-sadece gülüne ve dikenine şükretmek yeterli değil. kul, gül olmadan da şükredendir. müthiş kurgulanmış. "ama içki içiyor" sahnesindeki o hissiyat gözlerimi doldurdu.. ayrıca oldukça uçuk bir fikir olacak ama muharrem karakterinin yaşadığı hayal kırıklığı bana martin eden'ı hatırlattı😶🌫️
Spoiler içeriyor
filmi etkileyici kılan unsur arthur'un " olması gerektiği " gibi bir karakter olmasıydı bence. karısı, belki de asıl birlikte olması gereken kişiyi karşısına getirdiği halde sürece saygı duyup nora'nın hislerini kabul etmesi aralarındaki bağın güzelliğini ortaya sermiş. bugün denk geldiğim…devamıfilmi etkileyici kılan unsur arthur'un " olması gerektiği " gibi bir karakter olmasıydı bence. karısı, belki de asıl birlikte olması gereken kişiyi karşısına getirdiği halde sürece saygı duyup nora'nın hislerini kabul etmesi aralarındaki bağın güzelliğini ortaya sermiş. bugün denk geldiğim bir tweette bir kullanıcı; hayatının izlediği bir videodaki kişi ile tamamen aynı olduğunu, çok rutin olduğunu fark edip bundan yakınıyordu. başka bir user ise bu konuyla ilgili şöyle demiş; kendi ailelerimize dönüp bakınca onlarında aynı rutinlerle hayatlarını geçirdiğini fark ediyoruz. sahip olduğumuz hayat bu. böyle olduğunu kabullenince yaşamak daha kolay.
en azından buna benzer bir şey söylemiş yani.. neyse demem o ki; olmadı. hae-sung ve nora arasında en azından hayatlarının bu döneminde bir şey olmadı, demirkubuz'un da dediği gibi; olmuyor işte yani bu kadar basit. izleyenlerin filmde kendi hayatlarına dair paralellik bulmasının en büyük sebebi de bu olmayışlıklar değil mi zaten..?
nora'nında dediği gibi; kökler dikili olduğu saksıda yerini bulacaktır.
-tatlı dilli bir delinin bakışları beynime vuruyor. elleri uzanıp beni boğuyor. gerçekleri söylüyor, ayaklarımızı dışarıda bırakan bir battaniye gibi gerçekler. gersen de, çeksen de asla yeterli olmayacak. hiçbirimizi tam olarak örtmeyecek. ilk ağladığımız andan bu dünyayı terk edene kadar sadece…devamı-tatlı dilli bir delinin bakışları beynime vuruyor. elleri uzanıp beni boğuyor. gerçekleri söylüyor, ayaklarımızı dışarıda bırakan bir battaniye gibi gerçekler. gersen de, çeksen de asla yeterli olmayacak. hiçbirimizi tam olarak örtmeyecek. ilk ağladığımız andan bu dünyayı terk edene kadar sadece yüzümüzü kapatacak ve her çığlığımızda onu tepemizde hissedeceğiz.
kadro, oyunculuklar, kullanılan müzikler ve senaryo.. her şeyiyle mükemmel. oyunculuklar ve gergin atmosfer çok güzel işlenmiş bu yüzden duygular izleyiciye tam olarak geçiyor ve izlerken olayların birebir içindeymiş gibi hissediyorsunuz. sürekli ters köşe yapılması, ağlarken bir anda oyun havası oynamalarının…devamıkadro, oyunculuklar, kullanılan müzikler ve senaryo.. her şeyiyle mükemmel. oyunculuklar ve gergin atmosfer çok güzel işlenmiş bu yüzden duygular izleyiciye tam olarak geçiyor ve izlerken olayların birebir içindeymiş gibi hissediyorsunuz.
sürekli ters köşe yapılması, ağlarken bir anda oyun havası oynamalarının ve cevdet komiserin oğlunun ilaçlarıyla kendini uyuşturmasının ironikliğinin verdiği ayrı bir haz vardı.
izleyiciler sürekli olarak şahsiyet dizisi ile karşılaştırdığı için bu konuda da bir yorum belirtmek istiyorum;
senaryo açısından masum çok klasikken şahsiyet çok orjinal ve farklıydı. ancak şahsiyetde ki oyuculuklar masum'un yanında çok amatörce kalıyor, özellikle agâh beyin torununun, kızının olduğu sahneler çok cringedi ve izlemesi zordu. masumda anne rolünde olan nermin karakterini izlemek de sinir bozucuydu mesela ama kaliteliydi. bu yüzden şahsiyetten daha iyi bir dizi olduğunu düşünüyorum ve masum'un şahsiyete kıyasla bu kadar unknown kalmış olmasını üzücü buluyorum.
Spoiler içeriyor
evet laurie çok güzel sevdi ama bu nokta da sırf onu reddetti diye jo'ya tepki göstermek çok yanlış. çünkü bazen sevgi yetmez, birinin sizi sevmesi sizin de onu sevmenizi gerektirmez. laurie ve jo' nun mühiş bir uyumu olsa da jo'nun…devamıevet laurie çok güzel sevdi ama bu nokta da sırf onu reddetti diye jo'ya tepki göstermek çok yanlış. çünkü bazen sevgi yetmez, birinin sizi sevmesi sizin de onu sevmenizi gerektirmez.
laurie ve jo' nun mühiş bir uyumu olsa da jo'nun friedrich gibi bir karakterle daha sağlıklı bir ilişkisi olurdu bence. laurie'nin amy'i sevdiğine asla inanmıyorum, amy'nin ilgisine zamanla alıştığı için bunu sevgiyle karıştırdığını düşünüyorum, gerçekten korkunç bir çiftti.
ayrıca amy'nin " jo'yu elde edemediğin için benimle yetinmene izin vermeyeceğim" dedikten iki sn sonra laurie ile evlenmesi de çok ucuzcaydı.🥴
-it's not your fault. i know. -no. no, you don't. it's not your fault. ekrandan yükselen o " bu senin hatan değil" sesi, will'e geldiği kadar bana da iyi geldi.. filmi durdurup "yaşadığım şeyler yüzünden potansiyelimi boşa harcamak istiyor muyum…devamı-it's not your fault.
i know.
-no. no, you don't. it's not your fault.
ekrandan yükselen o " bu senin hatan değil" sesi, will'e geldiği kadar bana da iyi geldi.. filmi durdurup "yaşadığım şeyler yüzünden potansiyelimi boşa harcamak istiyor muyum gerçekten?" diye sordum kendime, cevabım ise kocaman bir hayır oldu. hem hayalimi gerçekleştirmek hem de iyi olmak istiyorum. bunun için elimden geleni de yapmak istiyorum. yani en azından yapabileceğimi düşünmek istiyorum çünkü yapamayacağımı düşünmek.. :')