Gelememeyi sen anlat, Gidememeyi ben anlatayım. Gözüm değil gönlüm kaldı, Beklemek değil özlemek yordu. Hani derler ya; Aşk arafta bir yoldu, Giden gitti dönen yoktu. Ve ekler Nazım Hikmet mektubun sonuna Herkese selam, sana hasret..
Nazım Hikmet’i 13 yıl bekleyip ihanete uğrayan piraye.. Nazım Hikmet ve piraye büyük bir aşkla evleniyorlar. Nazım cezaevine giriyor. 13 yıl sürecek bir esaret başlıyor. Nazım içerideyken piraye tek başına çocuk büyütüyor. Parasızlık çekiyor.. Ama nazım’ı bir gün bile yalnız…devamıNazım Hikmet’i 13 yıl bekleyip ihanete uğrayan piraye..
Nazım Hikmet ve piraye büyük bir aşkla evleniyorlar. Nazım cezaevine giriyor.
13 yıl sürecek bir esaret başlıyor.
Nazım içerideyken piraye tek başına çocuk büyütüyor. Parasızlık çekiyor.. Ama nazım’ı bir gün bile yalnız bırakmıyor; ona yemekler taşıyor, temiz çamaşırlar götürüyor.
Nazım hâlâ içerideyken dayısının kızı münevver onu ziyarete gelip gitmeye başlıyor.
Nazım, hapishane duvarları arasında münevver’e aşık oluyor…
Piraye, uğruna gençliğini çürüttüğü adamın bu ihanetini öğrenince kelimenin tam anlamıyla darmadağın oluyor.
13 yıllık emeği, çilesi, aşkı bir anda hiçe sayılıyor. Ama piraye ortalığı birbirine katmıyor, kavga etmiyor.
Sadece kapıyı çekip gidiyor ve Nazım’ı hayatından tek kalemde, tamamen siliyor.
Nazım sonradan ne büyük bir hata yaptığını anlıyor. Hapisten çıktıktan sonra Piraye’ye mektuplar gönderiyor, diz çöküyor fakat piraye bir daha ona asla tek kelime cevap vermiyor.
(“Piraye, gel sana muhtacım.”)
Nazım Hikmet
Dayı kızı Münevver ve Nâzım'ın bir çocukları da oluyor ve sonra işler bir anda sarpa sarıyor. Nâzım hapisten çıkmış ama devlet peşini bırakmıyor. Nâzım o sırada 49 yaşında ve kalbinden ağır hasta olmasına rağmen, onu aniden askere çağırma kararı alıyorlar. Nâzım bunun bir tuzak olduğunu, askere giderse yolda ya da birlikte kaza kurşunuyla öldürüleceğini anlıyor. Hayati bir tehlikeyle karşı karşıya kalıyor.
Öldürüleceğini anlayan Nâzım, 1951 yılında mecburen bir plan yapıyor. Bir gece yarısı, küçük bir sürat teknesiyle Karadeniz'e açılıyor ve oradan geçen bir Romanya gemisine binerek Rusya'ya kaçıyor.
Nâzım kaçarken Münevver'i ve daha sadece 3 aylık olan oğlu Memet'i Türkiye'de bırakmak zorunda kalıyor. Münevver bir anda kucağında bebekle, üstelik polis gözetimi altında, dımdızlak yapayalnız kalıyor. Yıllarca kocasız, parasız bir şekilde o çocuğu Türkiye'de büyütmeye çalışıyor.
Münevver Türkiye'de çile çekerken, Nâzım Rusya'da yeni bir hayata başlıyor. Aradan yıllar geçiyor, mesafe aşkı soğutuyor. Üstelik Nâzım o arada önce kendini iyileştiren doktor Galina ile, sonra da o meşhur Vera ile yeni ilişkilere yelken açıyor.
Yıllar yıllar sonra Münevver nihayet binbir zorlukla Türkiye'den kaçıp Varşova'ya gidiyor ve orada Nâzım'la buluşuyorlar. Ama ikisi de bakıyor ki artık her şey bitmiş. Nâzım'ın hayatında başka kadınlar var, Münevver ise yılların yorgunluğunu taşıyor. Birbirlerine yabancılaşmışlar.
Münevver, uğruna Piraye'nin yıkıldığı o büyük tutkunun sonunda, kucağında çocukla terk edilen kadın olmuştur.
"Geldikleri gibi gitmediler. Kimi itini bıraktı, kimi bitini. Kimi de bıraktı p*çini. Yoksa bu kadar şerefsizin bizden olması mümkün değil." Neyzen Tevfik
Sorsan bana izah edemem ben neni sevdim? Bir anladığım var ise ancak seni sevdim Sanmam ki güzel gözlerinin rengini sevdim, Etvarını, endamını, ahengini sevdim. Kalbinde gönül sözlerimin devrini sevdim, Hayret! Seneler geçti ve ben cevrini sevdim!Öptüm, güzelim ruhunun aksettiği her…devamıSorsan bana izah edemem ben neni sevdim?
Bir anladığım var ise ancak seni sevdim Sanmam ki güzel gözlerinin rengini sevdim,
Etvarını, endamını, ahengini sevdim.
Kalbinde gönül sözlerimin devrini sevdim,
Hayret! Seneler geçti ve ben cevrini sevdim!Öptüm, güzelim ruhunun aksettiği her anını sevdim,
Hatta kanayan bir yara hicranını sevdim!Duydum: Dudağından dökülen cümleni sevdim,
Gördüm: Yanağından süzülen damlanı sevdim!
An oldu saadet oluverdin onu sevdim,
An oldu felaket oluverdin bunu sevdim.
Sevdim seni ey can, yenilerden yeni sevdim!
Sevdim seni, aşkın bu güzel dinini sevdim!Sorsan bana izah edemem ben neni sevdim?
Bir anladığım var ise ancak seni sevdim!
Tanzir Gibi- Yağmur Tunalı
Arkadaslar hiç Allah'ın yardımını tattınız mı? Dua edip bir vesile ile size ulaştığını, hiç kimse yokken onun varlığını hissettiniz mi Alemlerin Rabbine hamd olsun. O'nu Çok seviyorum...
DUA Biz, kısık sesleriz... Minareleri, Sen, ezansız bırakma, Allah'ım! Ya çağır şurda bal yapanlarını, Ya kovansız bırakma, Allah'ım! Mahyasızdır minareler... Göğü de Kehkeşansız bırakma Allah'ım! Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma, Allah'ım! Bize güç ver... Cihâd meydanını, Pehlivansız bırakma Allah'ım! Kahraman…devamıDUA
Biz, kısık sesleriz... Minareleri,
Sen, ezansız bırakma, Allah'ım!
Ya çağır şurda bal yapanlarını,
Ya kovansız bırakma, Allah'ım!
Mahyasızdır minareler... Göğü de
Kehkeşansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma, Allah'ım!
Bize güç ver... Cihâd meydanını,
Pehlivansız bırakma Allah'ım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma, Allah'ım!
Bilelim hasma, karşı koymasını;
Bizi cansız bırakma, Allah'ım!
Yarının yollarında yılları da,
Ramazansız bırakma, Allah'ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya çobansız bırakma, Allah'ım!
Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız
Ve vatansız bırakma, Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma, Allah'ım!
Arif Nihat Asya