Merhaba, bugün geçmişe bir yolculuk yapıp, nostaljiye, anılara dalıp sizlerle Çiçek Taksi dizisini buluşturmak istiyorum. Akranlarım ya da benden büyük olanlar bu diziyi elbet biliyordur, fakat küçüklerimden tanışmayanlar olduğuna eminim. Çiçek Taksi, Akasya Durağı'nın atası. Bu arada Akasya Durağı bile…devamıMerhaba, bugün geçmişe bir yolculuk yapıp, nostaljiye, anılara dalıp sizlerle Çiçek Taksi dizisini buluşturmak istiyorum. Akranlarım ya da benden büyük olanlar bu diziyi elbet biliyordur, fakat küçüklerimden tanışmayanlar olduğuna eminim. Çiçek Taksi, Akasya Durağı'nın atası. Bu arada Akasya Durağı bile nostalji sayılıyor, değil mi? Vay be!
Fakat biz biraz daha eskiye 90'ların sonuna ve 2000'lerin başına gideceğiz; Çiçek Taksi için. ''Çiçek Taksi durağı burası, taksinin rengi buğday sarısı...'' Bu jenerik müziğinin hayatımda güvenli bir yere oturması ne kadar güzel bir şey anlatamam.
Ben dizinin TRT bölümlerini hatırlıyordum, eh tabii her şeyi tamamını hatırlamam pek de mümkün değil. Üzerinden seneler geçmiş, beynime yeni şeyler yüklenmiş, hafıza eski şeyleri arkaya atmış. Yine de karakterler, karakter bağları, dizi genel olarak konusuyla aklımdaydı. Hatta aradan geçen o yıllarca zamana rağmen bazı sahneleri de olduğu gibi hatırlamayı başardım. Burada kendime şaşırdım; çünkü bazen öyle oluyor ki sabah izlediğim filmi akşamına unutabiliyorum. Bana özel mi yoksa bu herkese mi oluyor? Herkese oluyorsa insan hafızası cidden garip bir şekilde işliyor.
Neyse nerede kalmıştım, TRT bölümleri diyordum. TRT bölümlerini hatırlıyor, fakat ATV bölümleri hakkında pek bir şey bilmiyordum. Oradan başlayayım deyip başladım. Hata etmişim. Keşke yeniden geçmişi yadedip TRT bölümlerini izleseydim sadece. ATV bölümleri benim zihnimdeki 'mükemmel Çiçek Taksi' tasvirini biraz bozdu açıkçası. O zamanki karakterleri sevemedim, karakterleri canlandıran oyuncular başarılıydı ama karakteri tanıdığım tiple canlandırmıyorlardı. O yüzden bana biraz itici geldiler. Ayrıca dizide çok fazla hata vardı. Bazı karakterlerin adları değişip duruyor, zamansal atlamalar oluyor bir çocuk karakterler büyürken, diğeri aynı yaşta kalıyordu. Bir bölümde hırsız rolünde oynayan oyuncu, bir sonraki bölümde başka bir rolle gelebiliyordu. Hatta TRT bölümlerinde ana kadroda gördüğümüz -Melda Arat, Zuhal Yalçın gibi- bazı isimler burada konuk oyuncu olarak yer almışlardı. O yüzden ben bu bölümleri sevemedim. Eğlenceli olmasına yine eğlenceliydi, fakat biraz itici geldi. Bilmiyorum, diziyle hiç tanışmamış biri sevebilir de... Yine de ATV bölümlerini izlemenizi pek tavsiye etmem.
Bu arada bu devamlılık sorununu daha önce Sıdıka dizisinde görmüştüm. O dönemlerde bunlarla ilgilenen bir görevli yok muymuş acaba da bu kadar hata yapıyorlarmış? Neyse devam edelim diziye. ATV bölümleri benim için Cengiz Küçükayvaz'ın girmesiyle anlam kazandı. Çocukluğumun nasıl mutlu olduğunu anlatamam. TRT bölümlerine geçiş yapmam ve Çaylak Erdal'ın da gelmesiyle mutluluğum üçe beşe katlandı. İşte o zaman çocukluğumu tamamen mutlu edip geçmişi yadedebildim.
Çiçek Taksi. Birbirlerine aile bağıyla bağlı olan birkaç taksi şoförü ve onların patronu Ramazan'ın Ömer'in deyişiyle ''Ramçoş'' başlarına gelenler, yaşadıkları eğlenceli, üzücü, korkutucu, kırıcı, düşündürücü anıları anlatan oldukça eğlenceli bir dizi. Aile kavramının, arkadaşlığın önemini her seferinde vurgulayan bir yapım. Eskiler ne kadar güzelmiş... Şimdi kimin eli kimin cebi belli değil. Herkes herkesin ardından iş çevirip herkes herkesin kuyusunu kazıyor. Oysa eski dizilerde birlik beraberlik vurgulanırmış her zaman. Neden, nereden geldik bu çağa?
Eğlenmek, geçmişi yadetmek ya da geçmişte insanlar neler izliyormuş bi' görmek isterseniz Çiçek Taksi'nin TRT bölümlerine bakmanızı tavsiye ederim. Bol eğlence, bol kahkaha, az dram...