Spoiler içeriyor
✨️ Her gün 1 film izliyorum. { GÜN 13 } Yaz tarilinde gittiği yere kadar her gün 1 film izleme hedefi koyuyoruz kendimizee. Siz de bu fikri beğenirseniz, izlediğiniz şeylerin yorumunu yapmayı ve gün saymayı unutmayınn. Tamam. Başlıyoruz. Odaklan. Hız.…devamı✨️ Her gün 1 film izliyorum. { GÜN 13 }
Yaz tarilinde gittiği yere kadar her gün 1 film izleme hedefi koyuyoruz kendimizee. Siz de bu fikri beğenirseniz, izlediğiniz şeylerin yorumunu yapmayı ve gün saymayı unutmayınn.
Tamam.
Başlıyoruz.
Odaklan.
Hız.
Ben, hızım.
Bir şampiyon, kırk iki ezik.
Kahvaltıda ezik yerim.
Ben böyle der miydim ya?
Mcqueen'in hep Doc Hudson'ı hatırlamasına gerçekten bayılıyorum. Onun için yarışması, kazançlarını ona ithaf etmesi. Hiçbir zaman eskimeyecek mükemmel bir mentör, çaylak ilişkisi bence.
Bu filmde şu minik Mcqueen hayranı var tribünde. Onunla ve Charles Leclerc'ün minik hayranıyla yapılan editlere bayılıyorum. Resmen tamamen aynılar ya.
Bu son film ikinci filmden daha güzeldi bence. Daha çok yarış izledik. Bizimkiler daha çok birlikteydiler ve eğlenceli sahneler daha fazlaydı. İlk filmdeki çaylak egolu Mcqueen'den sonra şimdi daha bilge ve usta ama hala egolu bir Mcqueen izledik. Artık başka çaylaklar var ve onu geçmeye başlamaları beni bile sinir etti. Hayırdır ya? Hamilton-Max izliyoruz resmen, hoş değil... İlk filmdeki Bottas'ı hatırlarsınız. Bu filmde de onu görüyoruz ve tabi hala Mcqueen'den nefret ediyor ve kıskanç. Onu izlemek hep çok eğlenceli ama.
Bu filmde daha çok arabaların değişimi ve gelişiminin etkilerini izliyoruz. Çömezlerin daha iyi olmaları ve ustaların artık eskimesini konu alıyor. Akla gelen o replik. "Ben bırakmadım. Onlar beni bıraktı." Bu olay bana Williams-Haas gibi ekipleri hatırlattı. Gerçekten de paranın konuştuğu o noktayı izletmiş bize film. Bir film daha çekilmemesi çok iyi çünkü diğer filmde artık çok eskimiş bir araba olacaktı ve şu an tam prime noktasından düşüşteki zamanlarında. O yüzden de ayrıca güzel bir film. Ayrıca Cul adındaki arabanın ve sonrasında diğer yaşlı arabaların emekliliğinin beni çok kırmasını bence Formula takip eden herkes anlayacaktır. Ayrıca Hudson repliği bizim çocuk da hatırlıyor filmin bir kısmında. Aklıma her zaman Vettel geliyor maalesef. Engel olamıyorum kendime.
Bu son zamanlarında Mcqueen kimsenin ona yarışmayı bıraktıramayacağına, bırakmak isterse kendi bırakacağına ikna oluyor. Sonrasında artık çaylakların da gittiği bir kampa katılıyor. İçinde çok büyük bir istek var. Fakat kabullenmekte çok zorlanıyor. Bir efsanenin hazır olmaması ne demektir? Bunu bir efsane nasıl kabul edebilir ki? Sonuçta efsane olan kişinin geçmişte bir noktada hazırlığı bitirmiş olması gerekir. Alonso kendine hep ben çaylağım diyor ya. Belki de demek istediği budur. Çaylak gibi sanki daha yeniymiş gibi çalışmalı ve öyle sürmeli. Ama önce efsane çaylak olması gerektiğini kabul etmeli. Kabul edişini izlemek ayrı bir güzeldi. İlk film kadar anlamlıydı benim için. Mükemmel bir seri ve bence tam zamanın izledim. Kendi zamanım bu zamandı. Çok memnunum.
✔️8/10
'13.7.24