Spoiler içeriyor
Spartacus evrenini sevenler için, genel hatlarıyla eski serilerin tadını vermese bile izleyiciyi memnun edecek bir yapım olmuş. İlk sezonu bitirdikten sonra seriyle ilgili genel değerlendirmelerime gelecek olursam; Spartacus evreninin o entrikacı ve herkesin nefret ettiği Ashur karakterinin ölmediği alternatif bir…devamıSpartacus evrenini sevenler için, genel hatlarıyla eski serilerin tadını vermese bile izleyiciyi memnun edecek bir yapım olmuş.
İlk sezonu bitirdikten sonra seriyle ilgili genel değerlendirmelerime gelecek olursam; Spartacus evreninin o entrikacı ve herkesin nefret ettiği Ashur karakterinin ölmediği alternatif bir zaman diliminde geçen bir hikayeye tanık oluyoruz. Bu evrende Ashur artık sadece entrikacı bir köle değil aynı zamanda elinde güç bulunduran, konum sahibi bir figür olarak karşımıza çıkıyor. Nick Tarabay, Ashur karakteriyle yine oldukça başarılı bir performans ortaya koymuş.(Bu seferki Ashur eskiye göre daha duygusal ve uysal, onu görmek beni gerçekten mutlu etti.)
Mekan tasarımları ve kostümler, eski evrenin atmosferini başarılı bir şekilde yansıtıyor. Özellikle uçurumun kenarındaki o eski konağı yeniden görmek, seyircide ister istemez nostaljik bir etki yaratıyor ve geçmiş sezonların anılarını canlandırıyor. Ancak burada göze çarpan önemli bir eksik de var. Eski arenanın yıkılmış olması nedeniyle dövüş sahnelerinin geçtiği yeni mekan, o görkemli ve kalabalık atmosferi tam olarak veremiyor. Önceki serilerde arenanın ihtişamı ve kalabalığın çığlıkları ayrı bir gerilim katarak dövüşleri daha epik bir halde sunuyordu.
Gelelim karakterler konusuna. Özellikle eski serilerdeki gibi öne çıkan bir gladyatör yok. Spartacus’un, Crixus’un ya da Gannicus’un ruhunu burada göremiyorsunuz. Farklı olsun diye kadın bir gladyatör konulmuş ama “ne alaka?” demeden edemiyorsunuz. Bir de değişiklik olsun diye cüce bir gladyatör eklenmesi başlı başına saçmalık olmuş. (Son bölümde kadın gladyatörlerin savaşındaki fatality sahnesi çok iyiydi)
Ayrıca eski serilerdeki savaş sahnelerinin tadı da yok. Savaşlar çok kısa ve yeterince heyecanlı değil. Gladyatörler dışında klasik Roma Aristokrasisi kadrosu ise iyi ve yine bol bol entrika mevcut. Eski karakterlerden Sezar’ı da görüyoruz ancak onu oynayan kişi değişmiş. Bu biraz eksi olmuş ama yine de karakterin verdiği o şerefsiz havasını yansıtmayı başarıyor.
Bir de değinmek istediğim bir nokta var. Kölelerin fazlasıyla rahat gösterilmesi. Eski serilerde köleler üzerindeki baskı, korku ve çaresizlik hissi çok daha güçlüydü. En ufak hatada ağır cezalar verilir, sürekli bir tehdit atmosferi hissedilirdi. Bu sezonda ise kölelerin tavırları ve hareket alanları daha serbest, saldım çayıra mevlam kayıra gibi duruyor.
Bir diğer dikkat çeken nokta ise Ashur’un konumu. Romalı olmamasına rağmen sahip olduğu güç ve ayrıcalıklar zaman zaman fazla sorgulanmadan kabul edilmiş gibi duruyordu. Eski serilerde bu durum yani Romalı olmamak ciddi bir dezavantajdı. (Neyse ki, sezon finalinde bu dezavantaj keskin bir çizgi ile izleyiciye gösterildi.)
Son bölümüyle birlikte, tarihsel gerçekliği bozduğunu söyleyen, yerden yere vuran insanlar var. Siz onlara aldırmayın efendim. Tarihsel gerçeklik aktaran dizi herhalde ölmüş bir adamı canlandırıp başrol yapmazdı. Ayrıca, dizinin biz tarihsel gerçeklik anlatıyoruz gibi bir iddiası da yok. Bu tarz eleştiriler komik.
Son olarak; her ne kadar eleştirilecek birçok yönü olsa da Spartacus evreninin o sert atmosferini, entrika dolu Roma siyasetini ve kanlı savaşları özleyenler için izlenecek bir yapım.