Bölüm bölüm notlarım ve yorumlarım: *bir din nasıl çürütülür ?: bölümde sağduyuya hitap kısmı sanki günümüz ateizminde daha çok karşılaştığımız sebep. Anakronik yaklaşımlarla din yorumu yapıldığına çok şahit oldum. Peygamberliğin ispatı kitabını okumasam ayrıca haber delili nedir anlamakta çok zorlanacaktım…devamıBölüm bölüm notlarım ve yorumlarım:
*bir din nasıl çürütülür ?: bölümde sağduyuya hitap kısmı sanki günümüz ateizminde daha çok karşılaştığımız sebep. Anakronik yaklaşımlarla din yorumu yapıldığına çok şahit oldum. Peygamberliğin ispatı kitabını okumasam ayrıca haber delili nedir anlamakta çok zorlanacaktım ama bunun da gerçekten güçlü bir antitez gerektirdiğini düşünüyorum.
**islam doğru din ise neden islam coğrafyası bu halde? : tek bir cümle ile kafamda bu başlığın tümünü oturtabildim: islam dünyevi sonuçlar vadetmemekle( teknolojide süper güç olacaksınız ey müminler demez) beraber aklı ve ilmi yücelten ayetlerini görüp de islam yüzünden geri kaldık demek bana fazla taraflı bir yorum gibi geliyor. Ayrıca islam coğrafyasının ne zamandan itibaren artık dünyanın en mükemmel coğrafyası olmadığını bilmek de hayli önemli. Basit tarih bilgisi bunu anlamak için kafidir.
***kuranda gramer hatası var mı?: kısa bir bölüm. Anahtar kavram: arapçanın yazı diline ne zaman geçirildiğine bak.
****peygamber neden evlatlığın hanımı ile evlendi? Konu tarihi bağlamda doğru olmakla beraber konunun günümüze taşıyan hadislerde hata vardır. Sahih değildir. Nedenleri kitapta. Ayrıca zıhar ,miras ve sosyolojik düzen konularına bir göz at kitapta.
*****dinler yok olacak mı?: avrupada islamın yayılışı ve bunun nüfus ile ilintili olmadığı bilgisi.
****** evren kaotik midir düzenli mi? kaos olarak addedilen şeyin düzeni ve çirkin/olumsuz durumların şaşmaz ahengi. Kaos kelimesinin yanlış anlaşıldığı bilgisi.
*******neden bütün peygamberler ortadoğudan?: durumun böyle olduğuna dair hiçbir emare yok. Yarın herhangi bir arkeoloji çalışmasında ise neyle karşılaşacağımızı bilemeyiz. Ayrıca milattan öncesine dair yazılı kaynaklara erişmek ve erişilse bile bunun doğruluğunu sağlayacak başkaca emareler edinmek zordur.
********garanik kıssası: sahih olmayan hadis. Mütevatir değii.
*********mürtet öldürülür mü? Hem kuran içeriği ile çelişkili hem de tarihsel verilerde siyasi manevraların ardından buna girişildiğini görüyoruz. Bu iddia içinde çelişkiler barındırıyor. Bir insan dinden çıktı ise buna sen söylersen inanırlar. Ama kimse gidip ben dinden çıktım demez. O halde bu düşünceyi dış alemde fiiliyata dökecek adımlar gerekir. fransız ihtilalinden önceye döndüğümüzde karşılaştığımız dünyanın bir çok yerinde teokratik yapılardır ve teokratik yapılarda dine başkaldırının devlet yapılanmasına yani anayasal düzene başkaldırı olduğunu görürüz. Fiile döken adam anayasal düzene baş kaldırır.
Mübarek kadir gecesi yaklaşırken okumak benim için anlamlı oldu. İslam'ın Süsü olmak gibi güzel bir mahlas ile şereflendirilen İmam Gazali'nin bu eseri aslında İhya-ü Ulumid Din kitabından bir bölüm. O kitabı derya denizken ve kendisinin de en önemli eseri iken,…devamıMübarek kadir gecesi yaklaşırken okumak benim için anlamlı oldu. İslam'ın Süsü olmak gibi güzel bir mahlas ile şereflendirilen İmam Gazali'nin bu eseri aslında İhya-ü Ulumid Din kitabından bir bölüm. O kitabı derya denizken ve kendisinin de en önemli eseri iken, kitabının sadece bu bölümü ile dahi ilmine hayran kaldım ve yorumlarını yaklaşımlarını hayli benimsedim.
Kitabın en sevdiğim ve pür dikkat okuduğum bölümü Kuranın batîni ve zâhirî olarak irdelendiği son bölüm. Hangi konuya değineyim nerden başlayayım anlatmaya bilmiyorum. Sadece kendime kızıyorum geç başladığım için onu okumaya. Allah ömür verdikçe derinleşmeyi umuyorum.
Kuranı hiçbir zaman yüzde yüzü ile anlayamayacağım belki ama ondan öncekiler ve ondan sonrakileri anlamak uğruna ömrüm elverdikçe hakkında tefekkür edeceğim. Kuranı bizlere indiren Allah'a sonsuz hamdolsun.
Yani? Söyleyecek pek bir şey yok. Her zamanki konular. Belgeseli başka gözlerde mükemmel yapan her şeyin gerçek olması. Bunun dışında belgesellik bir konu dahi göremedim neyine ödüller vermişler bunun onu da anlamadım. Merkezine siyah-beyaz çatışmasını aldığını, yasaların beyazlarca araç olarak…devamıYani? Söyleyecek pek bir şey yok. Her zamanki konular. Belgeseli başka gözlerde mükemmel yapan her şeyin gerçek olması. Bunun dışında belgesellik bir konu dahi göremedim neyine ödüller vermişler bunun onu da anlamadım. Merkezine siyah-beyaz çatışmasını aldığını, yasaların beyazlarca araç olarak kullanıldığını lakin tüm bunların üzerindeki o "doğal hukukun" adaleti nihayetinde tesis ettiğini görüyoruz.
Normatif yorumlansa bu kadın serbestti şu an mesela. Pozitivist hukukçulara izletmek lazım bu belgeseli.
Spoiler içeriyor
Olmamış. Uyarlama yapmaya gelince Hollywood sineması izlenebilir olmak ve revaçta olan akım ve politikalara zıt gitmeme duruşundan öteye gidemiyor. Ne demek bu: Frank Herbert Paul ve Chani'nin ilişkisinin kaderini kitabın nihayetinde Leto ve Jessica'nın kaderi ile aynı kılıyor ise bu…devamıOlmamış. Uyarlama yapmaya gelince Hollywood sineması izlenebilir olmak ve revaçta olan akım ve politikalara zıt gitmeme duruşundan öteye gidemiyor.
Ne demek bu: Frank Herbert Paul ve Chani'nin ilişkisinin kaderini kitabın nihayetinde Leto ve Jessica'nın kaderi ile aynı kılıyor ise bu böyle uyarlanmalıdır bu kritik. Chani'nin odalık olması ile Leydi Jessica'nın odalık olması kaderini paylaşmaları gerekirdi. Keza Paul'ün kitapta savaşta öldürdüğü adamın eşini ganimet olarak elde ettiğini biliyoruz ama filmde adı bile geçmemiş. Feminist(!) eleştirileriden geri durmak pahasına kitabın çok kritik noktalarında kitabın dışına çıkılmış. Fremen kültürü büyük çoğunlukla arap kabilelerinden esinlenilmiş ve elbette kitapta siyasi bakımdan bunun günümüze dair mesajları var. Ne diyeyim. Ayrıca tek bu değil ki; bebek doğuyordu kitapta,thufir hawat'ın ölümü paulün yanında oluyordu,yaşam suyunu paul kendini sınamak için içiyordu annesinin "the voice" dayatması ile değil:) Bu Paul'ü pasif kılıyor. Ayrıca Chani böyle biri değil kitapta Paul'e daha ılımlı ve inanıyor. Klasik genç mufalefet duruşu koymuşlar fremenlerde böyle bir şey yok Mehdiye herkes inanır. Feyd Rautha Baron'un odasına dalıp seni öldürürüm diyebilecek güce ne ara sahip oldu ayrıca bu kitapa tam aksi oluyor suikasti başarısız olunca Baronun kendisini öldürmesinden çok korkuyor. Ayrıca uyuşturma olayı Baronun oyunu değil Thufir'indi. Ve daha birçok şey...
Ama hayal gücümde tasvir ettiğim birçok nesne, tipleme filmde çok iyiydi. Bu konuda çok memnunum. Hatta kitaba sadık kalmadıkları tiplemeler bile çok iyidi. Harkonnen hanedanını ve Giedi Prime'ı ancak bu şekilde renksiz ve kasvetli tiplemelerle ve mekan tasvirleri ile güzel anlatabilirsin.
Bu filmin dışında son yıllarda amerikan sinemasının feminist ve eş cinsel eksenlerde seyretmesi ise çok ama çok can sıkıcı.
Spoiler içeriyor
Kitap üzerine kendime mülahazalar -Dük Leto'nun ölümünden sonra kitap başka bir şeye dönüştü. O olaya kadar evreni anlamaya çalıştığım ve Atreides politikalarını takip ettiğim hoş bir eserdi lakin Arrakis gezegeni ve ekolojisini, hele hele fremenlerin siyeçlerindeki yaşamını ve adetlerini vesaire…devamıKitap üzerine kendime mülahazalar
-Dük Leto'nun ölümünden sonra kitap başka bir şeye dönüştü. O olaya kadar evreni anlamaya çalıştığım ve Atreides politikalarını takip ettiğim hoş bir eserdi lakin Arrakis gezegeni ve ekolojisini, hele hele fremenlerin siyeçlerindeki yaşamını ve adetlerini vesaire pek sevemedim. İtti beni çoğunlukla, daraldım terminolojinin içinde. Ama son yüz sayfa yine heyecan verici oldu. Kitabın ortaları zordu kısacası mesela Herbert'ın uyuşturucu kullandığını ve o kısımları öyle yazdığını düşündüm çünkü inanılmaz betimleme, kişileştirme vesaire kullanmıştı. Bana duyguyu vermek için çok fazla tamlama ile cümleleri boğmuştu. Paul'ün Lisanül Gayb olduğunu anlamam için Paul'ün kafasındaki zamansal karmaşalar, şu meşhur Rahibe Ana olma ritüelindeki histeri krizleri vesaire...Uyuşturucu kullandığını iddia edebilirim ama ispatlayamam, elbette o kısımları yazabilmek için canım jkdkkd
-Arrakis baharatı günümüz nadir toprak elementleri gibi bir şey ama tek bir yerde bulunuyor. Yani devranın dönmesi için şart. Aslında petrol yahut altın ne fark eder? Ehemmiyetli. Frank Herbert belli ki bu kitabı yıllarca düşünmüş tasarlamış çünkü yarattığı evren dünyamızın gölgesi. Padişah İmparator gibi bir şeyimiz henüz yok lakin totaliter aristokrat bir dünyaya gittiğimizi düşünüyorum. Yine de bu kitap din ve siyaset kitabı. Coğrafya Arrakis dininde etken ama dinin büyük ölçüde turuncu katolik incilinden geldiğini biliyoruz. Dolayısıyla din çok başka bir başlıktı. Siyaset ise Bene Gesseritler topluluğundan bağımsız yorumlanamaz.
Bene Gesseritlerin saikleri üzerine rapor ve Dune dini isimli eklere bayıldım çok fazla şeyi açıklığa kavuşturdu. Eğer kitabı unutursan orayı bi oku. Ekoloji kısmını okumadın oraya da bi bak.
-Jessica muazzam bir kadın
-Herbert her şey karman çorman edip bir evren kurabilmiş:) Öyle. Latince,arapça,farsça;budizm,islam,hristiyanlık;insan,tanrı,peygamber,köle;romantizm,rasyonalizm,natüralizm,machiavelizm,oportünizm...Her şey vardı aynı anda. Ha neden böyle? Pozitif yaklaşırsam cevap şu:Evren zaten uzak gelecek. Hani şu an yapay zeka falan konuşuyoruz. İşte bu düşündüğümüz raddeye geliyor yok oluyor sonra yüzlerce yıl geçiyor vesaire...
İşte uzak gelecek içinde geçmişin uyarlamaları ile devam etmiş.
Negatif yaklaşırsam:Yeni bir şey yaratmak zor, varolanları karmaşıklaştırıp buna yeni diyelim.Bilemiyorum belki de çok acımasız bir yorum olur bu.
-Güzeldi. Bazı pasajlar vardı ki kitabın üzerindeydi. Paul yaşından çok büyük konuşuyordu o kısımlarda. Dolayısıyla kitabı aşmıştı.
-Ya öyle bir kitap ki, kafamda kocaman bir dünya kurdurdu yedi yüz sayfa ve hâla çok şey olabilirmiş gibi iken kitap bitti! Kitap bitince evreni o kadar kurdum emek verdim anasını satayım bari ikinciyi okuyayım diyorsun ama bir yandan da yine uyuşturucu kafasıyla yazılmış o ağır pasajlara girmek istemiyorum diyorsun. Yani değişik bir noktada bıraktı beni. İkinci kitapta birinciyi tamamlayacak şeyler olursa buraya ekleyeceğim.
Pedofili ve gay şakası yapmadığı bir on dakika izleyemedim yine, baydı yarıda bıraktım. Humanity ve Supernatural izleyin gerisi tekrara düşüyor ve gereksiz iğrençleşiyor
Spoiler içeriyor
IMAX aracılığı ile izleme fırsatı buldum.Zaten ımax ile izlenmesi için yapılmış bir film olduğunu düşünüyorum.Fırsatı olanlar paraya kıysın biraz kaçırmasın:) Şimdi sövebilirim yönetmene: Kardeşim bu albay kesin yine ölmedi, sanırım başka kötü karakter inşa edemiyorsunuz ve kaldı ki filmin afişine…devamıIMAX aracılığı ile izleme fırsatı buldum.Zaten ımax ile izlenmesi için yapılmış bir film olduğunu düşünüyorum.Fırsatı olanlar paraya kıysın biraz kaçırmasın:)
Şimdi sövebilirim yönetmene: Kardeşim bu albay kesin yine ölmedi, sanırım başka kötü karakter inşa edemiyorsunuz ve kaldı ki filmin afişine yerleştirdiğiniz kadının da derinliği yoktu ve acaba bunu nasıl başardınız üç buçuk saatlik filmde? Klasik seksi kötü kadın karakter izlediğimi düşünüyorum ve ayrıca gerçekten üçüncü filmle beraber sıkıldım şu konsolide olma,hava insanlarına karşı savaşma ve kesin bir neticeye bağlanamama muhabbetinden. Koskoca avatar gibi bir evren yaratıyorsun, bunu mükemmel ve her filmde üstüne katan unsurlarla süslüyorsun ama şu kendini tekrar eden ve neticeye bağlanamayan, beş film olmak için saatler harcatan senaryoya bizi mahkum da ediyorsun. Ne ayaksın James'çim. Yapay zekanın y'si dahi filmde yokmuş her şey büyük bir emeğin ürünüymüş bunun nankörlüğünü yapmayacağım elbette, teşekkür ederim bu bakımdan. Ama o kadar sinirlendim ki bu senaryoya. Üçüncü filmi çıkarın atın ikinci filmden bu yana bir şey değişmedi.
Bu da akıllara şunu getiriyor: Avatar senaryo kaygısına asla düşmeyen bir görsel şölen projesi mi?
Ama kendimce biraz konuyu da irdeleyeceğim: Eywa evrenin tanrı(ça)sı. Her şey. Şimdi şunu da merak ediyorum ben: bu eywa neden sırtını döndü ateş kabilesine ve en başlarda kiri'ye? Semavi dinlerin tanrı bizi terk mi etti diyerek isyan eden helak olmuş/lanetlenmiş kavimleri baz alınmış bu bakımdan. Bu üçüncü filmle beraber ayrıca kesin eminim: insanın gücü(pandoradaki yıkıcılığı), insanın berbat bir ırk oluşu(pandoradaki yıkıcılığı) ve ekoloji/insan açmazı(pandoradaki yıkıcılığı) temel taşlar. Yani konu pandora ve insan. Filmin adı pandora olsa yeriymiş çünkü her filmde pandora da dünyaya dönmesin diye Jack'in gayretlerini görüyoruz.
Ahh atlanan çok şey var filmde. Bazı ölümlerin yası bu filmde tutulmadı, kesin onu da dördüncü filmde göreceğiz. Zira bu filmin yarısı yas idi.
Ayrıca filmde en mükemmel yaratılmış şahsın Neytiri olduğunu düşünüyorum. Kadın bu filmde biraz arka planda kalmış, dolayısıyla Jack'le olan bağları da ne noktaya geldi veya gerçekten hâla birbirlerine aşıklar mı ondan da emin olamıyorsunuz.
Albaya ısındırma filmi olmuş yavaştan. Demedi demeyin finalde albay canını verir pandora ve Sully'ler için:) Yani gittikçe dönüşeceği şey : The Last of Us part 2: Abby o.sunu sevdirme gayreti.
neyse, bazı şeyleri de kendi içimde yaşayacağım yoksa anlatacak çok şey var.
Bkz. Gecenin Sonuna Yolculuk/Ferdinand Celine Hissettirdikleri bu kitapla aynıydı. Kendi adıma hayran kaldığımı söyleyebilirim. Milliyetçilik bu tarz sanat eserlerinde(bahsettiğim kitabı da buna dahil ediyorum) çok ikinci planda kalıyor. Alman, Fransız, Türk olmanın savaş meydanında bir önemi olmadığını çünkü savaşırken insan…devamıBkz. Gecenin Sonuna Yolculuk/Ferdinand Celine
Hissettirdikleri bu kitapla aynıydı. Kendi adıma hayran kaldığımı söyleyebilirim. Milliyetçilik bu tarz sanat eserlerinde(bahsettiğim kitabı da buna dahil ediyorum) çok ikinci planda kalıyor. Alman, Fransız, Türk olmanın savaş meydanında bir önemi olmadığını çünkü savaşırken insan olmanın vasıfları ile savaşılabildiğini görüyorsunuz. Kimse Türk diye ölümsüz/korkusuz olmuyor. Filmin kısaca bu olduğunu söyleyebilirim