“Maslow köklerini psikolojik bereketten, kendine has bir insan olma, öğrenme, gelişme ve mutlu olma güdüsüden alan sağlıklı bencillik ile köklerini psikolojik fakirlikten, nevrotizmden ve kederden alan sağlıksız bencilliğin birbirinden ayrılması gerektiğini savunuyordu.” Kendini Aş, sayfa 218
Galileo Galilei, Francis Bacon, Rene Descartes, Baruch Spinoza, John Locke, lsaac Newton ve diğer Aydınlanma figürleri gökleri, içinde yaşadıkları doğal dünyayı, insan doğasını ve toplumunu, kendilerinden önceki düşünürlerin (mesela Platon'un ve Aristoteles'in) beyanlarına başvurmadan açıklamaya giriştiler. Bu insanların rehber ışığı…devamıGalileo Galilei, Francis Bacon, Rene Descartes, Baruch Spinoza, John Locke, lsaac Newton ve diğer Aydınlanma
figürleri gökleri, içinde yaşadıkları doğal dünyayı, insan doğasını ve toplumunu, kendilerinden önceki düşünürlerin (mesela
Platon'un ve Aristoteles'in) beyanlarına başvurmadan açıklamaya giriştiler. Bu insanların rehber ışığı dinsel kaideler ve dogmalar da değildi. Rehberleri, kimi düşünürlerin "doğanın ışığı" olarak
nitelediği akıl ve deneyimdi. İster tümdengelim mantığına, isterse de ampirik verilerin analizine dayansınlar, geliştirdikleri modern bilimsel metot, teorilerin aklın eleştirisine tabi tutulmasını ve mevcut kanıtların süzgecinden geçirilmesini içeriyordu. Rasyonel insan inandığı şeylerin doğru olup olmadığını değerlendirirken dayanak arar; inandığı şeyi salt imana dayanarak ya da onun doğru olmasını çok istediği ya da doğru olmasına ihtiyacı olduğu için doğru kabul etmez ve kanıtlar inançlarının yanlış olduğunu gösterdiğinde onlara inanmayı bırakır. Kanıtlarla açıkça çeliştikleri halde onlara sıkı sıkıya sarılmak ya da hakkıyla kanıtlanmış inançları reddetmek irrasyonel bir tutumdur, yani düpedüz kötü düşünmedir.
İyi İnsanlar Kötü Düşününce, Steven Nadler, sayfa 14.
Amazon destekliyoruz diye yazıyor, Amazon’dan kitap linkini kabul etmiyor. Bunlar ciddi sorunlar. 650 lira kesinlikle çok buraya. Kitap bile ekleyemiyorum ne için vereyim 650. Çok.
“Medyada yorum yapanların büyük bir bölümünün Türkçesi o kadar berbat ki kendilerini ifade etme yetenekleri zayıf olduğundan ya sözlerine, “sözlerim başka tarafa çekilsin istemem” diye başlıyorlar ya da bozuk anlatımları ters tepince tekrar paylaşımda bulunup “yanlış anlaşıldıklarını” söylüyorlar. Bunlar hep…devamı“Medyada yorum yapanların büyük bir bölümünün Türkçesi o kadar berbat ki kendilerini ifade etme yetenekleri zayıf olduğundan ya sözlerine, “sözlerim başka tarafa çekilsin istemem” diye başlıyorlar ya da bozuk anlatımları ters tepince tekrar paylaşımda bulunup “yanlış anlaşıldıklarını” söylüyorlar.
Bunlar hep bozuk Türkçenin sonuçları.”
Suha Çalkıvik’in bu sözlerine hak vermemek elde değil. Arka arkaya medenî görünümlü kelimeleri sıralayıp bir cümle oluşturuyorlar diye gençler konuşabildiklerini zannediyorlar ve bu korkunç bir şey. Dilimiz kıymetli, zengin ve güzel. Kıymetini bilmeli ve hakkını vermeliyiz. Dile ihanet vatana ihanet. Güzel düşünün, güzel yaşayın, güzel konuşun.
“Sevgiyi anlamalıyız; bunu öğretebilmeli, yaratabilmeli, öngörebilmeliyiz yoksa insanlık, düşmanlık ve şüphe karşısında mağlup olur.” Abraham Maslow, Motivation and Personality (1954)
Edgar Allan Poe’nun söylediği üzere, “Deneyimlerin gösterdiği ve gerçek bir felsefenin daima göstereceği üzere, gerçeğin büyük bölümü, hattâ belki de en büyük bölümü, önemsiz görünen şeylerden ortaya çıkmıştır.” Kendini Aş, sayfa 193
Eskiden kadınlar mağaralarını temizliyormuş, erkekler de mamut avlayıp getiriyorlarmış, kadınlar mamutlarını pişirirken erkekler de duvarlarına resimler çiziyorlarmış, sonra birlikte afiyetle yemeklerini yiyorlarmış.