Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sas) hayatı hakkında hepimiz şu veya bu şekilde edindiğimiz bölük pörçük bilgilere sahibizdir. Bu bilgileri derli toplu hale getirmek için siyer türünde bir eser okumak şarttır. Bu şartı yerine getirmek amacıyla, Hristiyan bir aileden gelip ateist…devamıSevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sas) hayatı hakkında hepimiz şu veya bu şekilde edindiğimiz bölük pörçük bilgilere sahibizdir. Bu bilgileri derli toplu hale getirmek için siyer türünde bir eser okumak şarttır. Bu şartı yerine getirmek amacıyla, Hristiyan bir aileden gelip ateist olan ve yaptığı din araştırmalarından sonra Müslümanlığı seçen bir yazarın kaleme aldığı bu eseri okumak ilginç bir seçim oldu benim için. Sanırım bu seçimde yazarın Peygamberimizi olduğu gibi anlatacağına dair bir önsezi etkili oldu. Siyer konusunda uzman değilim ama yazarın bunu başardığına dair bir his var içimde.
Kitabı dil ve anlatım bakımından da oldukça başarılı buldum. Olay akışının başında Hz İbrahim'e ve Kabe'ye atıf yapılan bir bölüme yer verilmesi İslam'ın kendinden önceki din tarihiyle bağlantısını anlamak açısından yararlı olmuş. Bu arada kitabı okurken bazı ayetlerin iniş sebebini de anlama fırsatı buluyorsunuz. Kitabı okuyacak olanlara naçizane tavsiyem internette kolayca bulunabilecek bir "Peygamberimizin hayat kronolojisi" görselini inceleyerek kitabı okumalarıdır.
Kitap okunduktan sonra İslam'ın hak din oluşuna dair şu üç olgu net bir şekilde anlaşılacaktır:
1) Hicretten Peygamberimizin vefatına kadar geçen 10 yılda (622-632) İslam dininin adeta yoktan var olarak mucizevi bir şekilde yükselmesi
2) Peygamberimizin üstün karakter özellikleri ve mucizeleri sebebiyle insanlardan kabul görmesi
3) Kur'an'ın yaşayan bir mucize olarak parça parça indirilişi
İyi okumalar dilerim.
📌 Birkaç Alıntı:
🌟 İsmail’in soyundan gelenler, Mekke vadisine sığmayacak kadar çoğaldılar; uzaklara göç edenler bu kutsal tapınaktan taşlar alıp, Kâ’be adına onlara saygı gösterdiler. Daha sonraları, komşu putperest toplulukların etkisiyle bu taşlara putlar da eklendi; ve sonunda hacılar bu putları Mekke’ye taşımaya başladılar. Bu putlar Kâ’be’nin çevresine yerleştirildi, işte o zaman yahudiler İbrahim’in tapınağını ziyaret etmemeye başladılar.
🌟 Bağlılık ve itaatın ifadesi ise ‘Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla’ demek idi. Bu, Kur’ân’daki her sûrenin ilk âyetiydi. Mü’minler de Peygamber’den öğrendikleri gibi her Kur’ân okuyuşlarında besmele çekiyorlardı. Genişleterek okudukları her şeyin başında ve daha sonra başlanan her şeyden önce besmeleyi okumayı adet haline getirdiler. Yeni din, lâ dinî olan hiçbir şeyi kabul etmiyordu.
🌟 Peygamber (sas) cenaze namazını kıldırdı ve kabrin başında oğlu için dua etti. Mezara toprak atıldığında hâlâ mezarın başındaydı. Daha sonra bir kırba su getirmelerini ve mezarın üstüne serpmelerini emretti. Atılan toprağın yüzeyinde dengesizlik vardı, buna işaret ederek: “Sizden biriniz bir şey yaptığında, onu mükemmel yapsın” dedi. Toprağı eli ile düzelterek yaptığı iş için, “Bu ne fayda ne de zarar verdi, fakat hüzünlenenin gönlünü ferahlattı” dedi.