Bu film benim ciddi ciddi film izlemeye başladığım yıllarda (1995) adını en çok duyduğum filmdi, böylece yaşımı da belli etmiş oldum ama 🤗 Ters köşesi ile vay be ne filmdi ama dedirtmiş ve sonraki yıllarda beğenile gele gele kült filmlerden…devamıBu film benim ciddi ciddi film izlemeye başladığım yıllarda (1995) adını en çok duyduğum filmdi, böylece yaşımı da belli etmiş oldum ama 🤗 Ters köşesi ile vay be ne filmdi ama dedirtmiş ve sonraki yıllarda beğenile gele gele kült filmlerden biri olmayı başarmıştı. Yıllar sonra 2017 yılında oturup bir daha izlediğimde yine aynı tadı almıştım. Kevin Spacey bu filmle radarıma girmiş, sonraki yıllarda oynadığı her filmi izlemiştim. Filmden çok ben de bıraktığı izleri paylaşmış oldum zira herkesin ya izlediği ya da izleyeceği bir filmi anlatmaya gerek yok sanırım. İyi Seyirler…
1950'lerde Brezilya'da bir mucize oldu. Ünlü modern sanat müzeleri, kapılarını adını hiç duymadığı sanatçılara açtı. Pek çok eleştirmen, yüzyılın en iyi Brezilyalı sanatçıları arasında yer alması gereken ressamların ortaya çıkarıldığına dikkatleri çekti. Bu mucizenin arkasında ne sanat akademisi, ne büyük…devamı1950'lerde Brezilya'da bir mucize oldu. Ünlü modern sanat müzeleri, kapılarını adını hiç duymadığı sanatçılara açtı. Pek çok eleştirmen, yüzyılın en iyi Brezilyalı sanatçıları arasında yer alması gereken ressamların ortaya çıkarıldığına dikkatleri çekti. Bu mucizenin arkasında ne sanat akademisi, ne büyük bir patron ne de müzayede satıcısı vardı, sadece meslektaşları tarafından alay edilen bir psikiyatristin ve şehrin dışında bir akıl hastanesinde bir resim atölyesinde aileleri tarafından terk edilen ve onlarca yıldır hastanede bulunan yoksul şizofren hastalar vardı.
Brezilyalı Psikiyatr Dr. Nise da Silveira, Carl Jung‘ın öğrencisi olarak, gerçek hikâyesini konu alan ve 2015 yılında Brezilya yapımı ve orijinal dili Portekizce olarak yayınlanan yapım; festival filmi olarak yayınlanan birçok ödüle layık görülen, 13 yıllık bir araştırmanın ürünü olan ödülü bol film, psikiyatri kliniklerinde tedavi ve sağaltım sürecini de gözler önüne seriyor.
Film yapımcısı Paulo Pauloer, harika bir belgesel yapımcısı zaten. İnanılmaz derecede ilham verici ve duygusaldı ve tüm oyuncular harika bir iş çıkarıyor, özellikle akıl sağlığı profesyonellerinin izlemesi gereken bir film. Şizofreni tedavisinde yeni ve şiddetli elektroşok kullanmayı reddeden ve hastalarını sanatın ve resmin gücü ile tedavi etmeye çalışan Doktor Nise da Silveira’ın ilham veren hikâyesinde eminim herkese kendince bir şeyler bulacak. Tarih, dram ve biyografi tarzını seviyorsanız belgesel tadında bu filme mutlaka şans vermelisiniz.
Girişteki sahneden sonra gerilim namına pek bir şey bulamadığım film. Stephen King ‘in aynı adlı romanının uyarlaması. King‘in kitabını okumadım ama uyarlama o kadar da başarılı olamamış sanki. Film öncesinde aklımda hep bunca çoluk çocuğu böyle bir filmde nasıl oynattılar…devamıGirişteki sahneden sonra gerilim namına pek bir şey bulamadığım film. Stephen King ‘in aynı adlı romanının uyarlaması. King‘in kitabını okumadım ama uyarlama o kadar da başarılı olamamış sanki.
Film öncesinde aklımda hep bunca çoluk çocuğu böyle bir filmde nasıl oynattılar acaba diye soruyor insan ama izleyince anlıyorsunuz ki film o kadar da korkutucu değil. Hatta bazı sahnelerde kendinizi gülerken bulabiliyorsunuz.
Stranger Things 'in bıçkın delikanlısı "Richie Tozier" filmde oynadığı günden beri palyaçolardan korkmakta olduğunu itiraf etmiş.
Yerli yapımlarda nadiren de olsa güzel işler çıkıyor. İşte onlardan biri, Leyla Mecnun'dan tanıdığımız Burak Aksak'ın yönettiği ve son dönemin en iyi oyuncularından Fatih Artman'ın başrolde oynadığı Bana Masal Anlatma filmi, Netflix platformunda, ailece izleyebileceğiniz küfürsüz bir komedi sunuyor..
Dün akşam izleme fırsatı buldum. “Her zaman ve her şartta doğru olanı yapmak” gibi çok güzel bir mesajı olan, 1,5 saat gibi ne uzun ne kısa süresiyle ailece izlenebilecek bir film. 2021 yılı Netflix Meksika yapımı olan film İldiko Von…devamıDün akşam izleme fırsatı buldum. “Her zaman ve her şartta doğru olanı yapmak” gibi çok güzel bir mesajı olan, 1,5 saat gibi ne uzun ne kısa süresiyle ailece izlenebilecek bir film. 2021 yılı Netflix Meksika yapımı olan film İldiko Von Kürthy’nin aynı eserinden uyarlama.
Konusu kısaca şöyle; 2014 yılında Meksika’yı vuran Odile Kasırgası’ndan sonra, Casa Hogar kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Casa Hogar Meksikalı erkek çocuklarının kaldığı yetimhanedir. Kasırganın hasarı ile büyük bir borç yükünün altında kalan yetimhaneyi kurtarmak için, çocukların Omer baba dedikleri yetimhane sorumlusunun tek bir çıkış yolu vardır, o da çocuklardan birkaçı ile katılacakları dünyanın en büyük balıkçılık turnuvası olan “Bisbee” yi kazanmaktır. Hiçbir balıkçılık tecrübesi olmayan takımın en büyük şansı ise, daha önce bu turnuvayı 2 kez kazanmış olan huysuz ve inatçı bir kişiliği olan Wade (Dennis Quaid) ile iş birliği yapmaktır. 3 gün süren turnuva süreci Omar Baba ve çocuklar için olduğu kadar Wade için de oldukça ilginç deneyimlere gebedir… Filmin sonunda gerçek karakterlerin fotoğraflarına da yer verildiği gibi bağış yapabilmek için yetimhanenin adresi de paylaşılıyor... Puanım 7/10
Peaky Blinders sevilen başrol oyunucusu Cillian Murphy ile ünlü oyuncu Robert De Niro’nun bir arada oynadığı filmin sonu hiç beklenmedik şekilde biten, adeta ters köşe yapan cinsten bir yapım. İzlemeye başladığınız anda fazlasıyla merak uyandıran, acaba sonu nereye bağlanacak diye…devamıPeaky Blinders sevilen başrol oyunucusu Cillian Murphy ile ünlü oyuncu Robert De Niro’nun bir arada oynadığı filmin sonu hiç beklenmedik şekilde biten, adeta ters köşe yapan cinsten bir yapım. İzlemeye başladığınız anda fazlasıyla merak uyandıran, acaba sonu nereye bağlanacak diye beklenti içinde kaldığınız filmleri seviyorsanız Cillian Murphy ve Robert De Niro oyunculuğunu da düşünerek izleme listenize ekleyebilirsiniz.
Kablo TV’de denk gelip izlemiştim, romantik komedi severler için eğlenceli bir film. Klişe konusu, işleyişi ve tahmin edilebilecek sonuna rağmen oturduğunuzda sıkılmadan izlenebilecek çerezlik, vakit geçirmelik bir film.
Anne ve babalarımız; kimsenin seçemeyeceği ve olduğu gibi kabul edilmezse hayatımızı zindana çevirebilecek, dünyaya gelmenize aracılık eden eşsiz varlıklardır. Baştan sona sempatik bir film var karşımızda. Sizi kahkahaya boğmaz ama esaslı bir tebessüm kondurur yüzünüze. Hiç fark ettirmeden yaşamla ilgili…devamıAnne ve babalarımız; kimsenin seçemeyeceği ve olduğu gibi kabul edilmezse hayatımızı zindana çevirebilecek, dünyaya gelmenize aracılık eden eşsiz varlıklardır. Baştan sona sempatik bir film var karşımızda. Sizi kahkahaya boğmaz ama esaslı bir tebessüm kondurur yüzünüze. Hiç fark ettirmeden yaşamla ilgili şeyler öğretir, basit görünse de hayatın tam içinden bir parça sunan bir yönü var çünkü. Ne gibi mi, örneğin baba kız arasındaki nesil farkı, diğer film kahramanları ile kültür ve görüş farklılıklarıyla insanın empati kurmasını sağlıyor.
Hastalık hastası, kızını bırakmak istemeyen, onu evlendirmek istemeyen bir baba ve babasına her şeye rağmen bakan kızı. Babasının her türlü saçmalığına sadece babası olduğu için ses çıkarmayan iyi kalpli kız Piku. Tek rahatlama yöntemi ise huysuzca öfke kusarak acısını başkalarından çıkarmak.
Amitabh ve Depy baba-kız rolünde çok uyumluydu. Film 2 saat olmasına rağmen hiç sıkmıyor. Alışkın olduğumuz Hint filmlerinden biraz farklı ama güzeldi, tavsiye ederim.
Ricky Gervais’in After Life dizisi ile tanımadan önce çerez niyetine izlediğim düşük bütçeli ama eğlenceli filmlerinden biriydi. Ayrıca, Gervais’in 2009 yılında çektiği “Yalanın İcadı” filminin devamı gibi mi düşündü acaba bu filmi çekerken, zira New York’da bir İspanyol restoranının üstündeki…devamıRicky Gervais’in After Life dizisi ile tanımadan önce çerez niyetine izlediğim düşük bütçeli ama eğlenceli filmlerinden biriydi. Ayrıca, Gervais’in 2009 yılında çektiği “Yalanın İcadı” filminin devamı gibi mi düşündü acaba bu filmi çekerken, zira New York’da bir İspanyol restoranının üstündeki gizli yerinden sahte savaş haberleri geçiyor film boyunca :) "Bütün gördüklerine, duyduklarına inanan insanlar aptaldır." İşte bu cümle filmin tam karşılığı olsa gerek. Beklentinizi fazla yükseltmeden boş bir zamanında bakabilirsiniz.
Konusunu biraz daha detaylı anlatacak olursak, Finch (Ricky Gervais) çok sevdiği hırslı ve talepkar eşi Eleanor (Vera Farmiga) ile orta karar bir hayat sürmekte olan bir radyo istasyonu ses teknisyenidir. İlerlemiş yaşına rağmen kariyerinde arzu ettiği bir yere ulaşamamış olması evliliğinde sorunlar yaşamasına sebebiyet vermektedir. "Finch"'in iş arkadaşı olan Frank (Eric Bana) ise çalıştıkları radyo istasyonunun hırslı ve başarmak için her türlü yola başvurmayı düşünen bir karakterdir. Ekvator'da yaşanan sosyal bir ayaklanmayı haber yapmak üzere radyo kanalı tarafından Ekvator'a gönderilen ikili pasaportlarını ve biletlerini kaybedince kendi haber kanallarına mahçup olmamak için Ekvator'a gitmiş gibi davranarak saklandıkları yerde ilgili ayaklanmanın haberlerini yapmaya başlarlar. Ancak işler zaman içerisinde daha fazla yalan ve oyun getirecek bir seviyeye taşınmak üzeredir.
Bu film aslında 2015 yılında çekilen filmin devamı niteliğinde bir film ama yapım yılı 2013 olarak girilmiş. 2021 yılı yapımı Prime Video yapımı ve Imdb’de “Drishyam 2” olarak girilen film ile aynı, editörler umarım bu eksiklileri giderir. Filme gelecek olursak,…devamıBu film aslında 2015 yılında çekilen filmin devamı niteliğinde bir film ama yapım yılı 2013 olarak girilmiş. 2021 yılı yapımı Prime Video yapımı ve Imdb’de “Drishyam 2” olarak girilen film ile aynı, editörler umarım bu eksiklileri giderir. Filme gelecek olursak, öncelikle süresi çok uzun, konuya girmeleri yaklaşık 40 dakika sürdü, ilk filmi bilmesem kapatırdım o derece sıkıldım girizgah bölümünden..
Serinin ilk filmi en beğendiğim filmlerden biri olmuştu, konu olarak devam filmi görebileceğimiz ama kadronun tamamen değiştiği bu yapımda, sinemacı ve yapımcı olarak karşımıza çıkan Georgekutty, kızını taciz eden milletvekilinin oğlunu öldürüp karakolun inşaatına gömdükten sonra polisin kanıt bulamaması ile diken üstünde geçen 6 sene sonrasında iki kızı ve eşi ile mutlu! bir hayat sürmektedir. Fakat soruşturmanın tekrar açılması ile epilepsi nöbetleri artan kızı Anju ile polisi her görüşünde tedirginlikleri artan karısı Rani ile kimsenin bilmediği sırrının daha ne kadar tutabilecektir.
Çok güzel bir senaryo ile merak içinde acaba ne olacak şimdi duygusu içinde uzun süresine rağmen kendini izleten bir film ama ben serinin ilk filmine asla değişmem. Ama devamını görmek adına şans verilebilecek bir yapım olduğunu düşünüyorum…