Toplumda otizmli insanlar hakkında farkındalık yaratan muhteşem bir başyapıt. Çoğumuz bu filmi izleyene kadar otizm kavramına yabancıydık. İşte Dustin Hoffman ve Tom Cruise’un gerçekten harika performanslar gösterdiği ve birbiriyle tamamen zıt karakterli iki kardeşi canlandırdığı “Yağmur Adam” artık çoğu sinema…devamıToplumda otizmli insanlar hakkında farkındalık yaratan muhteşem bir başyapıt.
Çoğumuz bu filmi izleyene kadar otizm kavramına yabancıydık. İşte Dustin Hoffman ve Tom Cruise’un gerçekten harika performanslar gösterdiği ve birbiriyle tamamen zıt karakterli iki kardeşi canlandırdığı “Yağmur Adam” artık çoğu sinema otoritesi tarafından bir klasik olarak kabul ediliyor.
Yağmur adam uzun yıllar boyunca otizm denince ilk akla gelen film olarak hafızalara kazınmıştır. Bu durum öyle bir hal almıştır ki çocuğu otizm tanısı almış pek çok anne ve baba kendi çocuklarının özel yeteneklerinin neler olduğunuğu ve benzer yetenekler gösterip göstermeyeceğini sorgulamışlardır. Yağmur adam filminde Dustin Hoffman’ın Raymond rolü ile bugüne kadarki en iyi otizmli birey canlandırmalarından birisine, belki de en iyisine imza attığını söylesek abartmış olmayız.
O dönemlerde Amerika'da bile otizmli bireylerin ayrı yatılı kurumlarda kaldığı ve konuya ilişkin uzman konusunda sıkıntılar yaşandığı karşımıza çıkmaktadır. Özellikle otizm spektrum bozukluğunun en belirgin karakteristik özellikleri arasında yer alan rutinlere karşı hassasiyet göstermeyi pek çok sahnede görebiliyoruz. Raymond'un belirli saatlerde belli tv programlarını izlemesi, uçağa binmemesi, yağmurda yolculuk yapmaması, yemek tercihleri gibi pek çok konudaki takıntısı filmde etkili ve dikkat çekici bir şekilde gözler önüne seriliyor. Ayrıca Raymon özellikle stres yaşadığı ya da duygularını kontrol edemediği anlarda “köşedeki adamın adı kim” tekerlemesini söylemekte ya da “o-ooo” şeklinde mekanik bir ses ile tepki vermektedir ve bu durum iletişim kurma ve duygularını ifade etmede yaşanan sorunlara örnek teşkil etmektedir. Raymond’ın fiziksel olarak teması sevmemesi, günlük hayatımızda pek çok otizmli bireyde de karşılaştığımız bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır ..
Los Angeles'ta yaşayan ve bir ithal araba satıcısı olan Charlie (Tom Cruise) ise başkalarının düşüncelerine saygı duymayan, bencil, üçkağıtçı ve fırlama bir şehir çocuğudur. Senelerdir görmediği ve uzak kaldığı babasının öldüğünü ve 3 milyon dolar miras bıraktığı haberini alır.
Babasının cenazesine gittiğinde kendisine sadece 1949 model bir Buick Roadmaster marka araba bıraktığını ve tüm mirasını daha önce varlığından bile haberdar olmadığı ağabeyi Raymond'a (Dustin Hoffmann) bıraktığını öğrenir. Raymond özürlülerle ilgilenilen bir klinikte bakıma muhtaç, Otistik bir dahidir.
Charlie mirasın en azından bir kısmından vazgeçmek niyetinde değildir. Bunun için Raymond'u kaldığı klinikten kaçırıp ülke çapında bir seyahate çıkarır. Yol boyunca abisinin yaşamı zorlaştıran alışkanlıklarıyla, takıntılarıyla çileden çıksa da otistik abisinin matematik ve hafızalama konusundaki insanüstü yeteneği karşısında hayretler içerisine düşer.
En sonunda Las Vegas'taki kumarhanelerde abisinin bu az bulunan kabiliyetinden yararlanarak hile yapmaya ve büyük paralar kazanmaya çalışır. Yol boyunca Charlie, sadece Raymond'u değil geçmişinin bir parçasını ve belki de kendini de keşfetme fırsatı bulacaktır.
Oscar ödüllerinde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Orijinal Senaryo dallarında ödül kazanan Yağmur Adam'ın yönetmenliğini ise Barry Levinson yapmıştır.