Spoiler içeriyor
Bir ışık tüm karanlığı aydınlatmaya yeter. Vatandaş Rıza, Cüneyt Arkın'ın kendisinin yapımcılığını, yönetmenliğini üstlendiği eşi ve çocuğuyla rol aldığı, gerçek bir hayat hikayesinden aktarılan, izlenmesi gereken filmlerden birisidir. Cüneyt Arkın filmlerine hepimiz alışkınızdır. Genelde aksiyonu bol, dövüş ve silah sekansları…devamıBir ışık tüm karanlığı aydınlatmaya yeter.
Vatandaş Rıza, Cüneyt Arkın'ın kendisinin yapımcılığını, yönetmenliğini üstlendiği eşi ve çocuğuyla rol aldığı, gerçek bir hayat hikayesinden aktarılan, izlenmesi gereken filmlerden birisidir.
Cüneyt Arkın filmlerine hepimiz alışkınızdır. Genelde aksiyonu bol, dövüş ve silah sekansları olan filmlerde boy göstermiştir. Bu filmde Cüneyt abimizin (Allah rahmet eylesin çok severim) aksiyondan uzak kaldığı, gecekondusu yıkılan bir adamın ensesi kalın kodamanlara karşı mücadelesini görüyoruz.
Vatandaş Rıza duruşuyla, sadeliğiyle hepimiz gibi hayatın içinden bir insandır. Tek derdi başını sokacağı yuvasını bitirip evine ekmek götürmektir. Gecekondusunu bitirip, keyifle bir yudum çay içemeden, ipsiz sapsız insan olmayan yaratık arabasıyla gecekondusunu yıkar. Bunu zevk için yapar. Ensesi kalın bir abinin oğlu olan bu yaratık kendi mutsuzluğunu başkalarını mutsuz ederek hayata tutunmaya çalışır. Onca emekle yaptığı evinin yıkılmasını gören Cüneyt abimiz hakkını mahkemede aramaya karar verir. Cüneyt abimizin istediği evini yıkan yaratığın yasalar önünde cezasını çekmesidir. Vatandaşlık durumu burada devreye girer. Karşı tarafın para önermesine, görgü tanıklarını satın almasına, kısaca tüm gücüne rağmen Cüneyt abimiz geri adım atmaz. O bilir ki mücadeleden vazgeçerse tüm inandığı değerler tepetaklak olacaktır. Kendisi gibi binlerce Vatandaş Rıza vardır bu topraklarda ve her şeye rağmen bu mücadele onun hayattaki varlığını kanıtlayan şeydir. Mücadelesini sürdürürken bir noktadan sonra gücü tükenir. Kendisini parcalamasına rağmen karşı taraf çok güçlüdür. En sonunda tek başına grev yapmaya karar verir. Ölümün pencelerine doğru koşsa bile vazgeçmez ve sonunda kazanır.
Günümüz toplumunu ve yaşadığımız ülkeyi şu an göz önünde bulundurarak baktığımda gerçekten sarsıcı bir filmdi. Yer yer insanı üzen ve yıkan sahneleri olsa da sonunda Rıza bize gülümsemeyi çok görmeyip vermiştir. İçinde bulunduğumuz toplumda adaletsizlik ve hukuksuzluk kol gezmekte, sıradan vatandaşların mücadelesinde umutsuzluk hakim olmaktadır. Rıza'nın duruşu her şeye rağmen insana ayakta kalmanın gerekliliğini hissettiriyor. Her ne kadar toplumda paraya tapan insanlar olsa da, sizi anlayıp yardım edecek birileri elbet olacaktır. Adalete ve hukuka inanan insanlar her zaman olacaktır. Bu duyguları tazelediği için gerçekten memnun oldum.
Kodaman tarafından bakınca ise kan emici oğlunu yıllarca besleyip, büyütmüştür. Oğlu istediği her şeyi yapmaya babası da parayla durumu kapatmaya alışkındır. Başlangıçta böcek dediği, insan olarak bile görmediği bir vatandaş tüm dünyasını alaşağı etmiştir. Ne kadar güçlü de olsa o da bir sistemin parçasıdır. Kodamanların sisteminde o da sadece bir piyondur. Rica mücadelesini kazanmaya başlayaca sistem tehlikeye girer. İnsanların gözü açılır. Sistemin mimarları bunu istemez. Gerekirse sistem için piyonlardan biri hemen feda edilmelidir ki öyle olur.
Filmin saçma olan tek noktası ise bence mücadelenin başlangıcı denebilir. Devletin boş arazisine kafana göre ev yapmak, başlı başına zaten hukuksuz bir durum. Buna değinmeden edemezdim.😀