Evrimin keşfedilmesiyle Tanrı'nın yok olduğunu sanan ateistler... Tanrı aşkıyla mest olup evrim gerçeğini reddeden teistler... Aslında aynı gerçeği arayan bu kavgacı kardeşleri uzlaştırmanın bir yolu yok mu? Eski bir ateist, şimdiyse samimi bir hristiyan olan bilim insanı yazarımız işte bu…devamıEvrimin keşfedilmesiyle Tanrı'nın yok olduğunu sanan ateistler...
Tanrı aşkıyla mest olup evrim gerçeğini reddeden teistler...
Aslında aynı gerçeği arayan bu kavgacı kardeşleri uzlaştırmanın bir yolu yok mu?
Eski bir ateist, şimdiyse samimi bir hristiyan olan bilim insanı yazarımız işte bu soruya "evet" cevabını veriyor. Yazar özetle ahlak yasası, tanrı arayışı, evrendeki zarafet, kişisel deneyimler ve büyük patlama teorisinin doğaüstü bir Tanrı'nın varlığını doğruladığını; evrimin ise insana giden yolda Tanrı tarafından çizilmiş zarif bir plan olduğunu ve ateistlerce araçsallaştırılarak saptırıldığını belirtiyor.
Yazar evrim karşıtı dindarlığın, din karşıtı evrimciliğin ve akıllı tasarım varsayımının geçersizliğini açıklayıp doğru tutumun yaratılışçı evrim olduğunu savunuyor. Bunlara ilaveten kitabın sonunda biyoetik üzerine bir ek bulunuyor.
Yazarın dilini oldukça akıcı buldum. Örnekler, alıntılar da tatminkârdı. Genel manada mantık zinciri de sağlamdı bence. Ancak doğaüstü bir Tanrı'nın varlığının zorunlu olduğunu söyleyip de Hz. İsa'nın tanrı olduğunu ve insanlar için acı çekerek bedel ödediğini savunduğu kısımlar tam bir tezat teşkil etmiş. İyi okumalar dilerim.
📌 Birkaç Alıntı
🌟 İnsan genomu, türümüzün tüm DNA'larından oluşan kalıtsal yaşam şifresidir. Yeni ortaya çıkan bu karmaşık metin 3 milyar harften oluşuyor ve 4 harfli garip bir şifreyle yazılıyor. İnsan bedenindeki her hücrede bulunan bilgi o kadar şaşırtıcı bir karmaşıklığa sahip ki, bu şifre saniyede bir harf söylenecek hızda okunsa, gündüz ve gece devamlı okumak koşuluyla, tamamını okumak 31 yıl alır.
🌟 Bilim ve ruh arasında gittikçe büyüyen savaşta ateşkes çağrısı yapmanın zamanıdır. Bu savaş asla gerekli değildi. Dünyasal savaşların çoğu gibi bu da iki tarafta da bulunan, diğer taraf yok edilmediği takdirde yıkımın yakın olduğu uyarısını yapan aşırı uçtaki kişiler tarafından başlatıldı ve büyütüldü. Tanrı bilimi tehdit olarak görmez, onu yükseltir. Bilim de tabii ki Tanrı'yı tehdit etmez, O bilimi mümkün kılmıştır.
🌟 Benim için, yaşamın doğasıyla ilgili bu buluşlarda tek bir düş kırıklığı ya da inançtan uzaklaşma kırıntısı bile yok - tam tersi! Yaşam ne kadar da harika ve karmaşık! DNA'nın sayısal zarafeti ne kadar büyük bir tatmin sağlıyor! Canlıların parçaları, RNA'yı proteine çeviren ribozomdan, tırtılın kelebeğe dönüştüğü metamorfoza ve eşine kur yapan tavus kuşunun enfes kuyruk tüylerine kadar, estetik olarak ne kadar çekici, sanatsal olarak ne kadar muhteşem! Evrim bir mekanizma olarak doğru olabilir ve olmalıdır. Ama bu, onun yaratıcısının doğası hakkında hiçbir şey bildirmez. Tanrı'ya inananlar için, huşu içinde O'na secde etme nedeni zayıflamadı; tersine daha da güçlendi...