Logoterapi Tekniği'nin geliştiricisi olan Viktor Emil Frankl tarafından kaleme alınan bu kitap; yazarın 2. Dünya Savaşı sırasında, toplama kamplarında yaşadıkları ve bu yaşadıklarından damıttığı dersler olarak özetlenebilir. Logoterapi, insanların hayatta bir anlam bulma arayışının, motivasyon kaynağı olduğunu öne süren bir…devamıLogoterapi Tekniği'nin geliştiricisi olan Viktor Emil Frankl tarafından kaleme alınan bu kitap; yazarın 2. Dünya Savaşı sırasında, toplama kamplarında yaşadıkları ve bu yaşadıklarından damıttığı dersler olarak özetlenebilir.
Logoterapi, insanların hayatta bir anlam bulma arayışının, motivasyon kaynağı olduğunu öne süren bir terapi yöntemidir ve özellikle varoluşsal konulara odaklanır. İnsanların hayatta kalma isteklerinin anlam arayışından kaynaklandığını savunur. Anlam arayışında kaybolan insanlar, hayatta kalma sebeplerini de kaybederler ve bu nedenle intihar eğilimi gösterebilirler.
Öncelikle; kitabın onlarca dilde milyonlarca adet satmasının sebepleri yazarımıza sorulduğu zaman, "bunun bir başarıdan ziyade çağımızın içinde bulunduğu acınası durumun bir dışavurumu olarak" gördüğünü söylemesi benim açımdan en az kitabın kendisi kadar düşündürücü ve anlamlı olduğunu söylemem gerekir. Kitabı yalnızca 9 günde yazması, kitabın meşhur olacağını düşünmediği için ilk baskısında adını bile kullanmamış olması; kitabının üzerine çok fazla eğilmediğini göstermek için fazlasıyla yeterli. Bu da bu başarıyı daha da ironik bir hâle getiriyor.
Kitabı; toplama kamplarını anlatan diğer kitaplar karşısında öne çıkaran, yazarın psikiyatrist olması diyebiliriz. Bu mesleğinin getirisi olarak, kendisi de her ne kadar mağdur pozisyonunda olsa da, durumlara karşı gösterilen tepkileri profesyonel ve bilimsel olarak yorumlayabiliyor. Yazarın; anlattığı terapilerden yola çıkarak iyi bir terapist olduğunu söyleyebileceğim gibi, felsefik düşüncelerinden yola çıkarak da çok iyi düşünsel zekaya sahip olduğunu da tereddüt etmeden söyleyebilirim. Ayrıca konu üzerine yapılan deneylerden de kitapta bahsediyor oluşu, tekniğini daha da güçlü gösteriyor.
Kitapta fazlasıyla hoşuma giden bir diğer mesele ise Frankl'ın Yahudi kökenli ve derin bir inanca sahip olmasına rağmen kitabında dini propaganda yapmamış olmasının yanı sıra, mesleği olan psikolojiye ve bilime "yöntemsel naturalist" yaklaşarak, kapatılamayan boşlukları 'Tanrı' fikri ile tamamlamamıştır. Böylece kitabının ve geliştiricisi olduğu Logoterapi'nin evrensel olmasını sağlamış.
Ayrıca kitabın hikaye kısmındaki olaylardaki betimlemeler ve benzetmeler anlatımı güçlü kılıp, okuyucuyu da hikayenin içerisine çekiyor. Kitap bu sayede sürükleyicilik kazanıyor. Yazarımız, muhtemelen hikayenin birinci şahsı olup da öyküyü bizzat deneyimlediği için okuyucuya geçirme konusunda (kitabı çok kısa sürede yazmasına rağmen) usta bir öykü yazarı kadar başarılı. Bu durumu da yalnızca "öykünün ana kahramanlarından biri olduğu için" diyerek geçiştirmemeli, Frankl'ın kaleminin gücünü de göz ardı etmemeliyiz.
Yazarın katılmadığım tek fikri, "yaşamın anlamının kişiden kişiye ve an be an değişiyor olduğu" düşüncesi. Hayatın anlamının da her şey gibi, hayatın kendisine içkin olmaması gerekir. Hayatın anlamı, insan varoluşunun nedeni olmalıdır. Zira ölümden daha net bir gerçeklik olmadığını düşünürsek, hayatın anlamının da bundan sonrasına yönelik olması daha olası gözüküyor, özellikle kişinin toplama kampı gibi yerlerde ölümle burun buruna olduğunu düşünürsek. Yaşama içkin olanlar ise 'anlam'dan çok 'amaç'tır.
Kitabın zayıf yönlerini düşündüm fakat kendi başıma bulamadım, o yüzden ChatGPT'den yardım aldım. Zayıf yön olarak sadece, psikoloji bilimine ilgi duymayanlar için ağır olabileceğini söyleyebilirim. Bu yüzden psikolojiye veya benim gibi "anlam" mefhumunun kendisine ilgi duyanlar dışındaki insanlara okumalarını tavsiye etmem. ChatGPT'nin bunun dışında söylediği zayıf yönler benim için zayıf değil, aksine birkaçını güçlü yön olarak yukarıda belirttim.
(SPOILER)
Kahramanımızın bu hikayede, beklentiler her defasında aksine iken defalarca ölümlerden dönmüş olması ilahi bir gücün tecellisi izlenimi uyandırdı bende. Belki iyi bir karaktere sahip olmasından, belki de ileride bu yazdığı kitap gibi insanlığa fayda verecek hizmetlerde bulunacak olmasından mıdır, doğrusunu Allah bilir.
Kitabın sayfa sayısına oranla uzun bir değerlendirme yapmamdan da bu kitabı beğendiğim anlaşılacaktır. Bunca olumlamanın ardından psikoloji severlere ve konunun ilgililerine tavsiye ettiğimi belirtmeme gerek olmadığını düşünüyorum.
İyi okumalar.