Kitabın yorumuna yine kitapta olan şu cümle ile başlamak istiyorum: "Savaş bazılarını fail, bazılarını suçlu kılar ama sonuç olarak herkesi mağdur eder." Öncelikle bilmeniz gereken bu kitapta yazılan çoğu şeyin gerçek olduğu. Kitabımızın yazarı Ellen Marıe Wıseman kitabın konusunu annesinin…devamıKitabın yorumuna yine kitapta olan şu cümle ile başlamak istiyorum: "Savaş bazılarını fail, bazılarını suçlu kılar ama sonuç olarak herkesi mağdur eder."
Öncelikle bilmeniz gereken bu kitapta yazılan çoğu şeyin gerçek olduğu. Kitabımızın yazarı Ellen Marıe Wıseman kitabın konusunu annesinin hayat hikayesine dayandırıyor. Kitapta sadece Issac ve Christen'in aşkı kurgulanmış ama o da zaten kitapta aşırı bir yer kaplamıyor. Ayrıca kitaba ayrı bir keyif katmış. Kitabın sonunda yazarla yapılan bir söyleşi yer alıyor onu da okumanızı ayrıca tavsiye ederim.
Konusundan bahsedicek olursak 2. Dünya Savaşı sırasında Adolf Hitler yönetiminde olan Nazi Almanya'sını ve Naziler zamanında yahudilerin nasıl katledildiğini anlatıyor. Açlığın, sefaletin, yiyecek ekmeğin bile zor bulunduğu bir dönem. Hitler kendisiyle birlikte bütün Alman ırkını da bir felakete sürüklüyor. Bütün iletişim araçlarına el koyup tam bir diktatör rejimi uyguluyor. Savaş esnasında berbat bir durumda olmalarına rağmen yalan yanlış yayınlarla kendi halkını kandırıp onlara sürekli kazandıklarını ve iyi durumda olduklarını lanse ediyor. Oysa cephede onun için savaşan askerlerinin üzerlerine giyecekleri doğru dürüst üniformaları bile yok. Yedikleri tek şey bir dilim kuru ekmek. Çoğu ölmüş ya da tutsak edilmiş durumda. Şansı yaver gidenler kaçabilmiş. Bir çok cephe düşmüş.
İnsanlar bombaların arasında hayatını sürdürmeye uğraşırken Hitler kafayı yahudilerle bozmuş. Alman halkına yalan söyleyip onları başka bölgelere yerleştiriyoruz deyip toplama kamplarına götürüyor ve oradaki gaz odalarında binlerce insanı çoluk, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden zehirliyor. Sonra da krematoryum adı verilen yerde cesetlerini yakıyor. Her gün binlerce insanı öldürüyor böyle. Küçücük çocukları annelerinin kucağından alıp, eşleri birbirinden ayırıp yapıyor bunları. Sağlıklı olanlar biraz daha şanslılar tabii buna şans denirse. Onları orada çeşitli işlerde çalıştırıyorlar. Tabii günde sadece bir dilim kuru ekmek karşılığında. Tuvaletlerini bile insanca yapamıyorlar. Elektrikli tellerle çevrili bir kamp. Gık bile deseler onları anında indirecek eli silahlı gardiyanlar.
Nasıl bir canilik insanın aklı almıyor. Okurken kitabı şöyle bir gözünüzde canlandırıyorsunuz ve gerçekten mideniz bulanıyor. Çoğu yerde gözleriniz doluyor, ağlıyorsunuz. Vicdanınız sızlıyor. Hiçbir suçu olmayan bu insanlar sadece yahudi oldukları için katledildiler. Üstelik bu bir kurgu değildi. Gerçeğin ta kendisiydi.
Tam 6 yıl süren bir savaş ve yahudi soykırımı sanırım daha güzel anlatılamazdı. Onların deyimi ile Tanrı buna neden izin verdi bilinmez. Ama umarım Hitler denilen bu cani kaçık herif mezarında hiçbir zaman rahat edemez.
Uzun zamandan beri rafımda duruyordu ve hep önüne başka kitaplar geçti. Onları okudum. Fakat şimdi keşke daha önce okusaydım diyorum. Mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim bir kitap. Size çok şey katacağını düşünüyorum...📚