💭 "O gece yerlerimiz değişmiş olsa, kaderlerimiz de değişir miydi? Birbirimizin hayatlarına sahip olur muyduk?.." 💭 "Merak etme Vergil. Birbirimizden ayrılmayacağız, sonsuza dek.." --‐---------------------------------------------------------------- Geldi göz bebeğim olan dizi. Ne diyeceğimi bilmiyorum.. sanki bana özel hazırlanmış gibiydi, o kadar güzeldi…devamı💭 "O gece yerlerimiz değişmiş olsa, kaderlerimiz de değişir miydi? Birbirimizin hayatlarına sahip olur muyduk?.."
💭 "Merak etme Vergil. Birbirimizden ayrılmayacağız, sonsuza dek.."
--‐----------------------------------------------------------------
Geldi göz bebeğim olan dizi. Ne diyeceğimi bilmiyorum.. sanki bana özel hazırlanmış gibiydi, o kadar güzeldi ki..
Bir sene önce ilk sezon için bir şeyler söylemiş, oldukça beğenmiş keşke Dante olsa da adamı olsam demiştim (sonuncuyu şimdi uydurmuş da olabilirim). O kadar hayran kalmıştım ki büyük bir hevesle bekliyordum ikinci sezonu. Dante'nin tabancalarla şov yaptığı kısa kesiti görünce beklentiyi arttırdım, nihayet çıktı ve beklediğimden bile çok hoşuma gitti. Bayıldım!
Konudan bahsetsem mi kararsızım. Basitçe iblis denilen yaratıkların insanları tehdit ettiği bir Dünyada iblis avcılığı yapan Dante'nin hikayesi diyebilirim Devil May Cry'a. Dante'nin geçmiş travmaları, kardeşi ile olan bağı ve iki dünya arasında verdiği mücadele de diyebiliriz sanırım. Elbette birçok detay var ama şu an her şeyi yazacak değilim, izleyin de öğrenin
İlk sezon benim için oldukça iyi olsa da favorim diyebileceğim seviyede değildi. Dante'ye hayran kalmıştım, Lady'i sevmiştim ve animenin (ya da animasyon dizisi hangisi emin değilim hala) çizimlerine ve dövüş sahnelerine bayılmıştım. Ancak motor sahnesinde kullanılan 3 boyutlu sahneler rahatsız etmiş, Dante'nin ekran süresinin azlığı hoşuma gitmemişti. İlk sezon daha çok Lady May Cry havasındaydı, Lady çok ön plana çıkmış Dante arka planda kalmıştı. Ancak ikinci sezonu izledikten sonra bunların ortadan kalktığını görüdüm ve animenin hayranı oldum resmen
İkinci sezon Dante ve Vergil'ın karşı karşıya geldiği, eski iblis lordlarının, ailevi sırların ve geçmiş travmaların bolca ortaya çıktığı bir sezondu. Neredeyse herkesin bir travması, bir hikayesi vardı ki bu bu sezonun en sevdiğim yanlarından biriydi. Dante ve Vergil'in kardeş ilişkisi mükemmeldi, aile draması mükemmeldi, Lady ve Dante ilişkisi mükemmeldi, dövüş sahneleri mükemmeldi. Her şeye mükemmel diyeceksen ne diye uzatıyorsun diyebilirsiniz ama öyle böyle hoşuma gitmedi. İlk sezona göre aksiyon sahneleri daha da fiyakalı bir hale gelmiş, özellikle Dante ve Vergil'in mücadele ettiği yerler çok iyiydi. Sadece finalde Mundus ve Argosax mücadelesi biraz yavandı, Kong vs Gozdilla gibi hissettirdi.
İlk sezonda Dante ve Lady umarım çift olur, bir sahne bile yeter demiştim. Yapımcı sesimi bir şekilde duymuş herhalde, beklemediğim bir şekilde ilişkileri inanılmaz iyi ilerledi. Eh birkaç tane daha romantik sahne olsa isterdim ama açgözlülük yapmamak gerek
Bir diğer bayıldığım şey de ince detaylar. Detay fışkırıyor resmen animeden. Vergil'ın mim olan plastik sandalyesi, Lady'nin Jill kıyafeti, endingdeki detaylar, Uroboros detayı ve oyunundan birebir alınıp biraz değiştirilen birçok sahne. İzlerken lan bu buradan şu şuradan değil mi diye gaza geldim sürekli. Ayrıca Solo Leveling, Chainsaw Man, Invincible ve Marvel gibi birçok yerden fazlasıyla esinlenmiş yapımcı, izlerken mutlaka fark edeceksiniz benzerlikleri
Ve müzikler. Bu serinin şüphesiz en iyi yaptığı şey müzikler kesinlikle. İlk sezonda Devil Trigger çok hoşuma gitmişti, ikinci sezonda bir isim veremiyorum ne yazık ki çünkü her müzik eşsiz denecek kadar iyi entegre edilmişti sahnelere. Daha fazla aksiyon, daha fazla müzik, daha fazla dram, daha fazla patlama kan romantizm derken anlayacağınız tam olarak benlik bir yapımdı.
Tabii bütün bunlara ek Dante'nin ne olursa olsun o alaycı halinden taviz vermemesi, animasyon stilinin sahneye göre değişmesi (ki S1B7 bu açıdan özellikle iyiydi), aşırı hoşuma giden opening-ending ve aralara serpiştirilen kısa komedi sahneleri de var. Muhteşem diyorum size
Peki hiç mi kötü yanı yoktu? Bana soracak olursanız yoktu ama tabii bu yazılardan sonra objektif bir şey beklemiş olmazsınız, yine de fazlasıyla klişe sahne bulunduğunu ve oyunlarından bir hayli farklılıklar içerdiğini söylemem gerek. Ayrıca her ne kadar çizimlerine bayılmış olsam da Dante ve Vergil'in şeytan formlarının çizimleri babaları Sparda'nın heybetli çizimine kıyasla çok dandik kalmış
Birçok kişi oyunlardan farklı olmasından ve Lady'den şikayet etmiş. Ben sadece Devil May Cry 5 oynamış bir adamım, çok umrumda değildi açıkçası oyunlara sadık mı değil mi mevzusu. Lady İlk sezonda gayet hoşuma gitmişti, bu sezonda Dante'nin yanında durduğunu ve nispeten yumuşadığını görünce bayıldım direkt. Klişeler zaten beni rahatsız eden şeyler değil, Dante başrol olduğu sürece (tabii Lady de) gerisi teferruat.
Ve final, duygusal ve güzel bir finaldi. 3. Sezon için de kapı bırakmış oldular böylece. Dante ve Vergil'ın sondaki meşhur diyaloğu hakkında söylemek istediğim bir şey var. Vergil ve Dante'nin tek farkı yaşadığı hayatlar değildi, Vergil egosunu ve gücü önemsedi her zaman. Aynı hayatları yaşamazlardı belki ama Vergil de bir Dante olamazdı
Oyun serisinin hastası değilseniz, her izlediğiniz şeyde çok sanatsal ve derin şeyler beklemiyorsanız bu seriyi seveceksiniz. Her aksiyon ve animasyon severe şiddetle tavsiye ediyorum.