Felsefe ağırlıklı alıntıları olan, okudukça ufkunuzu genişletecek, düşündürücü, özelikle anlam arayışı içerisinde olanların, hayat amacı arayışında olanların okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.😊 Kitabın içeriğinden derlediğim alıntılar; ~ [21] Eğer ruhlar yok olmuyorsa, nasıl ezelden beri havada yer buluyor hepsi?…devamıFelsefe ağırlıklı alıntıları olan, okudukça ufkunuzu genişletecek, düşündürücü, özelikle anlam arayışı içerisinde olanların, hayat amacı arayışında olanların okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.😊
Kitabın içeriğinden derlediğim alıntılar;
~
[21] Eğer ruhlar yok olmuyorsa, nasıl ezelden beri havada yer buluyor hepsi? Ya yeryüzü nasıl zamanın başından beri gömülenlerin bedenlerini saklayabiliyor? Ölü bedenlerin belli bir süre sonra değişip çözülerek toprağı diğer bedenlerin gömülmesine müsait kılması gibi, havaya yükselen ruhlar da belli bir süreliğine orada dururlar; sonra değişir, çözülür, ateşe dönüşür ve yaratıcı nedenlerine dönerler, böylelikle yeni ruhlara yer sağlarlar.
Fakat yalnızca gömülen insan bedenlerini değil, aynı zamanda her gün yediğimiz ve hayvanların da yediği diğer hayvanları da düşünmeliyiz. Bunlar da ne kadar çok yenir ve onlarla beslenenlerin bedenlerine gömülürler bir anlamda; fakat kana, havaya ve ateşe dönüştükleri için onlara yeterince yer var.
[37] Kısa bir süre sonra öleceksin ama hâlâ sade bir hayat sürmüyorsun, sakin değilsin, dışarıda olan bitenin sana zarar vermesinden de, her şeye nazik davranmaktan da uzaksın, bilgeliğin sadece adil davranmakla geleceğine inanmıyorsun hâlâ.
[41] Bir cesedi sırtlamış ufacık bir ruhsun.
Epiktetos~
[13] Nedenden ve maddeden meydana geldim, fakat bunların hiçbiri, hiçlikten var olmadıkları gibi hiçliğe karışmayacaklardır. Bu yüzden tüm parçalarım değişerek evrenin bir parçasına dönüşecek ve o parça da değişip evrenin bir başka parçasına dönüşecek ve sonsuza dek böyle devam edecek.
[16] Yaşayan varlıklar cansızlardan, düşünebilen varlıklarsa sadece canlı olanlardan daha üstündür.
[17] İmkansız olan şeyleri kovalamak deliliktir. Fakat kötü insanların bunu yapmaması da imkânsızdır.
[18]Hiç kimsenin başına yaradılışı gereği katlanamayacağı hiçbir şey gelmez. Diğerlerinin başına gelenler senin de başına gelir, ama diğerleri ya cahillikten ya da zihinlerinin azametini kanıtlamak için sarsılmamış, hiç zorlanmadan katlanmış gibi görünmek isterler. Doğrusunu söylemek gerekirse cehaletin ve kibrin bilgelikten güçlü olması şaşırtıcıdır.
[20] Yol üzerindeki her engel yolu kolaylaştırır.
[23] Her şeyin, var olanların ve olacakların ne kadar çabuk yitip gittiğini sık sık düşün. Madde sürekli akan bir nehir gibidir, şeylerin eylemleri sürekli değişir, nedenleri sonsuz çeşitliliktedir ve neredeyse hemen elinin altındaki şey de dahil olmak üzere hiçbir şey durağan değildir. Geçmiş ve geleceğin her şeyi yutan sonsuz boşluğunu, dibi görünmez uçurumunu düşün. Bunlar karşısında böbürlenen, yakınan, feryat eden, kendini boş yere perişan eden bir ahmak değilmidir? Sanki dertlerimiz çok büyükmüş ve çok uzun sürecekmiş gibi.
[24] Ufacık bir parçası olduğun evrenin, sana sadece kısacık bir anı bahşedilmiş zamanın bütünlüğünü ve payına düşen yazgıdaki küçücük rolünü hiç unutma.
[33] Çok yakında küle ya da iskelete dönüşüceksin, bir ihtimal ismin kalacak geriye, belki o bile kalmayacak. İsim dediğin sadece ses ve yankıdır. Hayatta onca onurlandırdığımız her şey boş, çürümüş ve önemsizdir; birbirlerini ısıran enikler, kavga eden çocuklar gibi önce gülüp sonra ağlarız. Fakat inanç, saygı, adalet, gerçek "dünyanın geniş yollarından Olympos'a uçup gittiler." Algıladığın nesneler değişken ve istikrarsızsa, bizim duyu organlarımız güçsüz ve yanlış izlenimlerle kolayca kandırılabiliryorsa, zayıf ruhumuzun kendisi kandan bir nefesse ve böyle bir dünyada itibar beyhudeyse seni hâlâ bu dünyada tutan ne? Peki ne yapmalı? İçtenlikle yeryüzünden silinmeyi ya da bu dünyadan göçmeyi beklemeli. Fakat o zaman gelene kadar neyle yetinmeli? Yetinmemiz gereken tanrıları onurlandırmak, onları methetmek, insanlara iyi davranmak, onlara katlanmak ve sabretmektir. Etin ve nefesin sınırlarının içindeki şeylerin sana ait olmadığını, senin kontrolünde olmadığını hatırlamaktır.
[6] İntikam almanın en iyi yolu intikam alınacak kişiye benzememektir.
[19] Herhangi bir şeyi yapmak sana zor geldiğinde, bunu insanın yetersizliğine verme; insanın yapabileceği birşeyse sen de yapabilirsin.
[32] Beden herşeyle ilgisizdir çünkü hiçbir şeyi idrak bile edemez.
[36] Bütün şimdiki zaman, sonsuz zamanın bir anıdır yalnızca. Her şey küçüktür, kolayca değişir, çabucak yok olur.
[40] Her alet, her araç gereç üretilme amacına uygun işler yapıyorsa iyidir, onu üreten kişiyse ondan bağımsızdır. Fakat doğa tarafından bir araya getirilenlerde, onları üreten güç hep içlerindedir. Bu yüzden ona daha çok saygı duymalı, eğer onun amacına uygun şeylere sahip olur ve ona uygun hareket edersen, her şeyin senin isteğin doğrultusunda gelişeceğini anlamalısın. Ayrıca evrendeki her şey bütünün aklına göre gelişir.
[41] Şayet kendi iraden haricinde gerçekleşen herhangi bir şeye iyi veya kötü dersen, kötü şeyler olduğunda veya iyi şeyler olmadığında tanrıları suçlaman, bunların sebebi olan veya sebebi saydığın kişilerden nefret etmen kaçınılmazdır; yaptığımız pek çok hata da böyle şeylere değer vermemiz yüzündendir. Oysa sadece bizim irademize bağlı şeylerin iyi ya da kötü olduğunu düşünürsek, ne tanrıları suçlamamıza,
ne de insanlara düşmanca davranmaya gerek kalır.
[70] Ölümsüz tanrılar o sonsuz ömürleri boyunca kaçınızlmaz olarak katlandıkları insanlara kızmaz, üstelik hep koruyup kolarlar o aciz canlıları. Ya sen, çok yakında ölmeye yazgılı olan sen, o aciz canlılardan biri olduğun halde yakınmayı bırakmayacak mısın?