Canım dizim 💗 Bu diziyi aslında bu yazın bitirmiştim fakat yeni yorumluyorum. Bu diziyi o kadar seviyorum ki keşke bu diziyi uzun uzun konuşabilecek bir arkadaşım olsaydı .O yüzden buraya yorumluyorum. Dizi aslında menajerlik sektörüne ışık tutuyor, bir menajerlik şirketinde…devamıCanım dizim 💗
Bu diziyi aslında bu yazın bitirmiştim fakat yeni yorumluyorum. Bu diziyi o kadar seviyorum ki keşke bu diziyi uzun uzun konuşabilecek bir arkadaşım olsaydı .O yüzden buraya yorumluyorum. Dizi aslında menajerlik sektörüne ışık tutuyor, bir menajerlik şirketinde geçiyor. Her bölüm konuk oyuncular, sanatçılar geliyor .Her bölüm bir sanatçı etrafında konu dönüyor yani tek ya da birkaç sanatçıya bağlı kalmamasını sevdim.Böyle değişik farklı konularda olan dizileri seviyorum.Sanırım biraz da o yüzden bu diziyi sevdim. Şimdi diziyi anlatmaya başlayacak olursam esas kızımız Dicle Antalya 'da radyo televizyon ve sinema okumuş İstanbul'da da menajerlik şirketinde babası menajer olarak çalışıyor fakat annesi babası ayrı o da babasıyla görüşmüyor bağları kopuk.Neyse Dicle babasının menajerlik şirketine geliyor sektöre atılmak için fakat babası bunu kabul etmiyor o sırada aynı şirkette başka bir menajer olan Feris şans eseri Dicle'yi asistan olarak işe alıyor.Dicle ve babası Kıraç baba kız olduklarını herkesten saklıyor.Bu arada Kıraç evlenmiş ve karısının ölen kocasından olan kızına da sahip çıkmış babalık yapmış .Bu bana aşırı saçma gelmişti.Kendi öz kızına sahip çıkmıyorsun kızının annesinden ayrılıp, evlenip başka bir kadının kızına babalık yapıyorsun.Dicle için çok can yakıcı bir durumdu. Neyse Dicle bu şirkette asistan olarak çalışmaya başlıyor fakat Feris' in her türlü işini yapıyor.Feris sabahın beşinde yürüyüş yaparken Dicle'yi uyandırıp kahve istiyor her yer kapalı olduğu için. Dicle dur durak bilmiyor ama aklınıza gelen her türlü işini yapıyor Feris'in. Şaşırdığım bi nokta da Dicle'nin her işe koşup bir an bile boş durmayıp diğer menajerlerin asistanlarının sürekli masa başında oturmalarıydı yani onlar da asistan bir işin ucundan tutsunlar dimi .İlk bölümde Dicle Barış Havas adlı dizide çok ünlü genç yakışıklı bir oyuncuyla tanışıyor Dicle fakat onun ünlü oyuncu Barış Havas olduğunu bilmeyerek.Yani bu da çok saçmaydı.Sen üniversitede radyo televizyon sinema okumuşsun bu sektörün en içindesin ama ünlü oyuncuyu tanımıyorsun.Sözde Türk dizisi pek izlemiyormuş yani bizde her diziyi izlemiyoruz ama çoğu oyuncuyu biliyoruz.Neyse ilerleyen zamanlarda ünlü oyuncu Barış Havas'la asistan kızımız Dicle aşk yaşayacaklar ilk bölümlerde bunun sinyallerini alıyoruz zaten . Barış da Dicle 'ye asistan kız diyordu sürekli. Barış 'a gelecek olursam Barış biraz daha zarif , naif yazılabilirdi. Çok çabuk gaza geliyor , hırsına yenik düşüp kavga çıkartabiliyor biraz daha sakin yazılabilirdi yani Barışın kavgacı yazılmasını sevmedim çünkü Dicle o kadar zarif, naif tatlı bir kızdı ki Barışın da öyle olmasını bekledim ister istemez. Zaten Dicle'yi canlandıran Ahsen Eroğlu 'na da bayılıyorum bence Türkiye'nin en tatlı en sempatik kadın oyuncusu fikrimce.Yılbaşı bölümünde sevgili oluyorlar zaten Barışla Dicle 18 ya da 19.bölüm sanırsam. Az önce yukarıdaki satırlarda Dicle'nin her işe koştuğunu yazmıştım hatta bir bölümde Gülben Ergen'in uğurlu bilekliğini almaya gitmesi , aşırı aşırı saçmaydı kölen mi hizmetçin mi ya Dicle senin kalk git kendin al. Gülben Ergen'in konuk olduğu bölümü hiç sevmemiştim o yüzden. Sonra bi de şey Dicle'nin babası Kıraç 'ın kızı ama aslında üvey kızı Beren Allah'ım o ne kötü kalpli bir kızdır ya Dicle'nin babasının öz kızı olduğunu duyunca yapmadığını bırakmadı, normalde dizileri genelde atlamam, sıkılsam da genelde parça parça izlerim ama Beren'e gerçekten bir zaman sonra tahammülüm bitmişti ve Beren'in bazı sahnelerini atlıyodum o yüzden. Allah'tan Beren şükür ki 25- 26 bölümlerde diziden gitmişti de görmeyeceğim için rahatlamıştım .Barış'ın ilk başta Beren'le sevgili olması da hoş değildi keşke bence olmasaydı çünkü bu klişedir esas erkeğin ilk başta başka bit sevgilisi vardır esas kızın yoktur boştadırr esas erkek esas kızı görünce sevgilisini bırakır sonra esas kızla yakınlaşmaya başlar.Yani bir kerede esas kızın sevgilisi olsun erkek boşta olsun ya da ikisinin de olmasın ya da ikisinin de olsun.Neyse bu arada Dicle'nin babasıyla arasını düzeltmesi olayı çok güzeldi ama babasının artık soyadımı taşımanı istiyorum demesi havada kaldı olumlu olumsuz bir cevap vermedi o unutuldu gitti. Feris 'i oynayan Canan Ergüder 'in kansere yakalandığı için diziden ayrılmasına da üzüldüm çünkü Feris diziye renk katan karakterlerdendi. Zaten dizi başlı başına rengarenk, cıvıl cıvıl çok sevdiğim bir diziydi.Ego Ajans 'ın çalışanlarının aile gibi olması birbirlerine destek çıkmaları da çok güzel bir detaydı.Fakat keşke ajansın adını Ego değilde başka bir şey koysalarmış.Yani ne bileyim sevmedim ajansın adını daha güzel koyabilirlerdi. Serkan 'la Feris'i de sevdim, yakışıyorlardı ama keşke Serkan evli olduğunu saklamayıp hemen söyleseydi Feris'e .Bir de 35-36 bölümlerde Ceyda geldi yeni menajer olarak ama çok gereksiz bir karakterdi yani gelmese de olurmuş. Dicle'nin ev arkadaşı Meralle Barışın abisi Aydın 'ı çok shipledim yakıştırdım ama olmadı keşke onların aşkını biraz olsun izleyebilseydik. Ay bir de dizinin bir klişesi olarak neden sekreterlere hep Jülide adını koyuyorsunuz ya başka isim de mi kalmadı. Ay son olarak Dicle'yi kendime benzettiğimi söylemeliyim. Aynı sarışınlık, beyaz tenlilik, aynı iyi niyet, aynı saflık aynı değersiz hissetme, aynı insanlara kin tutamayışı ve affetmesi aynı babasıyla arasının iyi olmayışı ( sonradan düzeldi) Yani ben bir karakter olsam net Menajerimi Ara Dicle olurdum.Ayrıca Dicle'nin son bölümlerde kafasına koyduğunu yapıp yönetmen oluşu , hayallerini gerçekleştirmiş olması ideallerinin hedeflerinin peşinde koşması çok hoşuma gitti .İşte bizim dizilerde görmek istediğimiz güçlü kadın karakter örneği dedim kendi kendime 🙏🌺