Spoiler içeriyor
Uzun zaman sonra bu meali sonunda bitirebildim. Bitireli yaklaşık 1 hafta oluyor. İlk defa Kur'an mealini baştan sona okudum. Daha önceden de Taberi Tefsirini okumuştum baştan sona.. Zaten tefsir okunmadan da meal okunmaz, okunsada yavan, eksik kalır orası ayrı... Yaklaşık…devamıUzun zaman sonra bu meali sonunda bitirebildim. Bitireli yaklaşık 1 hafta oluyor. İlk defa Kur'an mealini baştan sona okudum. Daha önceden de Taberi Tefsirini okumuştum baştan sona.. Zaten tefsir okunmadan da meal okunmaz, okunsada yavan, eksik kalır orası ayrı... Yaklaşık 2 aydan beri okuyordum ve dediğim gibi sonunda şükür bitirebildim. İçeriğine önemli kısımlarına gelecek olursak; ayetlerin nüzul sıralarından, teknik kısımlarından bahsedeyim biraz isterseniz. (direk konuya daldım ama nabalım) Şimdi 19. sure 71.ayete geldiğimizde, (Meryem Suresi) "İçinizde oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur, bu Rabb'in üzerine almış olduğu kesinleşmiş bir hükümdür" minvalinden bir ayet geçiyor. Ayette geçenler bir yana (ki ayette kastedilen yer cehennemdir) şimdi de dikkatinizi 19.sure 71.ayete yani 1971 tarihine çekmek istiyorum. 1971'de ne oldu tahmin edin bakalım? Açıklıyorum karadelikler keşfedilmişti. (buradanda öte alemde gökler ve yerler yenileriyle değiştirileceğinden karadeliklerin cehenneme dönüşeceği anlamı çıkarsanabilir) Bir diğer konuda Kamer suresinde geçiyor. Hemen ilk ayete baktığımızda: "Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı" ibaresi geçiyor. Bu ayetin başlangıcından son ayetleride toplayınca galiba hicri 1364 senesi çıkıyor. Ki bunuda miladiye vurursak 1969 senesi ortaya çıkıyor. Peki tahmin edin bakalım 1969'da ne oldu? (bilenlere sormuyorum) Cevaplıyorum Ay'a çıkıldı. Bu da mı tesadüf? Yorum sizin. Ayrıca şuraya da değineyim Kamer Suresinde geçen ay yarılması hadisesinin ayın gerçek manada yarılmasıyla bir alakası olmadığı kanaatindeyim. Yani peygamberimizin mucize olarak ayı ikiye yardığı hadisesinden bahsedilmiyor bence de o surede. Ben o konuda Mehmet Okuyan hocamız gibi düşünüyorum. (Merak edenler Mehmet Okuyan'ın bu konuyla ilgili yorumuna bakabilirler) Yine paylaşacağım-çok önemli - bir iki yer daha var ama onlarıda yarın editleyip atmak durumundayım iyi geceler....
Evet 1 gün geçti tekrar merhabalar... Hz. Nuh'n yaşının meselesine gelecek olursak; Ankebut Suresi (29:14'te)'nde "Andolsun ki biz Nuh' u kendi kavmine gönderdik de o bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi." Şimdi bu ayeti ilk okuyunca Hz. Nuh'un 950 yıl yaşadığı gibi bir anlam çıkıyor ama eğer genel olarak Kur'anı okuduysanız aynı benzetme diğer ayetlerde de geçiyor. 50 bin yıl, Hac 47'de geçen Allah nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir,der. Dikkat ederseniz hep bin vardır veya katları. 1001 olsa ne değişir veya daha azı..? Durum böyleyken ayette kastedilenin Nuh aleyhisselamında yaşı olmadığı açıktır. Yine Mehmet Okuyan hocamız Hz. Nuh'un (as) kavminin başında 50 yıl veya 50 ay gibi bir süre kaldığını izah eder. Yine 1000'in yıl değilde ay olabileceğinide birtakım hocalar söyler. Nitekim Allah-ü Teala eğer orada Nuh aleyhisselamın yaşını kastetseydi direk 950'de diyebilirdi ama ayetten apaçık görülüyor ki öyle değil.
Bir diğer husus Ahzab Suresi(33:56)nde geçen "Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevat getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin." ibaresidir. Burada okumuş olduğum diyanet mealide burayı salevat olarak çevirmiş ama yine birtakım hocalar buradaki anlamın 'salli' yani destek olduğu anlamınında çıktığını söylüyor. Şahsen bende öyle düşünüyorum.
Bir üçüncü husus, İnşirah Suresinde geçen ayetlerdir(94:1-3). O da şöyledir: "Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı?" Yine burada birtakım tefsirciler veya alimler veyahut hocalar Peygamberimizin çocukluğunda kalbinin açılıp arıtılması, ameliyat edilmesinden söz ediliyor diyor(şakk-ı sadr diyede geçer(miş) hatta). Şayet söyledikleri gibi olsaydı Kur'an'daki onlarca ayetle çelişirdi. Şöyle ki; söylenen olay Peygamberimizin çocukluğunda vuku buluyor. Eğer çocukluğunda böyle bir olay olsaydı o halde Peygamberimiz daha çocukken Peygamber olacağını biliyor olması gerekirdi. Ve yine Mehmet Okuyan hocamızın söylediği gibi,Biz sana vahyetmeden Kur'an'ı öğretmeden önce sen okuma, yazma nedir bilmezdin deniyor. Yine Kasas Suresi 86. Ayette yine 'Sen(peygamber) sana bu kitabın vahyolunacağını ummuyordun' diyor. Ek olarak son bir şey daha günah maddi bir şey mi ki, çocuğun kalbi (Peygamberimiz as) çıkartılıp yıkanıyorda sonra tekrar yerine konuluyor.(İnşirah Suresi, Duha Suresiyle beraber indirilmiştir. İnşirah Suresi, Duha Suresinin 7.ayetininde tefsiridir. Yani kalbin yarılmasıyla falan bi ilgisi yoktur ayetlerin, isteyen açıp bakabilir.) İsteyenlerDiyeceklerim bu kadar Kur'an'ın söyledikleri bunlar ha siz kulaklarınızı tıkarsanız diğer hadislerdeki rivayetlere inanmaya devam edebilirsiniz tabii. Seçim sizin. Hürsünüz. İyi akşamlar efenim!
(editin editi yorumların bazılarını silmiyorum ki ne mal olduğunuz anlaşılsın)