Spoiler içeriyor
Benim için özel bir film oldu.Bunun sebebi yazarlığa duyduğum tutkunun herkese dillendiremediğim yönlerine değinmesiydi.Fransız dramlarını severim,bayıldığım ahenkli dilleri bir şiirden farksız sohbetler taşıyor.Haliyle sohbet ağırlıklı olan bu film çok keyifli,sokulgan,naif,anlaması güç olmayan sadece kulak verilmesi istenilen birkaç saat vaadediyor.Aslında kısaca…devamıBenim için özel bir film oldu.Bunun sebebi yazarlığa duyduğum tutkunun herkese dillendiremediğim yönlerine değinmesiydi.Fransız dramlarını severim,bayıldığım ahenkli dilleri bir şiirden farksız sohbetler taşıyor.Haliyle sohbet ağırlıklı olan bu film çok keyifli,sokulgan,naif,anlaması güç olmayan sadece kulak verilmesi istenilen birkaç saat vaadediyor.Aslında kısaca konuya değinebilirim,bu değinişim bazı irdelemeler yapmam için zaruri.
Mükemmel nokta şu ki,yazar filmdeki bu ilişkilerini gerçekten yaşıyor mu? Filmde çok hızlıca geçilen çok önemli bir cümle yakaladım:Yazar tecrübelerini romanlaştırmamalı,romanında yazdıklarını,kaleme aldıklarını tecrübe edinmeli...Şimdi,kendisinin bunu söylediğini hayal ürünü veya gerçekten olan ilişkilerinden birinde duyuyoruz.Edebiyat profesörü ve derslerinden birinde bunu anlatmış.O halde bu bize gösteriyor ki idealleştirdiği şeyi yapıyorsa bu tüm yaşananlar gerçek oldu veya olacak.Çünkü kitabında aklında veya gerçekten yaşadığı tüm bu ilişkileri anlatıyor.İşte mükemmel nokta şu:biz izleyiciler aslında bunu pek umursamıyoruz,yazarın kafasının içine giriyoruz,ne de olsa filmi izleyerek kitabı zaten okuyoruz.Dolayısıyla bir sanat filmi ereğindeki işi yapmış oluyor.Tatmin ediciydi.
Tekniği böyle filmin,şimdi biraz ete kemiğe büründürelim.En zevkli yanı da burası.
Dört farklı kadınla ilişkisini izliyoruz filmde.Buna eşiyle beraber beş de diyebiliriz.Bu beş kadınla türlü hikayelerle tanışıyoruz.Ağırlıklı olarak bizlere izletilen de Lea Seydoux filmde.İnanılmaz bir oyunculuktu ve naiflikti,ben bayıldım.Burada kendisi aldatılan ve aldatan kadın rolünde.Ama bazı derin sebeplerden dolayı-bunu anlamıyorum bu fransızlarda- eşinden ayrılmıyor ve bu gizli ilişkiyi sürdürüyor.İnanılmaz bir sahne vardı.Arada sırada meşru olmayan ilişki yaşadığı yazarın evine geldiğinde,elleri,dudakları,bacakları,boynu,her şeyiyle ona,tüm hücreleriyle sarıldı,sevişme olarak adlandıramayacağım bu sahneyi,çok başkaydı,gerçekten varoluşunu aşkında bulduğu,aşkında hazzı hatırladığı,onunla yüzyıllar sonra rastlaştığı bir sahneydi sanki.Dinleyen ve not alan konumunda bir yazardan bahsedemeyiz tamamen burada.Yazar kafasında yaşadığı bir ilişkiyi aslında kendi dünyasında yaşıyordur sadece ve ne de olsa romanında yazdığı o her cümle her kadın kendi küçük tanrısallığıdır.Bu konu ilgimi çekiyor.Yaratmak,bir besteden bir romana kadar en uçtan en uca,bizim tanrısal yönümüz müdür? Bir yapay zeka da bizim kadar yaratabilse de bu çok başka bir şey,bir roman onu yazanın ruhunu da taşıyor çünkü belli ki.Buna dikkat ederek kaçımız okuyor bilmiyorum,aslında dikkat etmeli mi onu da bilmiyorum neticede kendi tanrısallığımızı ne kadar yaşadık...
Filmde romantik çok sahne vardı.Bir bankta sohbet ettikleri sırada kızıl ışıkların saçlarında,gözlerinde yarattığı birkaç dakikalık düş,o esnada bir gülümseyiş,bunlar insana dair bize dair güzel şeyler,farkedilmeli.
Elbette bu film etik değil,ahlak dışı,gerçeklerle örtüşmüyor diye de izlenebilirdi.Yani gerçek zaten huysuz bir gözetmen gibi tepemizde tüm gün,bırakalım bazen hayat anlamsız ve şiirsel olsun birkaç saat.Baudelaire tüm gün sarhoş olmalı şarapla ya da şiirle derdi,bize birkaç saat çok değil elbette,asla değil.
Olumsuz eleştirilerim de var.Kopukluk vardı filmde bir ara.Yani bu çekoslavakyalı adam sahnesi hayli gereksizdi.Aslında düşündüm de olmayadabilir,yazarın içindeki yahudilik vicdan azabından dolayı belki böyle bir ilişki daha yaratmıştır aklında.Yahudi demişken yahudi-ingiliz çatıştırmaları da anlamsızdı.Bir yazar olarak en azından konusunu açmaya bile gerek duymaz diyordum hiç değilse romantik bir yapımda.Bilmiyorum.Ayrıca film daha kısa olabilirdi.Bazı diyaloglar kendini tekrar ettikçe bayabiliyor,her ne kadar düşsel bir sahne olsa da.