayamadılar o yüzden çok sevemedim. Bitane tarih öğretmeni var,bir gün film izlerken kendisine tıpa tıp benzeyen bir oyuncuyu görür ve kafaya takmaya başlar. İş yerine gider, adamın zarflarını alır, karısıyla iletişime geçer…devamıYine Jack Gyllenhaal başrol .
Sonunu bir yere bağlayamadılar o yüzden çok sevemedim.
Bitane tarih öğretmeni var,bir gün film izlerken kendisine tıpa tıp benzeyen bir oyuncuyu görür ve kafaya takmaya başlar.
İş yerine gider, adamın zarflarını alır, karısıyla iletişime geçer öyle biri.
Sonrasında olaylar olur ve film bunu anlatıyor.
Ama genel olarak pek beğenmedim pek bir yere bağlanmadı ya da ben anlayamadım bilmiyorum.
Genel puanım 5/10
Spoiler içeriyor
Gerilimi çok iyi yansıtan bir film.Karakter seçimleri yerinde olmuş . Mantık hataları var ( öldürulen çiftlerin izinin neden sürülmemesi ,katillerin yakalanmamasi üstelik kurbanlardan oluşan fotoğraf albümü kulübesi varken) . İnsan korktuğu ve çok bariz bir şeylerin ters olduğunu hissettiği ortamı…devamıGerilimi çok iyi yansıtan bir film.Karakter seçimleri yerinde olmuş . Mantık hataları var ( öldürulen çiftlerin izinin neden sürülmemesi ,katillerin yakalanmamasi üstelik kurbanlardan oluşan fotoğraf albümü kulübesi varken) .
İnsan korktuğu ve çok bariz bir şeylerin ters olduğunu hissettiği ortamı ve kişileri neden terk etmez ? Sorularını film boyunca soruyorsunuz izlerken.Ayrıca kadınlık- annelik sezgisine de güvenmek gerekir .
Sık sık yaptığın bi hobinizi söyler misiniz en çok neyi yapmayı seviyorsunuz Benim bir kaç tane var mesela resim çizmek aslında hobi değil işim bu diye bilirim moda tasarım okumak istiyorum 🙏 Birde müzik dinlemek var aşırı seviyorum her anım…devamıSık sık yaptığın bi hobinizi söyler misiniz en çok neyi yapmayı seviyorsunuz
Benim bir kaç tane var mesela resim çizmek aslında hobi değil işim bu diye bilirim moda tasarım okumak istiyorum 🙏
Birde müzik dinlemek var aşırı seviyorum her anım müzik dinlemekle geçer
Reels kaydırmak tabi günlük hobim kdkdkdk
Başka bişi aklıma gelmiyo şimdilik bu kadar
Sizinki ne?