eğer mentaliniz kötüyse, kafanızı dağıtmak için başkası adına utanacağınız kötü diyaloglar ve wattpad klişeleri ile dolu bir film izlemek isterseniz diye yapmışlar bence bu filmi. bazen kötü film izlemek iyidir 🤙🏻
küçük ve değersiz. gözlerimi kaldırdığımda, soluklandığım bu evrenin devasalığı karşısında hissettiklerim yalnızca bunlardan ibaret. bilmediğim bir sürü dil, keşfedemediğim onlarca şarkı, okuyamadığım kitaplar ve asfaltında botlarımı sürüyerek geçemediğim yüzlerce sokak... ardımda bıraktığım tüm bu sevgisiz yaşam, bazı kırıklıklarım ve boşa…devamıküçük ve değersiz. gözlerimi kaldırdığımda, soluklandığım bu evrenin devasalığı karşısında hissettiklerim yalnızca bunlardan ibaret. bilmediğim bir sürü dil, keşfedemediğim onlarca şarkı, okuyamadığım kitaplar ve asfaltında botlarımı sürüyerek geçemediğim yüzlerce sokak... ardımda bıraktığım tüm bu sevgisiz yaşam, bazı kırıklıklarım ve boşa giden çabalarım düşündükçe daha da değersizleşiyor gözümde ve bu, henüz adım atmadığım her bir hayali düşündükçe daha da korkutuyor. bir gün değersizleşecek her an için şimdi çabalıyor olmam acımasız gerçek mi yoksa ben mi tüm bu kötü düşünceler içerisinde kendimi yiyip bitiriyorum?
kelebek hissini ilk o zaman öğrendim ve nasıl hissettirdiğini deli gibi merak etttim. o hislerin tümüne özendim. bir noktada sanırım birinin en önemli insanı, favorisi olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmek istedim. içimizde fark etmeden beklettiğimiz o sevgi pıtırcığı, kozalara…devamıkelebek hissini ilk o zaman öğrendim ve nasıl hissettirdiğini deli gibi merak etttim. o hislerin tümüne özendim. bir noktada sanırım birinin en önemli insanı, favorisi olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmek istedim.
içimizde fark etmeden beklettiğimiz o sevgi pıtırcığı, kozalara dokunan başka bir canlı ile karşılaşınca olay orada kopar ve kozalar gelişim göstererek açılıp saçılırlar, sonra da kelebek olup karnınızda uçuşmaya başlarlar. anlatılana göre bu his muazzamdı. aşkın ne demek olduğunu böyle öğrenmiştim.
muhtemelen birkaç ay sonra ise aşkın bu olmadığını öğrendim. bu kelebekler aslında birer uyarı alarmlarıydı. tehlikeyi hissettikleri an kozalarını terk ediyor ve yuvaları olan bedenin bu huzursuz olağanüstü hâle sebep olan kişiden uzaklaşması için acı içinde çırpınıyorlardı.
nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama midenizde baskı hissettiren kişilerin, benliğiniz tarafından kabul edilmeyen ve sizin hayat enerjinizden beslenen kişiler olduğunu duymuştum. bir süre sonra mental olarak çökmeye başlarsınız hatta iştahsızlık ve mide bulantıları da beraberinde gelir.
kelebek hissi zehirlidir. huzursuz eder, hayatı ölümden beter eder. halbuki sevdiğiniz birinin yanında kendiniz gibi olabildiğiniz, bastırılmış hissetmediğiniz ve huzuru bulduğunuzda mutlu olabilirsiniz. bir sonraki davranışınız ve aldığınız nefesi nasıl vereceğiniz konusunda kaygılanmazsınız.
aşk güvende hissettiğin ve olabildiğince kendin olabildiğin bir yerdir. kaçmak istediğin ve yok olmayı dilediğin bir yer değildir. aşık olduğun kişinin yanında sürekli bir misafir tedirginliği yoktur, eve varmanın verdiği sakinlik hissi vardır.
yani kelebekler o kadar da peri masalından çıkma değiller. bir korku romanındaki yarasalar gibiler ya da zamanı geldiğinde evrimleşerek karnınızı kemiren farelere dönüşebilirler. varoluş sebepleri sadece beynimizin "savaş ya da kaç" talimatıyla ilgili. bu, kendimizi tehdit altında veya gergin hissettiğimizde meydana gelen fizyolojik bir tepkiden fazlası değil. yani, kelebekler karnınızda hem siz çok gerginken hem de cinsel yönden uyarıldığınızda uçuşabilir.
o ölmedi ama ben her saniye en az bir kere öldüğümü hissettim. renksiz ruhumun üzerine bir gökkuşağı örtüldü ve ben kendim için tek bir renk seçmek zorunda olmadığımı öğrendim. en soğuk aralık gecelerinin birinde parmak uçlarıyla içimde bir mum devirdi,…devamıo ölmedi ama ben her saniye en az bir kere öldüğümü hissettim. renksiz ruhumun üzerine bir gökkuşağı örtüldü ve ben kendim için tek bir renk seçmek zorunda olmadığımı öğrendim.
en soğuk aralık gecelerinin birinde parmak uçlarıyla içimde bir mum devirdi, kendime ve dünyaya dair bildiğim her şey sayfa sayfa yanıp kül olurken ısındığım için mutluydum
"söylediğin gibi," dedi. "yalnızca bir düş belki." "neden sadece yoluna bakmıyorsun?" diye sordum. "çok güçlüsün ve özgürsün. istediğin yere gidebilir, istediğin her kadını o cazip gülümsemenle kendine tutuşturuverirsin. bunca yıldır kimsede bulamadığın ne var?" "yıldızlar var luxuria,” dedi. “yıldızlar... kurtuluş…devamı"söylediğin gibi," dedi. "yalnızca bir düş belki."
"neden sadece yoluna bakmıyorsun?" diye sordum. "çok güçlüsün ve özgürsün. istediğin yere gidebilir, istediğin her kadını o cazip gülümsemenle kendine tutuşturuverirsin. bunca yıldır kimsede bulamadığın ne var?"
"yıldızlar var luxuria,” dedi. “yıldızlar... kurtuluş ümidi var, günahlarıma ortak belki bir teselli var. pasparlak bir ışık var ve geceler ve gündüzler var. kim bilir yaralarıma şifa var."