Filmimiz, 6 maceracı kadının biraz adrenalin için girdikleri mağarada yaşadıkları hayatta kalma savaşını konu alıyor... Filmin kaza sahnesi çok etkileyici, güzel açılıyor film. Yönetmen mağara atmosferini çok iyi vermiş, iyi bir iş çıkarmış. Yalnız mantıksal açıdan da birkaç eksik noktası…devamıFilmimiz, 6 maceracı kadının biraz adrenalin için girdikleri mağarada yaşadıkları hayatta kalma savaşını konu alıyor... Filmin kaza sahnesi çok etkileyici, güzel açılıyor film. Yönetmen mağara atmosferini çok iyi vermiş, iyi bir iş çıkarmış. Yalnız mantıksal açıdan da birkaç eksik noktası var. Örneğin, yaratıklar başta saçma geldi. Ama sonradan yarasaya benzetmeleri bir nevi mantıklı gelebilir.
Yaratıklar ile ilgili ekşi sözlükte farklı bir bakış açısı gördüm, yaratıklar hakkında "bunlar karanlık çağda insanoğlu mağaralarda yaşarken, mağarada kalıp evrimini mağara canlısı olarak tamamlamış insanımsı canlılar. Orada kalmışlar fazla da çoğalmamışlar nedense. Işık ve ateş olmaksızın insanoğlu kör ve çaresiz. Filmin son sahnelerinde ise insan denen canlının aslında medeni bir varlık olmadığı, bilakis içindeki hayvanı hala koruduğu ve şartlar oluştuğunda ise bunu serbest bıraktığı görülüyor" şeklindeki yorum da ilginç gelmişti.
Ha bunları görmezden gelip "şu niye şurada şöyle olmadı?" gibi sorgulamalara girmezseniz, şöyle karanlık bir gecede eminim ki sizi boncuk boncuk terletecektir. Kapalı alan korkunuz varsa da bu film sizin için pek iyi bir tercih olmayabilir çünkü bazı sahnelerde izleyen için nefes almak biraz zorlaşıyor. Dediğim gibi şöyle ışıkların kapalı olduğu, karanlık bir gecede izlerseniz tadından yenmeyecektir. Gerilim dolu bir hayatta kalma mücadelesi izleyeceksiniz.
Şahsen, filmde yaratıkların çıktığı sahneye kadar gayet keyifle ve büyük zevk alarak izledim. Yaratıklar olmadan çıkış yolunu arayarak devam etseler daha mantıklı olabilirmiş. Son olarak, keşke 6 kadın karakterdeki kişi analizleri daha derin ve detaylı olsaydı. Sarah dışında kimsenin nereden geldiği, kim olduğu, ne iş yaptığını bilmiyoruz, Sarah'ı da kaza dışında bilmiyoruz gerçi. Sonuçta iyi filmin zor bulunduğu gerilim/korku kategorisinde kendine iyi bir yer edindiğini düşünüyorum. 8/10
Bu arada filmin beni havaya zıplattığı en iyi sahne ise, filmin henüz başında Sarah'ın kamp evinde pencereden dışarı bakarken başına saplanan mızraksı cisimlerdi sanırım.
Filmin finali ile alakalı da bir muamma söz konusu. Bu kısımdan sonrasını filmi izleyenlerin okumasını öneririm (SPOİLER İÇERİR)
Sarah'ın her ne kadar mağaradan kaçtığı fikrine inanmak istesek de, bayılıp rüyasında kaçtığını gördüğü fakat aslında hala orada (mağarada) olduğu daha mantıklı geliyor. Ya da mağaradan kaçmaya çalışırken kafasını yere vurup bilincini kaybettiğinde dışarı çıktığını gördü fakat kendine geldiğinde hala içerdi olduğunu anlayıp çıldırarak orada kızının hayaliyle kaldı. Ya da son ihtimal, sonunda aslında mağaradan kaçtı fakat yanından geçen kamyon ona ailesinin öldüğü kazayı hatırlatınca zaten çıldırmanın sınırlarında olan Sarah tamamen aklini kaybetti. Arabada gördüğü Juno'nun hayaleti halüsinasyon ve en sonda kendini gene mağarada gördüğü sahne bir metafor (zihninde hala mağarada)
Sarah'daki ruh halinin değişimini anlamak adına en can alıcı sahnelerden biri de Juno'nun kazara öldürdüğü Beth'in elinden tutan Sarah'ın onu çekip kaldırmaya çalışırken elinde kalan, ölen kocasının "love each day" yazan kolyesi sanırım. Zira Beth ölmeden, kolyeyi Juno'nun düşürdüğünü söylüyor, böylece Juno'nun kocası Paul ile ilişkisi olduğunu anlayan Sarah'ın çıkışa 100 metre kala Juno'yu bacağından yaralayarak ölüme terk ediyor. Sarah orada bambaşka bir kişiliğe (adeta bir Zeyna ya da Terminatör) bürünüyor çünkü.