Spoiler içeriyor
Narcos, Kolombiya'da hüküm süren Pablo Escobar ve Cali Kartelinin uyuşturucu baronluğu yaptıkları dönemleri ve çökertilme süreçlerini anlatan yarı belgesel formatında bir suç dizisi. İlk iki sezon Pablo Escobar'a, 3. sezon Cali'ye ayrılmış. Genel anlamda hikayeyi işleme şeklini ve diziyi beğendim.…devamıNarcos, Kolombiya'da hüküm süren Pablo Escobar ve Cali Kartelinin uyuşturucu baronluğu yaptıkları dönemleri ve çökertilme süreçlerini anlatan yarı belgesel formatında bir suç dizisi. İlk iki sezon Pablo Escobar'a, 3. sezon Cali'ye ayrılmış.
Genel anlamda hikayeyi işleme şeklini ve diziyi beğendim. İzlerken insanı sıkmayan, bölge halkını anlamamızı ve o dönemde yaşadıklarını görebilmemizi sağlayan bir yapım olmuş. Bölümler ilerledikçe artan temposu sayesinde merakla izletiyor kendini. Aralarda gerçek olaylardan görüntülerin eklenmesi konunun ciddiyetini göstermesi ve kurgu deyip basite indirgenmemesi açısından etkili olmuş.
Gerçekle arasında -yer yer küçük bile olmayan- farklar var tabii (Peña'nın gerçekte Cali Kartelini bitirme operasyonunda olmaması gibi). Bütüne baktığımdaysa o dönemde Kolombiya halkının tepeden tırnağa içine düştüğü yolsuzluğu, çürümüşlüğü ve Abd'nin o kendine yüklediği misyonla yine istediği ülkenin iç işlerine nasıl dahil olup yönlendirdiğini çok iyi anlatmışlar. Bir noktaya kadar Abd sanki çok iyiymiş yardım ediyormuş, tek dertleri kötüleri yakalamak olan kurtarıcılarmış gibi yansıtılınca sinirim bozulmuştu ama sonradan asıl niyetlerini daha açık şekilde gösterdiler neyse ki. Erk sahiplerinin gölgelerde gizlenen niyetlerini ve çıkarın rüşvetin ele geçirdiği kararmış ruhları bir kenara bıraktığımızda, Kolombiya'da da Abd tarafında da tek derdi suçluları yakalamak olan ahlaklı görevliler de vardı. Ne çare ki Dede Korkut'un sözüne ithafen düşman kendi içine sızmışken düşmana galip gelmek pek kolay olamıyor haliyle. Özellikle Carillo'ya çok üzüldüm.
Benim dizide favorim 3. sezon oldu çünkü Pablo Escobar'ı hiç sevmedim hatta nefret ettiğim kişilerden biri oldu. Diziyi beğensem de onu izlemeye tahammül etmekte ciddi anlamda zorlandım. Kibirli, bencil ne olduğuna bakmadan ülkenin başına geçmeye çalışacak kadar küstah bir insan. Gerçekte iki yıl meclise girmiş üstelik. Sürekli ben sıfırdan buraya kadar geldim edebiyatı yapmasına aşırı tutuldum gören de iyi biri oldu zanneder. Kendi ailesine kimse parmak ucuyla dokunmasın istiyor ama istediği herkese her türlü zarar verme hakkını da kendinde görüyor. Pis işlerinde çocukları kullanacak kadar iğrenç biri. Escobar ailesine zaten toptan gıcık oldum Pablo'nun canavarlığını normalleştirme çabaları midemi bulandırdı. Hele annesi bir çocuk nasıl özenle kötülüğe sevk edilir durumunun canlı kanıtıydı resmen. Yakalanmaya yakın dönemlerinde, yaşadıklarını hak etmemişler havasında şoklara girip mağdur gibi davranmaları katlanılmazdı.
Kendi hırsları için masum insanları öldürmekten çekinmeyen Pablo Escobar'ı seven insanlar da varmış gördüğümde inanamadım. Onu sevip destekleyen her türlü teröristi destekler kusura bakmasınlar. Hikayesini bilmeden önce, kızı üşüdü diye paralarını yakıp onu ısıtmaya çalışan fedakâr baba şeklinde betimlendiğini görüp halkın yanında olan iyi biri zannediyordum ama gerçek çok başkaymış tabii.
Pablo'nun ölümüyle birinci sıraya yükselen Cali ise tamamen farklı bir strateji izlemiş, insanları öldürmek yerine satın alarak kontrolü altında tutmuş. Büyük incelikle kurdukları teşkilatları, tarihteki en büyük suç şebekesi anlamında The Cali KGB olarak anılmalarına sebep olmuş. Escobar gibi kanlı bir örgüt olmasalar da dünya uyuşturucu ticaretinin %90 gibi inanılmaz yüksek bir payını ellerinde tutmaları, ortadan kaldırılması zorunluluğu için tek başına yeterli bir sebep kesinlikle.
Suçluları anlatan bu tarz yapımlar gerçekleri duyurmak açısından faydalı olsa da bilinç düzeyi yeterli olmayan kişilerde sempati oluşturma ihtimali yüzünden dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.