Nihayetinde, kalbimizin aydınlığına olan inancımız bizi hayatta tutarken, kinimizin karanlığı bizi gerçek kılar. Bizler, ne tamamen ışıktan ne de tamamen karanlıktan ibaretiz; biz, bu iki kutup arasındaki o derin uçurumda denge kurmaya çalışan, kendi içindeki celladıyla el sıkışmış trajik kahramanlarız.