Aşırı güzel bir uyarlama, oldukça klişe ama eğlenceli bir film. Nedense ne zaman Aquaman izlesem veya Tomb Raider oynasam ateşim çıkıyor, ne alaka şimdi bu gerçi de aklıma geldi bir an. Mera'nın etkisi olsa gerek Çizgi roman uyarlamaları bence tam…devamıAşırı güzel bir uyarlama, oldukça klişe ama eğlenceli bir film. Nedense ne zaman Aquaman izlesem veya Tomb Raider oynasam ateşim çıkıyor, ne alaka şimdi bu gerçi de aklıma geldi bir an. Mera'nın etkisi olsa gerek
Çizgi roman uyarlamaları bence tam bu ayarda olmalı, ne tamamen aynısı ne de alakasız bir şey. Birçok şeye sadık kalınmış ama bir o kadar şey de tekrar yorumlanmış. Hikaye Aquaman The New 52 ilk ciltten başlayarak çeşitli sayılardan çeşitli şeyler içeriyor. Konu çok farklı, ancak buna rağmen her şey çok güzel yedirilmiş. Orjinal hikayede Arthur ve Mera sıktı hep su hep su az ciğerlerimiz hava alsın diyerek karada yaşamaya başlaması ile başlıyor, bu filmde de gördüğümüz yaratıkların karaya saldırması ve atlantisi kimin batırdığı soruları ile devam ediyordu. Filmde çoğu kısım atlanarak (daha doğrusu değiştirilerek) direkt Orm savaşına geçilmiş. Olur da ikinci filmi çekersek diye de Black Manta sıkıştırmışlar kenara köşeye, ne için vardı ne halta yaradı falan hiç yani. Bir selam çaktı sonra kayboldu.
Konu değişmiş ancak karakterler cuk oturmuş bu yeni hikayeye. Değişen şeyler çoğunlukla olumlu anlamda değişmiş, Arthur'un kişiliği en başta mesela. Çizgi romanında o kadar sıradan ve sıkıcı bir kişiliği vardı ki, hani akılda kalıcı hiçbir özel veya kişisel yönü yoktu. Filmde ise Jason Mamoa sağolsun çılgın amca moduna girmiş, mükemmel de olmuş. Mera filmde çizgi romanına göre az biraz daha kaprisli ama çok daha sabırlı ve insancıl olmuş. Orm da villainden anti-kahramana geçiş yapmış. Bu gerçi iyi mi kötü mü tartışılır ama ben sevdim.
Cast seçimine değinmem gerek. Arthur çizgi romanlarda kısa saçlı sarışın bir adam, ne fiziği ne yüzü ne de dövmeleri Jason gibi değil. Hatta alakası bile yok ikisinin. Ancak dediğim gibi Jason bu rolü o kadar iyi taşımış ki hiç rahatsız olmadım bu durumdan
Amber Heard var bir de. Johny Deep ile olan skandalını haberlerde az biraz duysam da detaylara hakim değilim, pek umrumda da değil. Kusursuz bir Mera olmuş, hatta şimdiye kadar gördüğüm açık ara en iyi cast seçimi olabilir. Birebir aynı duruyor çizgi romanıyla
Arthur'un orjin hikayesini biraz değiştirerek tam tadında anlatıyor bu film, kim olduğundan dünyayı kurtarmaya kadar gidiyor. Ancak finalde kavga dövüş bitsin, herkes dost olsun tarzı bir final yapmalarını çok beğenmedim ben. Orm baya iyi gibi gösterilmiş, daha acımasızdı diye hatırlıyorum. Ha bu kötü değil ama bari ikinci filme bıraksaydınız, böyle olunca da aşırı klişe oldu final.
Atlantisin tasarımı ve su altı sahneleri tam bir görsel şölendi, aksiyonu bol, komedisi biraz bayat ama fena değildi. Jason'ın her fırsatta poz vermesine takıldım sadece, abi boss fight ve finalde verirsin tamam da tüm film boyunca poz kesiyorsun sen de
Bitiş jeneriği ve Arthur ile Mera'nı öpüştüğü sahneler aşırı hoşuma gitti. Arkaya dehşetül vahşet patlamalı efektler atarak öpüşmek var olan en klişe şey olabilir, seviyorum ama ne yapayım