Kopar goncaları henüz vakit varken bugün Anlamazsın zaman nasıl çabuk geçer O gonca sana gülücükler saçarken bugün Bakarsın yarın sararır solar boynunu büker. Bizler, kurtçukların yemeğiyiz arkadaşlar. Çünkü, ister inanın ister inanmayın, bu odadaki herkes nefes almayı bırakacak, soğuyacak ve…devamıKopar goncaları henüz vakit varken bugün
Anlamazsın zaman nasıl çabuk geçer
O gonca sana gülücükler saçarken bugün
Bakarsın yarın sararır solar boynunu büker.
Bizler, kurtçukların yemeğiyiz arkadaşlar. Çünkü, ister inanın ister inanmayın, bu odadaki herkes nefes almayı bırakacak, soğuyacak ve ölecek.
Whitman der ki:
Sürekli yinelenen sorularla yaşayan ben.
Sonsuz vefasızlık trenlerinde yaşayan ben.
Ahmaklarla dolu şehirlerde yaşayan ben.
Bunlardan hangisi daha iyi, ben mi yoksa hayat mı? Cevap: Senin burada olman.
Bir kitap okuyunca, sadece yazarın düşündüğü şeyi ele almayın. Kendi düşündüklerinizi de ele alın. Kendi sesinizi bulmak için çabalamalısınız çocuklar. Çünkü ne kadar çok beklerseniz kendi sesinizden o kadar az bulursunuz. Thoreau der ki, “ Çoğu insan, büyük çaresizlikler içinde sürer yaşamını.” Boyun eğmeyin böyle bir yaşama. Baş kaldırın.
Hepimizin onay görmeye çok ihtiyacı var. Ama inanın ki, sizin inancınız eşsizdir, size özgüdür. Başkaları, tuhaf olduklarını veya benimsenmediklerini düşünse bile sürüdekiler “ber-baa-aa-aat” dese bile.
Robert Frost der ki, “Yol ormanda ikiye ayrılıyordu ve ben; ben en az kullanılanı seçtim. Ve bu seçim büyük fark yarattı.”
Şimdi sizden kendi yürüyüşünüzü, kendi ritminizi herhangi bir yöne doğru kendi adımınızı bulmanızı istiyorum. Ne isterseniz; ister gurur duyulacak olsun, ister aptalca. Ne olursa olsun.
“Bir süper kahraman var, bir de onun ikinci kişiliği. Batman aslında Bruce Wayne, Peter Parker aslında bir örümcek adamdır. O karakter sabah kalktığında Peter Parker’dır. Örümcek adam olabilmesi için bir kostüm giymesi gerekir ve bu noktada Superman’in benzeri yoktur. Superman…devamı“Bir süper kahraman var, bir de onun ikinci kişiliği. Batman aslında Bruce Wayne, Peter Parker aslında bir örümcek adamdır. O karakter sabah kalktığında Peter Parker’dır. Örümcek adam olabilmesi için bir kostüm giymesi gerekir ve bu noktada Superman’in benzeri yoktur. Superman sonradan Superman haline gelmedi. Superman olarak doğdu. Superman sabah kalktığında Superman’dir. Diğer karakteri Clark
Kent. Bunlar onun kıyafetleri. Clark Kent'in
giydikleri, gözlüğü, takım elbisesi esas kostüm bunlar. Bu Superman’in aramıza karışmak için giydiği kostüm. Clark Kent, bizim Superman’in gözündeki yansımamız. Peki, Clark Kent’in karakter özellikleri nelerdir? Güçsüzdür, kendine
güveni yoktur. Korkağın tekidir. Clark Kent
Superman'in tüm insan ırkı hakkındaki eleştirisidir."
<•> “İntikam hiçbir zaman düz bir çizgi değildir, bir ormandır. Ve ormanda olduğu gibi yolunu kaybetmek kolaydır. Kaybolmak, geldiğin yolu unutmaktır.”
<•> “ O kadın intikam almayı hak ediyor Bill, ve biz de ölmeyi…”
<•> “ Bende…devamı<•> “İntikam hiçbir zaman düz bir çizgi değildir, bir ormandır. Ve ormanda olduğu gibi yolunu kaybetmek kolaydır. Kaybolmak, geldiğin yolu unutmaktır.”
<•> “ O kadın intikam almayı hak ediyor Bill, ve biz de ölmeyi…”
<•> “ Bende eksik olan merhamet, acıma duygusu ve bağışlayıcılık. Akıl değil.”
“Eski bir Kürt hikâyesine göre; gölde yaşayan bir kaplumbağa, her gün etrafında kanat çırparak yükselen kuşlara özenip uçmayı, gölün karşı kıyısına geçmeyi diler. Dileğini kuşlara söyler, kuşlar da: “Uçabilirsin. Kaplumbağalar da uçar.” diye yanıtlar. İki kuş, kaplumbağaya bir dal uzatırlar…devamı“Eski bir Kürt hikâyesine göre; gölde yaşayan bir kaplumbağa, her gün etrafında kanat çırparak yükselen kuşlara özenip uçmayı, gölün karşı kıyısına geçmeyi diler. Dileğini kuşlara söyler, kuşlar da: “Uçabilirsin. Kaplumbağalar da uçar.” diye yanıtlar. İki kuş, kaplumbağaya bir dal uzatırlar ve ağzıyla dala sımsıkı tutunmasını söylerler. Kaplumbağa tutunur. Kuşlar havalandıkça, ömrü boyunca hiç çıkmadığı kadar yükseklere çıkan kaplumbağanın şaşkınlık ve heyecandan ağzı açık kalır. Ağzını açmasıyla birlikte dalı bırakır ve göle düşer. Hayatının ne bir adım gerisine ne de ilerisine. Sırtında koca bir kambur gibi taşıdığı yüküyle, eviyle, ocağıyla, usul usul yaşadığı, ait olduğu dünyasına…”
“Kırmızı balık, Nevruz inancında iyi şansın timsalidir. Bu inanış, filmde Satellite’ın, Agrin için su kaynağına dalıp kırmızı balık bulacağını söylemesiyle hayat bulur. Ama kırmızı balıklar, Agrin’in hayatını karartan o karanlık gecenin rengini değiştirmeye asla yetmez. Agrin için kırmızı balıklar değil, nehrin ne kadar derin olduğudur asıl mesele. Derin derin bakan gözleri ise yeniden doğuşa değil, yok oluşuna hazırlanır yine…”
Ve kitap der ki: “Bizim geçmişle işimiz bitse bile geçmişin bizimle işi bitmez.” “Gerçekten verebilecek sevgim var ama onunla ne yapacağımı hiç bilmiyorum.” “Babaların günahları çocukların üstüne kalır.” “Yaşam denilen bu büyük oyunda önemli olan ümit edilen ve hak edilen…devamıVe kitap der ki: “Bizim geçmişle işimiz bitse bile geçmişin bizimle işi bitmez.”
“Gerçekten verebilecek sevgim var ama onunla ne yapacağımı hiç bilmiyorum.”
“Babaların günahları çocukların üstüne kalır.”
“Yaşam denilen bu büyük oyunda önemli olan ümit edilen ve hak edilen değil, elde edilendir.”
+ Geçmişte, karaciğerlerinde bir sorun olunca karaciğer yerlermiş, midelerinde bir sorun olunca da mide yerlermiş. Heralde bunun hastalığı iyileştireceğini düşünüyorlarmış. - Kusura bakma da birden yamyam olduğun falan mı aklına geldi? + Demek istediğim bunu isteyebileceğim tek kişi sensin. -…devamı+ Geçmişte, karaciğerlerinde bir sorun olunca karaciğer yerlermiş, midelerinde bir sorun olunca da mide yerlermiş. Heralde bunun hastalığı iyileştireceğini düşünüyorlarmış.
- Kusura bakma da birden yamyam olduğun falan mı aklına geldi?
+ Demek istediğim bunu isteyebileceğim tek kişi sensin.
- Neyi?
+ Hadi ama… şeyi işte…
- Ha? sakın! dur!
+ Pankreasını yemek istiyorum!
*****~~~*****
+ Biliyorsun, ölüp yakılmak istemiyorum.
- Yanımızda et pişerken söylenecek şey mi şimdi bu?
+ İstersen pankreasımı yiyebilirsin.
- Dinledin mi beni?
+ Konuştuktan sonra baktım da yabancı bir inanışa göre bir başkası seni yerse ruhun o kişi içinde yaşarmış.
*****~~~*****
+ Hayal gücüm birinin beni sevip sevmemesinden ibaret. Bana zarar verecekleri bir durum yoksa beni sevip sevmemeleri umrumda değil. Bu yüzden başkalarına ilgi duymuyorum. Onlar da bana ilgi duymuyor.
*****~~~*****
+ Senin için yaşamak ne anlama geliyor?
- Yaşamak başkalarıyla bağın olması demektir. Bence yaşamak bu anlama geliyor. Birine dikkat göstermek, birini sevmek, birinden nefret etmek, biriyle olmaktan keyif almak, birinin elini tutmak… Yaşamak budur işte. Yalnız olursan, yaşadığını fark edemezsin. Başkalarıyla olan ilişkilerin hayatta olmanı tanımlar. Aklımın olduğunu biliyorum, çünkü başkalarıyla etkileşime geçebiliyorum. Vücudum olduğunu biliyorum, çünkü başkaları bana dokunuyor. Hayatta olmanın nedeni buradan geliyor işte. Aynı şu anı şimdi ve burada yaşamayı seçmemiz gibi.
*****~~~*****
+ Kiraz ağaçları neden baharda çiçek açar biliyor musun? Açan çiçekler Nisan ayında döküldükten sonra tekrar tomurcuklanmaları üç ay sürer. Havanın ısınması için bir yıl kadar beklerler, sonra birden çiçekler açar. Kiraz ağaçları çiçek açmak için doğru zamanı bekler.
*****~~~*****
+ Senin tarafından ihtiyaç duyulmayı beklemek 17 yılımı aldı. Aynı kiraz ağaçlarının baharı beklemesi gibi!
*****~~~*****
+ Sakura kiraz ağacı demek, Haruki de bahar ağacı. O kişi sen olmalıymışsın. Hayatımdaki tüm seçimlerim seninle tanışmak içinmiş!
Kendinizi ne sanıyorsunuz, Tanrı aşkına, deli falan mı? Pekâlâ, değilsiniz! Değilsiniz! Sokaklarda dolaşan ortalama bir pislikten daha çılgın değilsiniz.
••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Ruhumu zincirleyip beni zincirli bir dansöz gibi oynatmaya çalışıyorlar. Kanatlarımı kırpıyorsunuz! Kanatsız bir ruh neye yarar ki? ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Benim ruhum özgürdür! Kuş gibi özgürdür! Önce yukarı doğru uçar, sonra aşağı inerler. Bazen ağlar. Bazen de şarkı söyler ve güler.…devamı•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Ruhumu zincirleyip beni zincirli bir dansöz gibi oynatmaya çalışıyorlar.
Kanatlarımı kırpıyorsunuz! Kanatsız bir ruh neye yarar ki?
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Benim ruhum özgürdür!
Kuş gibi özgürdür!
Önce yukarı doğru uçar, sonra aşağı inerler. Bazen ağlar. Bazen de şarkı söyler ve güler.
Tanrı da bizim yanımıza, yeryüzüne indi. Çünkü o da biz çingenelerin yanındaydı. Sonra yine yukarı gitmiş. Ben ne yapayım? Benim hatam değildi!
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Yalan söylediğimden beri kimseye inanmıyorum ben.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Tanrı beni cezalandırdı. Beni gördü ve servetimi sakladı. Ben zengin olana kadar bekledi. Sonra da birden ufkumu kararttı. Bir fırtına gönderdi bütün altınlarımı, gümüşlerimi ve tatlı şeyleri yıkayıp götürdü.Önce beni zenginlikle kutsadı. Sonunda da her şeyimi alarak cezalandırdı.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Hayalleri olmayan bir çingene neye yarar ki?
Çatısız bir kilise...
Sessiz bir çan gibi...