Yenilmezler'in ilk serisini izlerken aşırı beğenmiştim ve bundan da aynı performansı bekliyordum ama nedense çok beğenmedim. Bu, benimle de alakalı olabilir. Sonuçta bir şeyi sevmek için çok neden aramayız, içimize siner ve çok beğeniriz ama bir şeyi sevmemek için bir…devamıYenilmezler'in ilk serisini izlerken aşırı beğenmiştim ve bundan da aynı performansı bekliyordum ama nedense çok beğenmedim. Bu, benimle de alakalı olabilir. Sonuçta bir şeyi sevmek için çok neden aramayız, içimize siner ve çok beğeniriz ama bir şeyi sevmemek için bir sürü neden vardır daha doğrusu neden, her zaman var ama biz beğenmediğimiz zaman o nedenleri dile getiriyoruz.
Neyse çok uzattım. Uzun lafın kısası; film çok güzel olabilir ama benim o anki ruh halim, düşüncelerim falan filan derken filmi beğenmemiş olabilirim.
Aslında ilk başlarda gayet güzel gidiyordu ama sonradan koptum. Bir akış yokmuş gibi hissettim hatta itiraf edeyim, izlerken bir şeylerle uğraşıp durdum ve arka planda oynadı. Koskoca Marvel evrenine Türk dizisi muamelesi yaptığım için utanıyorum :) Maalesef bu özelliğe bir kere alıştıktan sonra hiçbir şeyi, odaklanarak izleyemiyorum.
Neyse filme dönecek olursak; yapay zekanın aslında ne kadar tehlikeli olduğunu, biz iyi şeyler için bile kullansak, kontrol edilemeyeceğini anlatıyor. Haklı da.
Ultron, burada kötü karakter ama sevdiğim ve konuşmalarını mantıklı bulduğum bir karakterdi. İnsanlar için şu şekilde bir cümle kurmuştu: "Evet, iyi niyetlisiniz biliyorum. Ne yazık ki sonuçlarını düşünemediniz. Dünyayı korumak istiyorsunuz ama değişmesini istemiyorsunuz, evrimleşmesine izin vermezseniz insanlık nasıl kurtulabilir?"
Bu cümleyi o kadar haklı buldum ki... Değişime karşıyız. Her şeyi olduğu gibi görmek istiyoruz ve sanki değişim olursa tüm düzen mahvolacakmış gibi hissediyoruz ki bu düzenden de memnun değiliz. Şahsen ben bu yılı değişim yılı ilan ediyorum. Bir şeyler değişiyor, farkına varıyoruz, düşünüyoruz. Tabi ben bunu kendi adıma ve kendi hayatım üzerinden söylüyorum. Hayatımdan çıkardığım o kadar çok insan oldu ki... Sırf beni üzüyor diye asla ayrılmayız dediğim insanlarla şu an tek kelime bile etmiyoruz. Evet, bazen içim parçalanıyor ama sonuç olarak daha mutluyum. Bunu neden anlattım bilmiyorum, galiba biraz duygusal bir anıma denk geldi neysee devam edelim.
Filmde karakterlerin özel hayatına bir minnak da olsa giriyoruz. Ben Romanoff ve Barton'u birbirine çok yakıştırıyordum ve aralarında bir şeyler olur diyordum ama bambaşka bir şeyle karşılaştım. Buna gerçekten şaşırmıştım.
Onun dışında aslında karakterlerin geçmişte ne tür yaralar aldığına şahit oluyoruz. Çok üzüldüğüm karakterler oldu. Özellikle Hulk'a içim acıdı. Evet, güçlü ama gücünü kontrol edemediği için sevdiklerine zarar veriyor, daha sonra da üzülüyor garibim.
Genel olarak beğendiğimi söyleyemem ama izlemeye devam edeceğim. Bakalım diğer seride ne olacak.
Ve son olarak da Ultron abimizin dediklerine kulak verip Ultron Çağı'nı kapatalım.
"Herkes korktuğu şeyi yaratır. Barış yanlıları savaş makineleri yaratır, istilacılar yenilmezleri yaratır, insanlarsa küçük insanları ve çocukları...
Çocuklar onların yerini almak için tasarlanır, çocuklar sayesinde ölürler."