Bu film, güzel bir kadının Avustralya'nın Dungatar adlı kasabasına gelmesiyle başlıyor. Peki ya bu kadın kimdir? Tilly Dunnage. 20 yıl önce, daha küçücük bir kızken bir cinayette suçlu bulunmuş ve kasabadan uzaklaştırılmıştır. Geçen bu zaman boyunca annesiyle hiç iletişime geçmemiş…devamıBu film, güzel bir kadının Avustralya'nın Dungatar adlı kasabasına gelmesiyle başlıyor. Peki ya bu kadın kimdir?
Tilly Dunnage. 20 yıl önce, daha küçücük bir kızken bir cinayette suçlu bulunmuş ve kasabadan uzaklaştırılmıştır. Geçen bu zaman boyunca annesiyle hiç iletişime geçmemiş ve kendini geliştirip çok yetenekli bir terzi haline gelmiş.
Tüm kasabalının gözünde küçücük çocuğun katiliydi Tilly Dunnage. Ama hatırlayamadığı bir şey vardı. Gerçekten katil miydi?
Sonuçta on yaşındaydı ve yaşadığı travma ile gerçekleşen olayı buğulu bir şekilde hafızasına kodlamıştı.
Gerçeği öğrenmek istiyordu ama önceliği kasabalıyla arasını düzeltmekti. Yeteneğini kullanarak diktiği elbiselerle özgüveni olmayan kızları bile partinin gözdesi haline getirmiş ve bu durumu gören genç, yaşlı fark etmeksizin herkesin elbise diktirmesine sebep olmuştu.
Kasabalıyla arası düzelmeye başlamış. Bu süre boyunca kasabanın yakışıklısı olan Teddy ile arasındaki bağ güçlenmiş ve bir aşk hikayesinin başlamasına vesile olmuştu.
Teddy'i ilk başta sevmiştim fakat ambarın içine girdiği sahne... Ay hatırlayınca bile kötü oldum.
Tiksinmeme sebep oldu.
Annesiyle olan sahneleriyse filmin eğlenceli yanlarından biriydi. Çatlak Molly gerçekten lakabının hakkını veriyordu. Fakat filmin sonlarına doğru aklı başında ve gerçekten çok mantıklı konuşmaya başladı. Özellikle bir repliği vardı, çok etkilenmiştim. O da: "Seni göndermeseler, benimle birlikte bu tepenin başında saklanıyor olacaktın. Bunun yerine yaratabiliyorsun. İnsanları dönüştürebiliyorsun. Bu çok güçlü bir şey." Filmi izlemeyen birine göre saçma bir söz olabilir ya da bu sözün nesini beğendin diyebilirsiniz ama karakterlerin Tilly ile tanıştıktan sonra büründükleri hali görseydiniz siz de aynı şeyleri düşünürdünüz.
Gerçekten insanları dönüştürmek bu kadar kolay mı ? Güzel bir elbise giymek davranışlarımıza bu kadar etki eder miydi ?
İlk başlarda günümüzle kıyaslamak doğru olmaz demiştim ama düşününce hala öyle bir algı var. Yani dizilerde de gösteriyorlar ki normal, sade giyinen bir kadının kendini daha dişi hissettiği bir elbiseyi giymesi ile ruh halindeki, davranışlarındaki değişimleri izliyoruz hepimiz.
Film genel olarak güzeldi. Yani kıyafetler olsun, kamera açısı olsun kendini izleten bir görüntüye sahipti. Konusunu da beğendim. Filmin tek sevmediğim yeri o ambar meselesiydi ki zaten Teddy'e büyük ders oldu.
Neyse bugünlük bu kadar yorum yeter. Beğendiğim bir filmdi, izlemenizi isterim. :)