Hazır Tv+'ın 7 gününü kullanıyorken dedim ki uzun süredir izlemek istediğim bu diziye de hemen başlayıp bitireyim. Çünkü BlueTv de telif atan platformlardan biri. Psikolojik açıdan biraz yaralayacak bir dizi olduğunu düşünerek başladım. Bu düşünceye de editlerden vardım. Ne kadar…devamıHazır Tv+'ın 7 gününü kullanıyorken dedim ki uzun süredir izlemek istediğim bu diziye de hemen başlayıp bitireyim. Çünkü BlueTv de telif atan platformlardan biri.
Psikolojik açıdan biraz yaralayacak bir dizi olduğunu düşünerek başladım. Bu düşünceye de editlerden vardım. Ne kadar doğrudur izleyip karar vereceğiz. İlk sahnede suratlarındaki yorgunluk gerçekten çok kırıcıydı. Ortada bir çocuk varken bu kadar dağılan aileler çok üzücü. Fakat bu duruma gelene kadar beklenmesi çok daha üzücü.
Zaten acılarıyla birbirine tutunmuş iki insanın acı çekmeyeceğini gerçekten düşünüyor muyduk?
Barış'ın "Kahvaltı da yapalım mı?" sorusu beni gerçekten çok kırdı. Fark ettim ki annem ve babamla beraber yaptığım son kahvaltıyı hatırlamıyorum. Bu dizi beni gerçekten çok kıracak hissediyorum ve bunu kendime yapmalı mıyım bilemiyorum. Dizinin gidişatı gerçekten çok güzel bence. Bir bölümde hem baştan başlıyorlar hem de sona gidiyorlar. Aynı şekilde diğer bölümlerde de hem ileri giderken hem de geri giderek sanırım her şeyin koptuğu yerde buluşacaklar. Tabi her şeyin koptuğu bir noktanın olma ihtimali çok az fakat bu gidişatı gerçekten sevdim.
Böyle durumlarda suçlu aramak çok saçma. İki taraf da çok suçlu fakat bunu dışarı vuruşları ve olayı ele alışları hep farklı. Hangisi daha kötü ele almış orası tartışılır. Fakat Deniz'in çok sert duvarları, kırıcı lafları var. Buraya nasıl geldiğini o kadar merak ediyorum ki. Çünkü eminim bu olay buraya gelene kadar yaşanan bir çok şey olduğuna. Barış'a üzülerek geçen bölümlerin arkasında hep acaba ne yaptı da buralara geldi olay diye düşünüp durdum. Sonrası fark ettim ki sorun tamamen Deniz. Gerçekten de öyle. O kadar güçlü biri ki kaybetse de atlatır. O kadar dimdik ki kendi beli bükülmesin diye gerekirse diğerlerini ezip geçebilir. Çok ama çok garip bir karakter.
Bence diziyi herkesin sevmesi olası değil. Yaşayanın da sevmesi mümkün değil. Diziden nefret ettim. O kadar sevmedim ve o kadar içimde hissettim ki. Ben bu diziden nefret ettim.
✔️8/10
'8.4.24~9.4.24
2.SEZON
Beni çok derinden etkileyen bir serinin ikinci sezonundayız. Olabildiğince erteledim çünkü herkes bunun ilk sezondan kat kat daha kötü olduğunu söyledi. Ama artık erteleyecek yerim kalmadı. Kendime bu eziyeti çektirmeye hazırım. Başlayalım o zaman...
Her zamanki gibi bir yandan içinizi umutla doldururken bir yandan midenizi bıçaklıyorlar. Bu dizi o kadar gerçekçi ki her seferinde bana hissettirdikleri ben şaşırtıyor. Bu dizi için hissettiklerimi yazsam yeterli olur zaten.
İlk bölümde köpeklerini kanserden uyutmak zorunda kalacaklarını öğreniyorlar ve bu çok kalp kırıcı hissettiriyor mesela. Ama buna kalp kırıcı dedikten sonra ellerinizi titretecek bir video görüyorsunuz. Kalbinizi kırmaktan fazlasını yapıyor. Çocuklarının kulaklarını kapatarak Nilüfer ve Cihan'ın kavgasına duymamaya çalıştığı ve köpeklerinin onun yanında olan tek şey olmasını izliyoruz. Bunların gerçekler olması kırıcı zaten. Bu dizinin sonu dışında her şey çok gerçekçi. Sonunda güzel bir aile olmaları da çok sahte.
Cenaze ve düğün bölümü çok kötü oluyır her zaman ama bu sefer ablasının ölmesi inanılmaz kötü hissettirdi. Ablası ölmüş, babası tam bir şerefsiz gibi davranmaya devam ediyor. Cihan ise taa düğünlerinde verdiği sözü yerine getiriyor. Ablasının istediği gömlekle ve istediği şarkıyı açarak geliyor cenazeye. Gerçekten çok ama çok kırıcı bir bölümdü.
Aslında Cihan'ın gerçekten aşağılık kompleksi var ve bu Nil'in düzeltebileceği bir şey değil. Bu sefer de hep Cihan kötü gibi gösterildi ama işin sonunda Nilüfer'da ne gibi büyük bir sorun olabileceğini düşündükçe işin içinden çıkamıyorum. Sanki her şey Cihan'ın kendine bakış açısından dolayı gibi geliyor. Bir süre sonra Nilüfer'e gerçekten kötü davranmaya başlaması çok üzücü. Sonradan kızını korkutacak şeyler yapması daha da üzücü ama bir noktada iyileşiyor. Bir noktada düzeliyor, anlıyor.
Nilüfer'in annesinde sevmediği her şeyi kızına da yapması mesela ve son bölümde ikisinin de kızlarının günlüğünü okuması. O an ikisinin de her şeyi anlaması ve düzelmeleri çok özeldi. En azından Nilüfer annesiyle Cihan babasıyle yüzleştikten sonra hiçbir şey değişmemesi gibi ilerlemedi hikaye. Onlar anladı. Onlar ilk defa annesi ve babası gibi davranmadılar ve o zaman iyileştiler işte.
"Anneler kızlarını ikinci bir hayat şansı olarak görmese dünya ne güzel olurdu."
✔️9/10
'06.07.25~ 07.07.25