Tanımayan yok biliyorum ama ben yine de anlatmak istiyorum. :) Barış Akarsu 2004 yılında karşımıza çıkan ve geçirdiği kaza sonucu aramızdan erken ayrılan bir sanatçımızdır. İlk karşımıza çıktığı zamanları, Akademi Türkiye yarışmasını, hatırlamasam da "Yalancı Yarim" dizisindeki "Tarık Tekelioğlu" karakterini…devamıTanımayan yok biliyorum ama ben yine de anlatmak istiyorum. :)
Barış Akarsu 2004 yılında karşımıza çıkan ve geçirdiği kaza sonucu aramızdan erken ayrılan bir sanatçımızdır. İlk karşımıza çıktığı zamanları, Akademi Türkiye yarışmasını, hatırlamasam da "Yalancı Yarim" dizisindeki "Tarık Tekelioğlu" karakterini oynadığını hatırlıyorum. Hatta dizinin oynadığı günleri iple çektiğimi ve her kız gibi başrol karakterine aşık olduğumu hatırlıyorum. İlk başlarda Barış Akarsu'nun filmini yapacaklarını öğrendiğimde çok heyecanlanmıştım ama sonradan her filmi yapılan kişi gibi bir dönem popüler olacak ve sonradan unutulacak diye düşünüp üzülmüştüm. Hatta filmi o kadar güzel olacak ki adını çok duyuracak demiştim fakat beni hayal kırıklığına uğratan bir film oldu.
Sanki kurgu bir karakterin aşk hayatını izliyordum ve bu benim tüm heyecanımı kursağımda bırakmıştı. Her şey o kadar yüzeyseldi ki... Akademi Türkiye, Yalancı Yarim dönemleri ve hatta ölümü ve sonrasında yaşananlar bile o kadar gelip geçici olmuştu ki film bittikten sonra ben ne izledim diye düşünmeye başladım. Sonuçta halkın sevdiği bir sanatçı ve ölümü bile halkı yasa boğmuştu. Hayal meyal hatırlıyorum da o zamanlar herkes televizyonun başına geçmiş ve dualar ediyordu. Gerçekten o kadar iyi bir insandı ki şu an yaşasaydı nasıl olurdu diye düşünmüyor değilim. Muhtemelen Haluk Levent gibi yardımsever bir insan olurdu ve müziğiyle de çok iyi yerlere gelirdi. Ama ecel işte ne yaparsan yap, ne kadar iyi olursan ol yine gelip seni buluyor. Mekanı cennet olsun.
Filme geri dönelim evet aşk hikayesi çekilebilir bunda sıkıntı yok fakat biz Barış Akarsu'yu aşk hayatıyla tanımadık, sesi ve yeteneğiyle tanıdık. Bu yüzden de bu benim canımı sıktı ve film boyunca içim daraldı.
Bir de bazı filmleri izleyince o dönemlere şahit olmak istersin, o atmosferi içine çekmek istersin yaa. Ben yine o atmosferi yakalayamadım. Ne yazık ki 2007 yılına gidemedim.
İsmail Ege Şaşmaz'a gelecek olursak; o konuda hakkını yemeyelim. O kadar iyi oynamış ki sanki karşımda Barış Akarsu duruyordu. Evet yüz olarak ayırt edilebiliyordu kim olduğu ama tavırları Barış gibiydi. Bu da filmi biraz daha izlenilebilir kılıyordu.
Yani uzun lafın kısası en sevdiğim sanatçının, Barış Akarsu'nun adı geçiyor diye kötü demeye dilim varmıyor ama zorlama bir film olmuş. Beklentimin epey altında.
Fakat İsmail Ege'nin de yeteneğini bir o kadar ortaya koyduğu bir film olmuş. Özellikle sesi çok hoşuma gitti.
Neyse bugünlük benden bu kadar. Tavsiye edip etmeme konusunda kararsızım aşk konulu bir film isterseniz izlenilebilir ama eğer Barış Akarsu hayranıysanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.